Günümüzde İnka İmparatorluğu Kolomb öncesi Amerika'nın en büyük ve en verimli uygarlığı olarak biliniyor.

Herhangi bir para birimleri veya yasaları olmaması gibi sivil yapılarındaki büyük boşluklara rağmen siyasi ve askeri yapıları güneydeki tüm toplumların ve Mezoamerika medeniyetleri arasında en gelişmişiydi.

Kısa bir süre var oldular ama büyük etki yarattılar.

İşgal ettikleri topraklarda karşılaştıkları zorluklara ve bu gibi diğer faktörlere rağmen kendini geliştirebilen olağanüstü bir medeniyetti. Şimdi İnkalar ne zaman yaşadı, İnka ne demek, İnka kabilesi neler yaptı öğreneceğiz.

İnka Medeniyeti'nin Ana hatları

İnka medeniyeti yaşam tarzından kalanlar
Perulular günümüzde İnka İmparatorluğu'nun ihtişamını yad etmeye devam ediyor. | Kaynak: Unsplash

İnkalar kendileri bir imparatorluk kurmadan önce yaşadıkları yerdeki imparatorlukta hayvan çiftçiliği yapıyorlardı.

İnka İmparatorluğu'nun kuruluşuyla ilgili yazılı herhangi bir kaynak yok. Ancak kulaktan kulağa aktarılan tarihi bir hikâyeye göre 4 erkek ve 4 kadından oluşan sekiz kardeşin bir mağaradan nasıl çıktığını biliyoruz.

Erkek kardeşlerden biri olan Ayar Manco, altından yapılmış ince bir asa taşıyordu. Onun değneği nereye değerse insanlar oraya yerleşecekti.

Asa nihayetinde Cusco'ya değmişti.

Oraya önceden yerleşmiş olan halk karşı koydu ancak Manco'nun kız kardeşlerinden biri ülkenin muhafızlarından birini öldürünce korkup o topraklardan kaçtılar. Böylece kalan Cusco sakinleri de teslim olmaya karar verdi.

Altın asalı Manco İnka'nın kurucusu oldu.

İnka Medeniyeti'nin kuruluşuna dair başka bir hikâye daha var. İmparatorluğu kuranlar Wari'den ve pastoral Tiwanaku'dan gelen mültecilerdi.

İnka Medeniyeti kalıntılarını, özellikle inşa ettikleri muhteşem yapıları düşününce bu teori çok daha mantıklı geliyor.

Coğrafya

And Dağları'nda merkezlenen İnka İmparatorluğu, Güney Amerika'nın batısının büyük bir bölümüne yayılmıştı.

Peru, Ekvator ve Bolivya'nın bazı kısımları, Arjantin ve Şili'nin ise büyük bir kısmı İnkalara aitti.

İnka Uygarlığı coğrafya açısından pek de şanssız sayılmazdı.

İmparatorluğun merkezi Cuzco (veya Cuzco), Peru'nun güneydoğusundaki And Dağları'nın yüksek kesimlerinde, deniz seviyesinden tam olarak 34.000 metre yüksekte yer alıyor.

En yakın su kaynağı olan Titicaca Gölü birkaç kilometre uzakta olsa da İnkalar yıkanmak, su içmek ve ekinleri sulamak için suya giden yollar yapmışlardı.

Ayrıca İspanyollara karşı savaşırken askeri güçlerini en iyi şekilde kullanmak için topraklarını ve Peru'nun dağlık bölgeleriyle ilgili bilgilerini kullanan hevesli stratejistlerdi.

Bereketli Hilal'in güzel coğrafyasıyla Mezopotamya Uygarlığı'nın nasıl geliştiğini de keşfedin.

Hükûmet

İnkalar hakkında bilgi edinirken biraz da yönetim konusuna değinelim. Günümüzde Amerika Birleşik Devletleri gibi İnka İmparatorluğu federal bir hükûmet oluşturmuştu. Eyalet sisteminin yaygın olduğu, içte bağımsız dışta bağımlı devletler federal hükûmeti oluşturuyor.

İnka'nın yalnızca dört devleti bulunuyordu. Her bir devlet veya "suyu" en yüksek statüye sahip bir Apu tarafından yönetiliyordu. Aynı terim özellikle saygı duyulan dağları tanımlamak için de kullanılıyordu.

Her Apu, kendi devleti içinde birkaç bölgeyi yönetiyordu. İnka egemenliğinin zirvesindeyken bu tarz 80'den fazla bölgenin var olduğu tahmin ediliyor.

İnka hükûmet modelinin yazılı herhangi bir kanıtı veya kaynağı yok. Tüm bildiklerimiz dönemin İspanyol kaynaklarından geliyor ve bu bilgiler yanıltıcı veya yoruma açık olabiliyor.

İnkaların yönetim kurulu federal düzeyde günümüz siyasetinde gördüklerimize büyük ölçüde benziyor.

Hiyerarşinin en üstünde genellikle dini bir liderle birlikte genel bir lider yer alıyordu. Hemen altında Devlet Konseyi'ni yöneten başbakan benzeri bir yönetici oluyordu.

Bu konseyde kendi içlerinde bir hiyerarşiye sahip olan 16 soylu yer almaktaydı. Bazıları daha yüksek bazıları daha düşük rütbeli bu soylular sosyal tabakalaşmayı yansıtıyor.

İnka Medeniyeti ve hayvancılık
İnka Medeniyeti'nde kadınlar da erkekler de hayvanlardan sorumluydu. | Kaynak: Unsplash

Yasalar

İnka Medeniyeti özellikler konusunda daha önce bahsettiğimiz gibi İnkaların yasalarına dair herhangi bir kalıntı bulunamamıştır. Bunun nedeni de muhtemelen sadece üç kurala dayanan katı bir ahlaki yasayı benimsemeleridir:

  • Çalma (ama sua)
  • Yalan söyleme (ama llulla)
  • Tembel olma (ama quella)

Bu kurallara uyulduğundan emin olmak için herkes suçluyu ihbar etmekle görevliydi. Ayrıca halkı denetlemek için müfettişler de vardı.

Bu ahlak kurallarıyla birlikte iyi insanların cennetten toprak alabileceğine inanıyorlardı. Cennetin tanımı onlar için tepesinde karla kaplı dağlar olan güzel bir çayırdı.

İyi bir insan olmazlarsa sonsuza kadar soğuk bir dünyada kalacakları söylendiği için kurallara uymamaktan çok korkarlardı.

Aztek kültüründe insanların nasıl yaşadığını da öğrenmek ister misiniz?

Ekonomi

İnka İmparatorluğu'nun para kullanmamış ve pazar kurmamış olması çok ilginç. İnsanlar ve topluluklar kendi aralarında takas sistemini kullanıyorlardı.

Devlete olan vergilerini ödemek için bireysel olarak veya topluluklar hâlinde imparatorluk için çalışırlardı.

Bu işler yollar veya anıtlar inşa etmek, asker olarak hizmet etmek veya koşucu olmayı içerebiliyordu.

İnkalar 8.000 km'den uzun yolları boyunca aralıklarla belli yerlere koşucular yerleştirirdi. Böylece mükemmel bir iletişim sistemi kurmuşlardı. Cusco'daki bir hükûmet görevlisi uzak bölgedeki bir yetkiliye bir mesaj iletmek istediğinde koşucuları görevlendirirdi.

Mesaj iletmek bir bayrak yarışı hâline gelmişti. İlk koşucu ilk istasyona koşup mesajı iletir ve ikinci koşucu hemen yola çıkardı. Mesaj istenilen kişinin kulaklarına ulaşıncaya kadar bu böyle devam ederdi.

Bu gibi örneklerden dolayı sosyologlar ekonomik açıdan İnka İmparatorluğu'nu feodal bir devlet, bir köle devleti veya sosyalist bir devlet olarak tanımlıyor.

İnkaların sosyalist bir cennet mi yoksa sosyal tiranlık mı olduğu günümüzde hâlâ tartışma konusu.

İnka İmparatorluğu'nda Yaşam

İnka toplumunda çalışkan olmak çok önemliydi. İnsanların yaptığı işlerin çoğu kamu hizmeti olarak geçiyordu.

Herkes bir hizmetçi olarak görülüyordu. Krallar bile İnka idealine hizmet ediyordu. Para kullanmadıkları için kimsenin biriktirebileceği bir serveti olmuyordu. Ancak yine de ilginç bir şekilde insanlar arasında keskin çizgiler vardı.

Toplumsal Tabakalaşma

Krallar ve dini liderler doğal olarak en üstte yer alıyordu. Bu kişilere "Capac" deniyordu ve liderlik aileler arasında nesilden nesle aktarılıyordu. Birden fazla eşlerinin olmasına izin veriliyordu.

İnka toplumunda soyluluk da nesilden nesle aktarılıyordu. Soyluları diğerlerinden ayırt etmek kolaydı çünkü daha bebekken başları sarıldığından başları koni şeklinde olurdu.

Bebeğin başının sarılması sadece İnka Medeniyeti'nde değil, birçok kültürde ayrıcalığı simgeliyordu.

Bürokratlara ve hükûmet görevlilerine ise curaca deniyordu. Caciqueler de tarımsal topluluk liderleriydi.

Chasqui genel nüfusun üstünde yer alan son tabakaydı. Daha önce bahsettiğimiz İnka koşucuları bu sınıfta yer alırdı.

İnka Uygarlığı ve koşucuları
İnka koşucuları zamanında dağlık bölgelerde mesaj taşımak için kilometrelerce yol koşmuştur. | Kaynak: Unsplash

Din

İspanyol kaynaklara göre İnkalar reenkarnasyona inanıyordu.

Ölümden sonra cesetleri yakmak yasaktı. Çünkü bu, insanların öldükten sonra diğer dünyaya geçişlerini tehlikeye atardı. Bu nedenle İnkalar cesetleri mumyalayıp saklardı.

İnkalar reenkarnasyona ve belli ahlak kurallarına inanıyorlardı: Yalan söyleme, hırsızlık yapma, tembel olma!

İnkaların tanrı panteonunda şu tanrılar yer alıyordu:

  • Virakoça (veya Pachacamac): Tüm canlıların yaratıcısı
  • Pachamama: Virakoça'nın eşi; Tüm dünyanın anası
  • Inti: Cusco şehrine iyilikle gülümseyen güneş tanrısı. Halkın koruyucu tanrısıydı. Yani kendileri gibi şehirde ikamet ettiğine inanıyorlardı. Bu nedenle Cusco'ya Güneş Şehri deniyordu.
  • Mama Killa: Inti'nin eşi, Ay ana
  • Illapa: Şimşek ve gök gürültüsü tanrıçası
  • Ayar Cachi: Sinir krizleri depremler yaratan öfkeli bir tanrı
  • Mama Occlo: İnsanlara nasıl medeni olunacağını öğretmiştir; kadınlara örgü örmeyi ve evler inşa etmeyi öğretti.

Manco Capac hem bir tanrı hem de İnka halkının babası olarak görülüyordu. Halka kaynakları nasıl paylaşacaklarını ve birlikte nasıl çalışacaklarını öğretmişti. Ayrıca silahlar yapmayı ve ekinler ekmeyi de ondan öğrenmişlerdi.

Manco Capac'ın gerçek mi kulaktan kulağa aktarıldıkça büyüyen bir efsane mi olduğuna karar vermek çok zor.

Birinin imparatorluğu kurduğu ve liderliği zamanı geldiğinde bir başkasına devrettiği kesin. Bu kişinin Manco olduğu düşünüyor. Ancak kesin kanıtlar olmadan bu efsanenin doğruluğunu bilemeyiz.

Tüm bunların aksine Mısırbilimcilerin elinde Mısır Medeniyeti'ni keşfetmek için birçok kaynak var.

Kurbanlar

Mayalar gibi İnkalar da tanrıları için düzenli olarak insan kurban ediyorlardı. Özellikle de çocukları.

Yeteri kadar su veya yiyecek kaynakları olmadığında, bir liderleri öldüğünde bir veya birden fazla çocuk tanrılara sunulur, onlardan iyilik dilenirdi.

Boş Zaman Aktiviteleri

İnka halkının boş zamanlarında eğlenmek için ne yaptığına dair herhangi bir bulgu yok. Halkın görev aşkı vardı. Bir topluluğa mensup olmak veya komşularıyla aynı ölçüde görevler yapmak isterlerdi.

Bu zihniyetin en güzel örneğini İnka evlilik ilkelerinde görüyoruz.

Erkekler ancak 20 yaşından sonra evlenebilirdi. Kızlar ise yaklaşık 16 yaşlarında evlenebiliyordu. Bu evlilikler genelde iş anlaşmaları gibi olurdu. Kimse başka sosyal sınıftan biriyle evlenmezdi.

Bir çift kendi evine çıktıktan sonra gelin evi çekip çevirir ve çocuklara bakardı. Bahçede çalışır ve hayvancılıkla meşgul olurdu.

Erkekler de hayvanlarla ilgilenip bahçede çalışabiliyordu ancak görevleri arasında evler inşa etmek, yakmak için odun taşımak ve gerekirse savaşmaya gitmek de vardı.

İspanyolların ilk filoları erkekler ve kadınlar arasındaki bu iş dağılımını köle-efendi ilişkisi olarak görmüştü.

Kadınlar İspanyolları eşit sorumluluklara sahip oldukları için mutlu olduklarına ikna edemedi. Bu konuya neresinden bakılırsa bakılsın kadın erkek tüm İnka halkının hayatının kölelikle geçtiği inkâr edilemez.

Seçkin İnka halkının boş zamanlarını nasıl geçirdiği hakkında pek bir şey bilmiyoruz ancak Yunanlıların oynadıkları oyunları az çok biliyoruz.

İnka Uygarlığı getirdiği yenilikler
İnkalar terasları sayesinde su depolayabiliyordu. | Kaynak: Unsplash

İnka Teknolojisi

İnkalar mühendislik alanında getirdikleri birçok yenilikle diğer antik toplumları da etkiledi.

Mesela ekinleri denerken su biriktirip depolamak için yaptıkları zirai teraslar mükemmel yapılardır.

Bu zirai teraslar, arazileri sulamanın yanı sıra yaşam merkezlerine tatlı su da getiriyordu. Hatta umumi banyolar bile yapmışlardı.

İnka su yollarıyla ilgili en ilginç şey de tıpkı Romalıların su kemerleri gibi kayaları kesip bir araya getirmek yerine sağlam kayaları yontmuş olmaları.

Ellerinde herhangi bir metal alet de olmadığını düşününce bu başarılarını kesinlikle takdir etmemiz gerek.

Kutsal İnka Vadisi adı verilen bu zirai teraslar,  İnkaların mühendislik alanındaki bilgileri ve sıkı çalışmaları sayesinde günümüzde de Peru'nun en verimli arazilerindendir.

Başka mühendislik başarıları da yok değil tabii ki. Örneğin halat köprülerine de bir değinelim.

İmparatorluk And Dağları'nın zirvesinde kurulduğu için haberciler ve işçiler tehlikeli bölgelerden aşağı inmek zorunda kalabiliyor ve başka yerlere giderken çok fazla yol tırmanmaları gerekiyordu. Bu nedenle köprüler inşa etmişlerdi.

Bir halat köprü inşa etmek için köprünün her iki ucunda da bir işçi ekibi olması gerekiyordu.

Ekiplerden biri kendi tarafında köprüyü sabitler ve ipin diğer ucunu taktığı oku karşı tarafa fırlatırdı.

Diğer taraftaki işçiler oku veya ipi yakalayıp bağlardı. Daha sonra sağlamlığından emin olmak için ölüme meydan okuyarak yolculuklarına başlarlardı.

Günümüzde İnka İmparatorluğu Kalıntıları

Avustralya Aborjinleri gibi İnkalar da topraklarını işgal etmeye gelen Avrupalıların getirdiği çiçek hastalığı, grip, kızamık ve tifüs gibi hastalıklara yenik düştü.

İspanyol işgalcilerin üçüncü dalgası karaya vardığında nüfusun büyük ölçüde azaldığını görmüşlerdi.

Dahası huzursuz İnka halkı, genel lider Sapa İnka'nın taht için kendi aralarında savaşan oğullarına olan inancını yitirmişti.

Taht kavgasında kardeşlerini yenen Atahualpa İspanyolların heyetiyle görüştüğünde İspanyol kralının emrini katiyen reddetmişti. İspanyol kralı tüm İnka servetinin kendisine teslim edilmesini emretmişti. İspanyollar Atahualpa'yı derhâl hapse attı.

Atahualpa pazarlık yaptı: Hücresini dolduracak kadar altın ve bunun iki katı kadar gümüş istedi.

İspanyollar bunu kabul etti. Ancak talep ettiği serveti ona verdikten sonra gerip dönüp boğazını kestiler.

İşin garibi, liderlerinin ölmesi İnka halkının içini rahatlatmıştı. Ortalığı velveleye vermeden tanrılarından, ahlak kurallarından ve yaşam tarzlarından vazgeçtiler.

Vilcabamba isimli dağların tepesinde yer alan son İnka köyü de 1572'de fethedildi. Son hükûmdar idam edildi ve İnka yaşam tarzının son kalıntıları da yok oldu.

Dünyadaki ilk yazı sistemlerinden birini icat edip tapu senetlerinin kaydını tutan Sümerlerin aksine İnka mirasını sadece İspanyol kaynaklardan öğrenebiliyoruz. Bu da biraz taraflı bilgiler edinmemize neden oluyor.

Ancak Machu Picchu gibi muhteşem mimari yapıları günümüze kadar gelebildi. Bu gibi taş yapılarda kim bilir keşfedilmemiş ne gizemler var!

Eski uygarlıklar hakkında bilgi edinmek tarihimizi daha iyi anlamamızı sağlar. Atalarımızın şu an sahip olduğumuz imkânlar olmadan neler yaptığını öğrenmek bizim için bir ilham kaynağı bile olabilir!

Tarih öğretmenine mi ihtiyacınız var?

Makaleyi beğendiniz mi?

5,00/5 - 2 vote(s)
Loading...

Seda

Spor yapmayı, film izlemeyi seven; farklı bir kültürü keşfederken ilk yemeklerini deneyen bir çevirmenim. Yeni bir dil öğrenmekse hobilerim arasında.