2012 yılı için Mayaların kehanetini hatırlıyor musunuz?

Maya takvimi 20 Aralık 2012'de dünyanın sona ereceğini söylüyordu.

Dünyanın her yerinde birçok mağazada hayatta kalmak için gerekli malzemeler satılmaya başlamıştı. Yeraltı sığınakları konusunda uzmanlaşmış inşaat işçilerinin hepsi doluydu. Talebi karşılayacak kadar hızlı çalışamıyorlardı ve sayıları az kalıyordu.

Bazıları şaşaalı partiler düzenlerken bazıları korkuya kapılıyordu.

Ve sonra o gün geldiğinde Maya takvimi yeniden başlayınca birçok insan o kadar mum ve konserve yiyecek alıp sakladığı için pişman oldu.

Bu olay aslında Maya Uygarlığı'nın gücünü, etkisini ve zekâsını yüzyıllar sonra bile koruduğunu kanıtlar niteliktedir.

Mayalar hem dindar hem de batıl inançlı insanlardı.

Sanatsal yetenekleri olan bir toplumdu ancak acımasız yanları da yok değildi. Ritüellerle kurbanlar verirlerdi, top oyununu kaybeden takıma işkence edilirdi veya takımdakilerin kafalarını keserlerdi.

Evet, Mayalar da bizim gibi top oynamayı seven insanlardı!

Şimdi Mezoamerika'ya, Maya Medeniyeti'nin uzun süre yaşayıp kendini geliştirdiği yere doğru bir yolculuğa çıkalım. Mayalar kimdir bir bakalım. Maya Uygarlığı özellikleri nelerdir inceleyelim. O zamanlar hayatın nasıl olduğunu, neler başardıklarını ve sonlarının nasıl geldiğini öğrenelim.

Mayaların Zaman Çizelgesi

Mayalar kimdir ve neler yapmıştır
Mayalar hiçbir ölçüm aletleri olmamasına rağmen günümüze kadar ulaşan yapılar inşa etmiştir. | Kaynak: Unsplash

Mayaların yaşadığı bölgede bulunan kanıtlar insanları yaklaşık 8000 yıl öncesinde orada olduğunu gösteriyor. Maya Medeniyeti o zamanlardan günümüze kadar hâlâ etkisini koruyor.

Büyük olaylarla birlikte Maya Medeniyeti tarihi belli dönemlere ayrılıyor. Arkeologlar Maya Uygarlığı'nın başlangıcını MÖ 1800 olarak kabul eder. Bu dönemde yerleşik hayat başlamıştı ve insanlar mısır, fasulye, kabak ve kırmızı biber yetiştiriyordu. Bu sebzeler günümüzdeki yemeklerin çoğunda hâlâ var.

Mayaların tarihinin zaman çizelgesindeki en etkili olaylardan biri MS 9. yüzyılda gerçekleşmişti. Siyasi bir çöküşle birlikte Mayalar şehirlerini ve tarlalarını geride bırakarak güneydeki arazilerden uzağa göç etmişti.

Bu göçe ve siyasetlerindeki ani değişikliğe tam olarak neyin neden olduğu konusunda hâlâ kesin bir bilgi yok.

Kuraklık nedeniyle çevresel bozulma, nüfusun patlaması, iç savaş gibi faktörlerin etkili olduğu düşünülüyor.

16. yüzyılın başlarında İspanyollara karşı gelebilecek Maya savaşçısı yok sayılırdı. 1697'de İspanyol fatihler son bağımsız Maya şehrini işgal edip ele geçirmişti.

Maya Uygarlığı tarihi 5 ayrı dönemde inceleniyor:

  • Arkaik: MÖ 8.000'den MÖ 2.000'e
  • Klasik öncesi: MÖ 2.000'den MS 250'ye
  • Klasik: MS 250 - 950
  • Klasik sonrası: MS 950 - 1539
  • Temas Dönemi, İspanyol faaliyeti dönemleri: 1511-1697

Bu dönemler erken, geç ve son olarak da ayrılabiliyor. Belirli olayların kesin tarihini belirtmek mümkün olmadığından tarih aralıklarında bir yüzyıl kadar yanılma payı olabilir.

Avustralya Aborjinleri tarihinin zaman çizelgesini de keşfedin!

Mayaların Yerleştiği Bölgeler

Maya Uygarlığı günümüz Meksika'sının kuzey ucundan Orta Amerika'ya kadar uzanan alana yerleşmişti.

Mayalar altın çağlarını yaşadıkları dönemde Yucatan Yarımadası'nı ve Güneydoğu Meksika ve Güney Amerika'yı da ele geçirmişti. Bu bölgeyi bugün Belize, Guatemala, Bayı Honduras ve El Salvador olarak biliyoruz.

Mayaların yerleştiği kıyı şeridi oldukça zengin topraklara sahipti. İç kesimlerde Guatemala'ya uzanan dağlar (Maya Dağlıkları) hariç genelde düz arazileri vardı.

Ekim yapmak için arazileri boldu ve su kaynakları da yeterli olabilirdi... Tabii nüfus patlaması olmasaydı.

Maya Medeniyeti toprakları
Mayalar bol su kaynakları olan düz topraklarda yaşardı. | Kaynak: Unsplash

Mayalarda Siyaset

Geniş topraklara yayılan ve nüfusu gayet iyi olan Mayaların ortak bir dünya görüşü ve ideolojileri vardı. Ancak hiçbir zaman tek bir imparatorluk hâlinde yaşamadılar.

Mayalarda ulus devletler vardı ve her devlet kendi siyasi hiyerarşisiyle yönetiliyordu. Bu devletler ticari ilişkiler ve diplomatik ittifaklar kurmuşlardı. Birbirlerine karşı "haraç yükümlülükleri" vardı.

Haraç yükümlülüğü şu demekti: Güçlü devletler daha zayıf komşu devletlerden haraç alıyordu. Bu haraç parayla veya malla ödenebiliyordu.

Mayalar ilk başlarda kabile reisleri tarafından yönetiliyordu ancak Klasik Dönem'de liderlik merkezileşti ve daha da güçlü bir konum hâline geldi.

Liderlik nesilden nesle geçiyordu. "İlahi hakla" da lider olunabiliyordu. Diğer bölgelerdeki liderlerle iyi ilişkiler kurmak bir liderin yerini sağlamlaştırıyordu.

Maya halkı liderlerine sadıktı ve itaat ederdi. Sosyal uyumu sürdürmenin kesinlikle önemli olduğu düşünüyorlardı.

Lidere karşı çıkanlar acımasızca cezalandırılırdı. Klasik Dönem'de insan kurban etmek sosyal uyumu sağlamak için kullanılan sağlam bir araç hâline geldi. Siyasi ve dini liderler güçlerini herkese göstermek için ritüellerle insan kurban etmeyi hiç sorun etmediler.

Maya ve Aztek halkının izledikleri siyaset arasındaki benzerlikleri ve farklılıkları öğrenmek ister misiniz?

Maya Toplumunun Sosyal Yapısı

Maya Medeniyeti'nin ilk ortaya çıktığı zamanlardan itibaren insanlar seçkin tabaka ve halk tabakası olarak ikiye ayrılmıştı. Bu sınıflar kendi içlerinde de bölümlere ayrılıyordu.

Tabii ki seçkin tabakanın en üstünde kraliyet ailesi yer alıyordu. Hemen ardından soylular geliyordu. Soylular yine kraliyet ailesinden veya kraldan bağımsız topraklara sahip olan aileler olabiliyordu.

Askeri ve dini liderler de elit tabakadan sayılıyordu. Seçkin sayılan halka şunlar da dâhildi:

  • Hükûmet yetkilileri
  • Haraç toplayanlar
  • Tarla idarecileri  (çok büyük kakao tarlaları vardı!)
  • Ticaret liderleri
  • Başrahipler
  • Yerel yöneticiler

Peki ya kraliyetin çocukları o dönemlerde ne yapıyordu?

Kralın erkek çocuklarının kral olmadan önce bu işin altından kalkabileceklerini kanıtlamaları gerekiyordu. Bu nedenle kısa bir süreliğine de olsa bir süre askeri liderlik yapmaları isteniyordu.

Mayalar evlenirken de sınıflar büyük rol oynuyordu. Kraliyet kızları başka bir ülkedeki kraliyet ailesinin oğluyla evleniyordu. Böylece elit statülerini koruyor ve iki ülke arasındaki siyasi bağları pekiştiriyorlardı.

Halk tabakası ise esirler, köleler, çiftçiler, işçiler ve hizmetçilerden oluşuyordu.

Halk tabakasından bir tüccar da çok zengin olabiliyordu ama o zenginliği pek kullanamıyordu. Güzel giysiler giyinip süslenmeleri yasaktı. Ayrıca ailelerinin yaşam koşullarını iyileştirmelerine izin verilmiyordu.

Eski Mısır'daki sosyal hiyerarşiyi öğrenmeye ne dersiniz?

Mayaların Dini ve İnançları

Mayalar atalarına taparlardı. Hatta atalarına o kadar bağlılardı ki ölüleri evlerinin altına gömerlerdi.

Peki, Antik Yunan'da ne tür dini inançlar vardı?

Mayaların taptığı ayrıca 200'den fazla tanrı vardı. Yaradılış, bereket, yağmur ve ölüm tanrıları en önemlileriydi.

Tanrıların panteonunda da toplumda olduğu gibi bir hiyerarşi vardı. Bazı tanrılar diğerlerinden daha güçlüydü ve onlara daha çok saygı duyuluyordu.

Bazı tanrılar ise sevilmez, alay edilir ve kandırılırdı.

Geniş Maya topraklarında hemen hemen herkes aynı tanrılara ibadet ederdi. Ancak bazı bölgelerin kendi yaşamlarına ve ilgi alanlarına özgü tanrıları vardı.

Tanrıların başka bir bölgede farklı bir adı olabiliyordu. Veya aynı bölgede birkaç farklı ismi olan tanrılar da vardı. Bu nedenle Mayaların tam olarak kaç tanrıya inandığını bilmek pek mümkün değildir.

Maya tanrıları genelde acımasız ve zulmetmekten çekinmeyen varlıklardı.

Örneğin dünyayı yaratan Zipacna'nın tek bir hareketle 400 çocuğu öldürdüğüne inanılıyor.

Maya Medeniyeti piramitleri
Guatemala'daki Tikal piramitleri genelde törenler için kullanılırdı. | Kaynak: Pixabay

Antik Maya'da Eğitim

Mayalar çok kan döken ve savaş takıntılı bir halk olmalarına rağmen eğitime önem verirdi ve çeşitli alanlarda büyük ilerlemeler kaydetmişti.

Teknoloji

Mayaların teknolojik alanda kaydettiği ilerlemeleri anlamak için kalıntılara bakmak yeterlidir. Simetrik yerleşimleri ve kesin çizgileri, arazi etüdü ve ölçümü hakkında bir bilgi sahibi olduklarını kanıtlar nitelikte.

Asıl ilginç şeyse taşları kesebilmeleri ve bu taşları herhangi bir alet veya tekerlek olmadan taşıyabilmiş olmalarıdır.

Ayrıca binalarını süslemek ve sanata dair eserler bırakmak için parlak boya kullanmışlardı. Bölgede "mika" adındaki mineral bolca bulunuyordu. Bunu standart renklerle karıştırarak duvarlarını ve hatta kendilerini süslediler.

Araştırmacılar Mayaların kauçuğun diğer malzemelerle birleştirilirken daha dayanıklı olmasını sağladıklarını keşfetti. Yaklaşık 3.000 yıl önce yapılan bu işleme vulkanizasyon deniyor.

Vulkanize kauçuktan suya dayanıklı çantalar ve kıyafetler yaptılar. Kitaplarını ciltlediler ve pok-a-tok toplarını bağladılar.

Astronomi

Maya Uygarlığı tarımsal bir uygarlıktı. Yani halk doğal unsurlara bağlıydı. Halk yiyecek üretebilmek için yağmurlara güveniyor ve ekim için en doğru tarihi bulmaya çalışıyordu.

Dahası kozmolojik etkiye inanıyorlardı. Gündelik işlerinde göklerin gücünün etkili olduğunu düşünüyorlardı. Bundan en yüksek verimi almak için yıldızların ve gezegenlerin gücünü anlamaya çalıştılar.

Astrolojik olayları daha iyi kavramaya çalıştılar. Bu sayede hasat ve ekim yapacakları dönemleri daha iyi nasıl planlayabileceklerini öğrendiler. Ayrıca yıldızların hareketiyle Maya burcu diye bir kavram ortaya çıktı.

Güneş ve ayın aksine yıldızlara ilahi anlamlar yüklememişlerdi. Ancak tarımsal planlama için yıldızlar çok önemliydi. Çünkü yıldızlardaki değişiklikler mevsimlerin değişiminin habercisiydi.

Venüs de onlar için önemli bir gök cismiydi. Antik Mayalar Venüs'ü savaşla ilişkilendirmişti. Bu nedenle savaşlar Venüs'ün hareketlerine göre planlanır ve yapılırdı.

Yıldızların konumuna göre tanrıların hoşnut olduğunu düşünmediklerinde ise savaşta topladıkları mahkûmları kurban etmeyi ertelerlerdi. Bunun tanrıları gülümseteceğini düşünürlerdi.

Mayaların astronomi hakkındaki bilgisi mimarilerini de etkilemişti. Bunun belki de en güzel örneği Chichen Itza'daki ünlü piramitleridir.

İlkbahar ve sonbahar ekinokslarında azalan güneş ışığı piramidin tepesine çıkan tırmanma duvarına gölge düşürürdü.

Yapının tabanında yılan başları süslüyordu. Bu düşen gölgeyle sanki piramidin yanından dev bir yılan kayıyormuş gibi görünürdü.

Böylesine detaylıca düşünülmüş bir mimariyi hayata geçirmeleri oldukça şaşırtıcıdır. Çünkü Mayaların ölçüm yapmak için herhangi bir aleti bulunmuyordu.

Daha da şaşırtıcı olan şey ise bu yapının aslında bir takvim görevi görmesi!

Maya Takvimleri

Miladi takvim, Hicri takvim ve Gregoryen takvim gibi günümüzde hâlâ kullanılan birkaç takvim var. Mayaların da birkaç takvimi vardı ve hepsini aktif bir şekilde kullanıyorlardı.

Döngüsü en kısa olan takvimlerine Tzolkin deniliyordu. Bu takvim 260 günden oluşuyordu. Tarımsal faaliyetlerin ne zaman yapılacağını belirlemek ve dini törenleri planlamak için kullanılıyordu. Ayrıca bir hamileliğin süresi de az çok bu takvim sayesinde anlaşılıyordu.

Haab takvimi ise bizim takvimimiz gibi 365 günden oluşuyordu ancak bu takvim 18 aydan oluşuyor. Her bir ay 20 gün sürüyor.

Tabii matematiği yaptığımızda 20x18'in 360 yaptığını biliyoruz. Kalan 5 gün ise şanssız kabul edilirdi ve bunlara Wayeb denirdi. Bu beş gün boyunca Maya halkı başlarına bir şey gelmesin diye evde kalır, bir iş yapmaktan kaçınırdı.

Mayaların bir de uzun dönemli takvimi vardı. Zamanın başlangıcından bu yana gerçekleşen günleri saymak için kullanılırdı. Bu takvim hem döngüsel hem de doğrusaldı. Yani sadece gelecek zamanı belirlemek için değil, geçmiş için de kullanılabiliyordu.

Bu takvimin temelinde aslında 360 günlük Haab yılı yer alıyordu. Takvimi doğru bir şekilde açıklayabilmek için Maya matematiğini daha iyi anlamamız gerekiyor.

Matematik

Mezopotamya uygarlığı 60 tabanlı sayı sistemini kullanıyordu. Ancak Mayalar 20 tabanlı sayı sistemini kullanırdı.

Sadece üç sembol kullanarak bir sayı sistemi tasarlamışlardı. Yer tutucu olarak sıfırı kullanıyorlardı.

Maya rakamlarında bir nokta tek bir birimi temsil ediyordu. Kısa çizgilerin değeri 5'ti. İstiridye kabuğu şeklindeki bir sembol ise 0'ı simgeliyordu.

Toplama yaparken önce en sağdaki basamağı, sonra en onlukları vs. topladığımız gibi Mayalar da ekleme yaparak toplamayı öğrenmişti.

Sopalar, çakıl taşları ve bazen de kemik parçaları kullanarak matematiği günlük işlemlerine dâhil ettiler.

Sayı sistemlerinin 20 tabanlı olduğunu öğrendiğimize göre artık uzun dönemli takvimin kısaca Haab takvimi x 204 olduğunu biliyoruz.

360 x 204 = 57.600.000. Bu kadar gün sonra takvim 21 Aralık 2012'yi gösteriyor ve yeniden başlıyordu.

Peki, İnkaların da işlem yapmak için herhangi bir sistemi var mıydı?

Maya Medeniyeti hiyeroglifleri
Maya hiyeroglifleri günümüze gelene kadar çeşitli olaylardan zarar görmüş olduğu için okunması biraz zordur. | Kaynak: Pixabay

Yazı

Maya yazı sisteminde 800'den fazla sembol vardı. Bazıları logosilabikti. Bu da tek bir sembolün bir kelimeyi işaret etmesi demektir. Japonca ve Çince'de olduğu gibi.

Bir diğer Maya yazı sisteminde ise sözcükler hece hece yazılıyor. Hece olarak yaklaşık 300 Maya glifi vardır.

Bu yazı sistemi Kolomb öncesi Amerika'daki en gelişmiş yazı sistemiydi. Ancak bu kadar gelişmiş bir yazıyı sadece soyluların öğrenmesine izin veriliyordu.

Yani hiyeroglifleri duvarlara, heykellere ve çömleklere çizen işçilerin ne yazdıklarına dair hiçbir fikri yoktu!

Ayrıca kâtipler, din adamları ve askeri liderler bu yazı sistemiyle yapacakları hesapların çoğunu ağaç kabuklarının üzerine yazmıştır. Ardından bu kabukları hayvan postlarının içine yerleştiriyorlardı.

Bu kitaplar Maya kültüründe günlük yaşamı, askeri eylemleri, siyaseti, top oyunlarını ve festivalleri anlatıyordu.

İspanyollar bölgeyi işgal ettiklerinde bu kitapları pagan dinine ait kabul ettiler ve kötü niyetli olduklarını düşündüler. Hepsini yaktılar ancak dördü günümüze kadar gelebildi.

Maya Medeniyeti

Acımasız, dinine bağlı, bilime inanan ancak batıl inançlarla dolu bir medeniyet: Maya kültürünün karmaşıklığının büyüsü günümüzde de etkisini koruyor.

Diğer eski uygarlıkların aksine Maya kültürünün çok uzun bir tarihi vardır. Henüz keşfedilmeyen veya keşfedilse de anlaşılmayan şeylerle dolu bir geçmişleri vardır.

Mesela Mayaların asil kadınları neden kesici kenarlarını eğelemişti? Şaşı olmak neden bir ayrıcalıktı?

Paylaşabilecekleri bu kadar çok bilgi edinmişken neden nüfuslarının büyük bir kısmının eğitim almasına izin verilmemişti?

İnsanların okuma, yazma ve matematiksel işlemler yapmayı öğrenebilecekleri okullar yoktu. Halka eğitim vermeyerek sınıfların yapısını koruyorlardı. Bunu da Maya soyunun sonsuza kadar devam etmesini sağlamak için yapıyorlardı.

Yucatan yarımadasında yaşayan Mayalar günümüzde de var. Ancak eski yaşam biçimleri ortadan tamamen kalkmıştır.

Kanlı savaşlar ve acımasız kurbanlar bitti. Benmerkezci krallar ve kötü niyetli soylular gitti!

Yine de tanrılarını unutmadılar.

Bir gün 20 Eylül'e yakın tarihlerde Yucatan yarımadasına giderseniz Mayaların gökten aşağıya kayan tüylü yılanının gölgesini görebilirsiniz!

Tarih öğretmenine mi ihtiyacınız var?

Makaleyi beğendiniz mi?

5,00/5 - 1 vote(s)
Loading...

Seda

Spor yapmayı, film izlemeyi seven; farklı bir kültürü keşfederken ilk yemeklerini deneyen bir çevirmenim. Yeni bir dil öğrenmekse hobilerim arasında.