127 milyonun üzerindeki nüfusuyla Asya’da uzak bir ada ülkesi olan Japonya dünyanın en köklü tarihine sahip ülkelerinden birisi olmakla birlikte, dünyanın en büyük ekonomilerinden de birisidir. Enstrümental müzikleri, animeleri, video oyunları ve derin kültürüyle tüm dünyayı etkilemiş Tokyo gibi kozmopolit bir şehri içinde barındıran Japonya aynı zamanda bilim ve mühendislik alanlarında da dünyadan geri kalır bir yanı olmadığını her fırsatta göstermiştir. Ülkeyi ziyarete gelen tüm dünyadan ziyaretçileri inanılmaz ölçüde etkilemeyi başarabilmiş eşsiz gastronomi lezzetleri ve doğasıyla ziyaretçilerini her zaman kendine hayran bırakmayı bilmiştir.

Yemekten bahsetmişken tüm dünyada Japon mutfağı diye bir kavramın çıkmasına yol açacak kadar farklı lezzetlere sahip olan Japoncada “yemek” kelimesinin karşılığı “gohan” dır. Gohan kelime anlamı olarak pirinç anlamına gelse de Japonların birçok yemeğinin içeriğinde pirinç bulunduğu için gohan her çeşit yemek anlamında kullanılır. Bizdeki “ekmek” olgusunu bu duruma benzetebiliriz aslında. Geleneksel olarak bir Japon yemeği kabataslak olarak haşlanmış sade beyaz pirinç ile birlikte ana yemek ki balık veya etten oluşan bir menü, çeşitli garnitürler genellikle pişmiş sebzeler ile çorba (genellikle miso- soya fasulyesi püresi çorbası) ve turşudan oluşur. Elbette geleneksel içeceklerinden bahsetmemek olmaz. Sado adı verilen geleneksel çay seremonilerine eşlik eden matcha adlı tozdan yapılan yeşil çayla bir ritüele dönüşmüş olan bu gelenekler ortaçağın başından bu yana gelen bir geleneği kapsamaktadır.

Toprak demlikte yeşil çay yaprakları
Türkiye'de de çay çok popüler bir içecek olsa da çayı yeşil haliyle içmek bize Japon kültüründen geçen bir gelenek olmuştur. | Unsplash

Japonya söz konusu olduğunda, filmlere ve kitaplara konu olan geyşa ve samuraylardan bahsetmeden Japon kültürünü geçmek olmaz. Geyşalar Japonya'nın sembollerinden biridir ve bu kültür, 17. yüzyıldan beri G Park'ta yaşamaktadır. Geyşalar aslında bir sanatçı olmasına rağmen, müzik aletleri, geleneksel dans, belagat, yabancı dil ve şarkı söyleme gibi birçok beceriye sahipler, ancak geleneksel kıyafetleri, kimonoları ve makyajları ilgi odağı haline gelmiştir. 15-20 yaşları arasında olan ve eğitim almaya devam eden bir geyşa maiko olarak adlandırılır ve sadece alt dudağı kırmızıdır. Geiko'ların 20 yılı aşkın bir geçmişi vardır ayrıca dudakları kırmızıya boyanmış ve tüm yüzü beyaz bir pudraya bulanmıştır. Yine Japon kültürünün ve yaşamının önemli bir parçası olan samuraylar, özellikle Amerikan film endüstrisinde dünya çapında tanınmış ve Japon ordusunun en önemli parçası ve tarihte kalenin koruyucusu haline gelmiştir. Kakunodate, Kitsuki ve Kanazawa bölgelerinde Japon savaşçıların (orman savaşçıları olarak da bilinir) yaşadığı yerlere göz atabilirsiniz

Japon kültürü hakkında söylemeden geçemeyeceğimiz sanat türleri arasında bir çeşit kağıt katlama sanatı olan origami adı verilen origami sanatı, bonsai adı verilen minyatür ağaçlar ve ikebana adı verilen çiçek aranjmanı sanatı sayılabilir. İkebana renkleri, çizgileri, formları ve işlevlerine göre çiçek, dal, yaprak ve sapların birleştirilmesiyle biçimlendirilir. Şeftali dallarının Mart ayında mevsimlik kullanımı, sonbaharda ilkbahar nergisleri ve sonbahar krizantemlerinin hepsi farklı anlamlara sahiptir. Bonsai hayat ağacıdır, birkaç yıldır dikilen Sakçı ağacı, Zen Budizminde prestij ve estetiğin sembolüdür. Bu kültürün en önemli parçalarından biri olarak sayabileceğimiz, geçmişi ilkçağın sonlarına kadar uzanan origami sanatıdır. Düşündüğünüzden daha fazla origami türü vardır ve yaratıcılığınızı keşfetmek ve üstüne tahmin edemeyeceğiniz kadar geliştirici etki yapan bir sanat dalıdır.

Japon kültürünün ve yaşamının en önemli parçalarından biri olarak kabul edilen, Japonya'nın sembolü haline gelen, eşsiz manzaralara sahip Japon bahçeleri ve sakuralar (kiraz çiçekleri) gelir. Özellikle  Ueno Park civarında Tokyo şehrinde, ilkbaharda çiçek açan 9.000 kiraz ağacıyla büyüleyici bir ortama sahipken, Japon bahçeleri tasarım, manzara ve huzur ile karakterizedir. Kenroku-tr, 1620 yılında Japonya'nın en güzel bahçesi olan Kanazawa'da yer almaktadır. Aynı zamanda, Tokyo’nun Kara Bahçesi ve Kyoto’daki Seho-ji Gizli Bahçesi de en ünlüsüdür.

Japonya’nın öne çıktığı bir diğer konu ise eğitim imkanlarıdır. Avrupa ve Amerika’ya göre daha uygun koşullara sahip şehir yaşamı ve istihdam alanları ile batı ülkelerine çok iyi bir alternatif oluşturmakta ve uluslararası öğrenciler için cazip bir eğitim merkezi haline gelmektedir.

En iyi Japonca öğretmenleri müsait
İlk ders ücretsiz!
Kardelen
5
5 (35 yorum)
Kardelen
₺80
/saat
İlk ders ücretsiz!
Birnaz
5
5 (7 yorum)
Birnaz
₺120
/saat
İlk ders ücretsiz!
Zeynep
5
5 (2 yorum)
Zeynep
₺70
/saat
İlk ders ücretsiz!
Onur
5
5 (5 yorum)
Onur
₺80
/saat
İlk ders ücretsiz!
Beril
5
5 (1 yorum)
Beril
₺80
/saat
İlk ders ücretsiz!
Hümeyra
Hümeyra
₺100
/saat
İlk ders ücretsiz!
Buse
Buse
₺80
/saat
İlk ders ücretsiz!
Oğuz
Oğuz
₺80
/saat
İlk ders ücretsiz!
Kardelen
5
5 (35 yorum)
Kardelen
₺80
/saat
İlk ders ücretsiz!
Birnaz
5
5 (7 yorum)
Birnaz
₺120
/saat
İlk ders ücretsiz!
Zeynep
5
5 (2 yorum)
Zeynep
₺70
/saat
İlk ders ücretsiz!
Onur
5
5 (5 yorum)
Onur
₺80
/saat
İlk ders ücretsiz!
Beril
5
5 (1 yorum)
Beril
₺80
/saat
İlk ders ücretsiz!
Hümeyra
Hümeyra
₺100
/saat
İlk ders ücretsiz!
Buse
Buse
₺80
/saat
İlk ders ücretsiz!
Oğuz
Oğuz
₺80
/saat
İlk ders ücretsiz>

Japon Dili ve Özellikleri

Dilbilimciler arasında hala netleşmemiş bir bilgi varsa o da Japon dilinin kökenidir. Bu konuda çeşitli görüşler olmakla birlikte hiçbiri kesin yargılara dayanmamaktadır. Örneğin Ural-Altay dili ailesine mensup topluluklarda ve Çinlilerde Japoncanın kökenlerini oluşturmuş olabileceği düşünülen bazı kanıt niteliği taşıyabilecek deliller bulunmuştur. Bulunan bu kanıtlardan yola çıkılarak Japoncanın kökenlerini oluşturduğu düşünülen Moğol, Türk, Kore dilleri gibi Ural-Altay dil ailesine mensup diller dilbilimciler arasında en çok rağbet gören teoriler arasındadır.

Örneğin Korece ile Japoncayı ele aldığımızda sesli harflerin uyumları, genel dil yapısı ve eksik bağlaçlar dolayısıyla benzerlikler gösterdiğini görüyoruz.

Ural Altay dil aileleri Orta Asya kökenleri
Bazı dilbilimcilere göre Japonca, Ural Altay kökenli bir dil olup Türkçe, Korece ve Moğolca gibi dillerle benzerlikler gösterir. Hatta yaygın bir görüşe göre de Orta Asya ve Sibiryadaki kavimlerin bir kısmı Uzak Doğuya gitmiş bir kısmı ise Anadolu'ya doğru göç etmiştir. | Unsplash

Gelelim Japon dilinin özelliklerine. Japonca yazmak için üç çeşit yazı tipi kullanılmıştır ve genel kanının aksine Japonca, Çince'den tamamen farklı bir dildir. Hatta o kadar farklıdırlar ki Türkçe ile Japonca arasındaki benzerlikler ile Japonca ile Çince arasındaki benzerlikler kıyaslandığında Türkçe ile Japonca arasındaki benzerliklerin çok daha fazla olduğu görülür. Yazı stili aslında eski Çin'e dayanıyor olsa da, mevcut kullanılan yazı tipi binlerce yıl önce oluşturulduğu biliniyor. Kanji adı verilen bu karakterler resimlerden ve imgelerden gelmektedir. Elbette resimler zamanla değişime uğramış ve çeşitli olayların etkisinde asimile olmuşlar ya da bambaşka haller almışlardır. Artık çoğu Çince karakter eski şekliyle uzaktan yakından bir benzerlik göstermemektedir. Her Çince karakter yani kanji bir karakterdir ve bu karakterin ya da kelimenin bir bölümünü temsil eder. Günlük kullanımda olan ortalama olarak 2000 Çince karakter mevcuttur. İlkokul çocukları Ortaokulda 1000 Çince karakter ve 1000 Çince karakter öğreniyorlar. Ek olarak, Japonca Kanji'den türetilmiş iki farklı fonetik hece harfi vardır. Bunlara hiragana için ve Katakana deniyor. Her birinde 46 hece karakteri vardır.

Her bir karakter  genellikle bir ünsüzdür veya bir sesli harften meydana gelir. Orijinal sesi değiştirmek için başka işaretler eklendiğinde, bu karakterler tüm sesleri modern Japoncada ifade etmeye yetecek kadardır. Yaygın Japonca kelimeleri yazmak için Çince karakterleri birleştirilir ve hiragana kullanır.

Bu dilin diğer dillere pek benzemeyen ilginç özelliklerini de sizlerle paylaşmak istedik.

Bunlardan birisi noktalama işaretlerinden nokta ve virgül haricinde Japonca’da herhangi bir şekilde farklı noktalama işaretleri kullanımı yoktur. Ayrıca yine diğer birçok batı dillerinden farklı olarak büyük veya küçük harf ayrımı yoktur.

Bir diğeri ise bu dilde imzanın karşılığının olmayışıdır. Evet Japon dilini kullanan biri bu dil ile imza atamaz. İmza latin alfabesine özgü bir yazı türevidir ve Japonlar imza yerine bizdeki hat sanatını andıran bir sanat türünü kullanarak imzalarını atarlar.

Çoğul ekleri Japoncada yoktur. Örneğin saksı ile saksılar kelimeleri aynı şekilde yazılır.

Türkçe’deki ama, lakin, fakat gibi üç farklı türeve sahip ama kelimesinin Japoncada tam 15 çeşit farklı kullanımı ve yazımı vardır ve bu yazımların ve kullanım hiçbirisi birbirinin yerini tutmaz. Yani her “ama” farklı yerlerde kullanılmak için vardır.

Japon dilinde küfrü çağrıştırabilecek veya küfür yerine geçebilecek herhangi bir kelime yoktur. En fazla kaba kelimeler diye nitelendirebileceğimiz anlamda “defol!” “lanet olsun!” tarzında küfür sayılamayacak derecede naif kelimeler kullanılır. Bunlara ek olarak “aptal domuz” da kullanmayı çok sevdikleri bir tamlama.

Tarihlerde de yine Japonlar  gün-ay-yıl sırasında söylemek yerine ay-gün-yıl sırasında söylemeyi benimsemişler.

Diğer bir ilginçlik ise bu dilde “L” harfinin olmayışı. L yerine “ru” , “r” veya “ruru” diyorlar. Televizyonda veya herhangi bir Japon’un konuşmasında İstanbul’dan bahsederken “İstanburu” şeklinde söylemelerine şahit olmuş olabilirsiniz.

Yine bu dilde Ocak, Şubat, Mart gibi ay isimleri yerine 1. Ay 2.ay ve 3. Ay diye bir söyleyiş hakim ve yerleşmiş durumda. Bu ayların ilk 10 gününe ise Japonlar farklı isimler vermişler.

Yine bizden farklı olarak isim soy-isim sırasıyla söylemek yerine soy isim- isim sırasında söylemeyi tercih ediyorlar.

Bu Japonlar ilginç insanlar vesselam. Belki de onlara sorsanız bizim söyleyişlerimiz ilginçtir. Biraz olaya nereden bakıldığıyla ilgili sanıyoruz.

Japonca öğrenen birisinin Çinceyi daha rahat öğreneceği yanılgısına da düşmemek gerekir. Bu ikisi bambaşka dil ailesindendir. Japoncayı öğrenmek alfabesini öğrenmeyi bir kenara bırakırsak İngilizce öğrenmekten daha kolay olduğunu söyleyebiliriz.

Japonca ile Türkçe Arasındaki Benzerlikler

Türkçe ile Japoncanın ses, sözcük yapısı , cümle yapısı birbirine o kadar benzerdir ki neredeyse dilbilimcilere dahi bu iki dilin aynı kökenden ortaya çıktığını düşündürmektedir.

Japonca ile Türkçe’nin ortak özelliklerini şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Her iki dilde de eylem belirten kelimeler cümle sonunda kullanılır.
  • Her iki dilde de kadın ve erkek ayrımını belirten önekler mevcut değildir.
  • Yine her iki dilde de ekler sona gelir yani bu iki dil sondan eklemeli dillerdendir
  • Bunların yanı sıra birçok kelime bu iki dilde de aynı anlama gelmektedir yani çok fazla kelime benzerliği bulunmaktadır.
Uludağ Bursa Teleferik
Bursa, Türkiye'de İzmir'den sonraki en büyük şehirdir. İşte bundan dolayı Japonca da dahil olmak üzere pek çok dil kursu imkanı bulunmaktadır. | Unsplash

Bursa'da Japonca Dersleri Seçenekleri

Her yıl Türkiye’den pek çok insan Japonya'ya seyahat ediyor ve Japon kültürü ve dili hakkında daha fazla bilgi edinmek için ilham alarak geri dönüyor. Birçok insan kendilerinde büyük merak uyandıran Japon kültürü ve dilini öğrenebilmek için çeşitli yollar arayanlara, Japon kültürüne ve diline Japonya’ya gitmemiş dahi olsa merak geliştiren kişilere Superprof Bursa’da  Japonca dersleri veren en iyi dil okullarını ve en iyi özel öğretmen alternatiflerini bulma fırsatı sunuyor.

Bursa ülkemizin dördüncü büyük şehri olmakla beraber tüm büyük şehirlere (İstanbul, Ankara, İzmir) olan yakınlığıyla ve büyük bir sanayi şehri oluşuyla birçok ülkeden ve şehirden ziyaretçiye ev sahipliği yapıyor. Bu yazımızın sonunda sizlere Bursa’da Japonca özel ders eğitimleri verebilecek deneyimli öğretmen alternatiflerini sunacağız. Açıkçası özellikle amacınız bir kurum bünyesinde kurs imkanı ise bu konuda Bursa’nın İstanbul ve Ankara’nın oldukça gerisinde kaldığını söyleyebiliriz. Kurum bazında hizmet veren Bursa Belediyesine bağlı Busmek’tir.  2010 yılından bu yana Busmek A1 temel düzeyinde Japonca kursları vermektedir. Beklentiniz Japonca alfabesini öğrenmek ve kısa, basit cümleler kurmaktan ibaretse sizi tatmin edecektir.

Bir diğer alternatif ise Bursa’da Ataevler Mahallesi, Ali Rıza Bey Caddesi Pazar yerinin karşısında bulunan Uluyama Türk-Japon Dostluk ve Kültür Derneği. 1993 yılından beri Türk-Japon dostluğunu perçinleyen ve karşılıklı olarak kültürlerin tanınmasına katkıda bulunan Uluyama Türk-Japon Kültür Derneği Aikido’dan Jo-Jutsu’ya, Go oyunundan Origami sanatına kadar pek çok aktiviteye ev sahipliği yapmakta. Kimi zamanlar ise dönemlik olarak Japonca kursları vermekte. Dönemler takip edilirse uzun yılların deneyimi ile Uluyama Türk-Japon Kültür Derneği Japonca öğrenme konusunda Bursa’da iyi bir alternatif olarak karşımıza çıkmaktadır.

Japonca kursu bulmak ve Japonca öğrenmek her zaman için kolay değil. Çünkü en çok tercih dilen ve yaygın diller arasında gözükmüyor. Ancak Ankara, İstanbul, İzmir, Adana, Antalya, Eskişehir ve Konya'daki seçeneklerinizi görmek için şehirlerin üstlerine tıklayabilirsiniz.

Japonca öğretmenine mi ihtiyacınız var?

Makaleyi beğendiniz mi?

5,00/5 - 1 puan
Loading...

Beste

.