Gizemlerle dolu karmaşık ve büyüleyici uzun Antik Mısır İmparatorluğu tarihi 3o yüzyıla yayılmıştır. Bu süreçte Mısır çeşitli hanedanlar, acı dolu iç savaşlar, düşmanlar, işgaller, yabancı liderlere tanık oldu.

Nil Nehri deltasında uzun bir süre yaşayan Mısır halkının masa oyunlarını çok sevdiğini, evcil hayvanlar beslediğini, düşmanlarla savaşlara girmekten çekinmediğini ve belki de insanlık tarihinin en aydın insanları olduğunu biliyoruz.

Becerikli zanaatkârlar, usta mimarlar, azılı savaşçılar ve her şeyden önce romantik ilişkilere olan inançlarını hiç kaybetmeyenler... Mısır halkında çeşit çeşit insanlar vardı.

Eski Mısır tarihi çok geniş bir zaman dilimine yayılmıştır ve çok uzun hikâyeleri ve efsaneleri vardır. Şimdi Superprof'ta Mısır'daki hayatın en çarpıcı yönlerini inceleyeceğiz. Antık Mısır Uygarlığı ve özellikleri neymiş bir bakalım.

Antik Mısır'ın Zaman Çizelgesi

Eski Mısır zaman çizelgesi
Mısır'ın tarihi de çölleri gibi uzundur. | Kaynak: Unsplash

Tarihi binlerce yıl öncesine dayanan Yunan Uygarlığı gibi Antik Mısır tarihi de dönemlere bölünmüştür.

  • MÖ 5000-3100, Hanedanlık Öncesi Dönem: 2000 yıl boyunca medeniyet gelişimi
    Nil Nehri deltasındaki ve güneydeki halkı (Aşağı Mısır ve Yukarı Mısır'ı) tek çatı altında toplayan Kral Menes, ilk hanedanlığı kurdu.
  • MÖ 3100-2686, Arkaik Dönem: Memphis başkent ilan edilir. Mısır toplumunun ve ideolojisinin temelleri atılır.
  • MÖ 2686-2181, Eski Krallık: Piramitlerin inşa edilmeye başladığı zaman. King Djoser mezarlık anıtını yapması için Mimar Imhotep'i görevlendirmişti. Bu piramit dünyada taştan inşa edilen ilk yapı olmuştur.
  • MÖ 2181-2055, İlk Ara Dönem: Eski Krallık çöktü ve merkezi liderlik sona erdi. Vilayetler arasında iç savaşlar başladı.
  • MÖ 2055-1786, Orta Krallık: Barış tekrar Mısır topraklarına döndü. Liderler Suriye ve Filistin ile diplomatik ve ticari ilişkileri de içeren agresif bir dış politika izliyordu.
  • MÖ 1786-1567, İkinci Ara Dönem: Rakipler Mısır'daki tüm topraklara egemen olmaya çalışır ancak güçlerini birleştiremez.
  • MÖ 1567-1085, Yeni Krallık: Mısır tekrar tek çatı altında toplandı ve 18. hanedanlığın ilk kralıyla gücüne güç kattı. Dini inançlarında büyük değişimler meydana geldi.
  • MÖ 1085-664, Üçüncü Ara Dönem: Halk arasında, siyasette ve kültürde büyük ayaklanmalar gerçekleştirildi. Yerel yönetişime geri dönüldü.
  • MÖ 664-332, Geç Dönem: Mısır tekrar birleşti ama Pers İmparatorluğu'nun bir parçası oldu.

MÖ 332'de Büyük İskender Perslerle savaştı ve Mısır'ın kontrolünü ele geçirdi. MÖ 323'te öldükten sonra Makedon General Ptolemy lider oldu ve Mısır'ı yönetti. Liderliği kendi soyuna devrederek kendi hanedanını kurdu.

Son Ptolemaios hükümdarı VII. Kleopatra, MÖ 31'de Mısır'ı Romalılara teslim etti. Böylece Mısır, gelecek altı yüzyıl boyunca Roma egemenliği altında olacaktı.

Bu dönemde Hristiyanlık adında yeni bir din filizleniyordu. Bu dinle birlikte Mısır tanrılarına çok benzeyen Antik Roma tanrılarının yerini tek bir tanrı almaya başladı.

Bu yeni inanç Mısır'ın da bir parçası olduğu Roma İmparatorluğu'nda çabucak yayıldı. Bu da Roma'yı MS 7. yüzyılda bu toprakları ele geçirip halkın dinini derhâl İslam yapan Arap işgalcilerin hedefi hâline getirdi.

Bunun sonucunda Antik Mısır kültürüne dair her şey ortadan kaldırıldı.

Görkemli firavunlardan şairlerin ağıtlarına ve tarlalardaki kölelere, Mısır'ın sembolü olan sessiz Sfenkse kadar Mısır'da yaşam çok yoğundu.

Artık tarihi dönemlere ayırdığımıza göre bu ihtişamlı medeniyette hangi değişikliklerin ne zaman yapıldığını daha kolay öğrenebiliriz.

Bu gibi eski medeniyetlere büyük ilgi duyuyorsanız kısa ömürlü İnka Medeniyeti'ni de keşfedin!

Antik Mısır Hakkında Temel Bilgiler

Nil Nehri deltasında bol su kaynakları ve yemyeşil alanlar vardı. Bu toprakların kıyılarına yerleşmek Afrika'dan göç eden halka çok cazip gelmiş olabilir.

Mezopotamya uygarlıklarını oluşturmak için Dicle Nehri kıyısına yerleşen kabileler gibi ilk Mısırlılar da küçük koloniler kurdular. Avlanıp yiyecek topladılar.

Nil'in taşacağı ve çekileceği zamanları iyice öğrendiler. Ekinler ekmeye başladılar ve böylece tarımsal bir toplum oldular. Buğday, keten ve en önemlisi de papirüs yetiştirdiler. Bu da bir yazı dili oluşturmalarına olanak sağladı.

Nil Nehri çok uzun olduğu için hem bolca kaynakları vardı hem de bölgedeki hâkimiyetlerini koruyabiliyorlardı.

Antik Mısır tanrıları
Antik Mısır eserlerinde firavunların tanrıların soyundan geldiğine inanıldığı görülebiliyor. | Kaynak: Pixabay

Firavunlar

Antik Mısır dönemi 3000 yıldan fazla sürmüş ve bu toprakları 31 hanedan yönetmiş olsa da kayda değer sadece birkaç firavun vardı.

Giza'daki Büyük Piramit Khufu'nun eseriydi ancak ilk basamaklı piramidi yapan Djoser'di. İnşa edildiği zamanlarda mühendislik ve mimaride büyük gelişmelerin habercisi olmuştu. Günümüzde hâlâ öyle bir etkisi olduğunu inkâr edemeyiz.

Amenhotep ise diplomatik becerileriyle ünlüydü. Onun yönetiminde Mısır uzun bir süre barış ve refah içinde yaşadı. Thutmose III ise aksine son derece askeri bir düşünce yapısına sahipti. Hatta hükûmet işlerini annesine devretti ve ancak annesi öldükten sonra kendisi devraldı.

Bu ismiyse büyük ihtimalle duydunuz: Hatshepsut. Antik Mısır'daki az sayıda kadın hükümdarlardan biriydi.

Tanıdık gelebilecek başka bir isim: Tutankhamun.

"Çocuk Kral" olarak bilinen Tutankhamun hükümdarlığından çok defniyle ünlüdür. O bölgede mezarların çok sık soyulmasına rağmen muhteşem hazinesi el değmemiş hâlde bulundu.

Daha da ilginci kalbi ve göğüs duvarı olmadan mumyalanıp gömülmüştü. Bu Mısır geleneklerine tamamen aykırı bir uygulamadır.

Mısırbilimcilere göre ölümüne sebep olan bir su aygırı ısırığıydı. Buna kanıt olarak vücudundaki eksik organları ve üstünde mızrak fırlatışı çizili olan, beraber gömüldüğü heykeli gösteriyorlar.

Söylenenlere göre bu büyük hayvanları avlamak, Antik Mısır'daki kraliyet aileleri arasında yaygın bir eğlence türüydü.

Ramses II ise belki de en gösterişli firavundu. O kadar savurgandı ki monarşiyi neredeyse iflasa sürüklemişti.

Kendisi 67 yıl Mısır'ı yönetti ve araştırmalara göre 97 çocuğu vardı. Arkasında büyük mimari eserler bıraktı. Bazı anıtlar onun yüceliğinin şerefine dikilmişti. Bazı kalıntılarsa onun gücünü ve "ilahi doğası"nı yansıtacak şekilde restore edilmişti.

Seti I'in oğlu Büyük Ramses, en nihayetinde kendisini Tanrı ilan etti. Ona karşı çıkan da olmadı.

Akhenaten Mısır dininde bir devrim yarattı diyebiliriz. O kadar dindardı ki ismini bile bunun için değiştirmişti. Akhenaten, Aten'e hizmet eden kişi demek. Aten ise tüm tanrıların yerine geçen bir über-tanrı.

Mezoamerika'nın bir diğer uygarlığı Aztek İmparatorluğu'nun dine yaklaşımını keşfedin!

Eski Mısır Firavunu Ramses
Büyük Ramses öldüğünde bile ihtişamını kaybetmedi. | Kaynak: Unsplash

Antik Mısır'da Din

Antik Mısır'da din günlük yaşamın her yerine işlemişti.

Mısırlıların dini yalnızca tanrılarından ibaret değildi. Ölülerle bir araya gelmek, kahinlere danışmak, gelecekten haber almak, büyü yapmak da uğraşları arasındaydı.

Halkın dini iki noktada yoğunlaşıyordu: Antik Mısır tanrıları ve kral/kraliçe. Firavunlar insanlar ve tanrılar arasındaki aracılar olarak görülüyordu. Veya ilahi bir gücün vücut bulmuş hâli.

Tanrılar başka bir dünyadan kabul edilirdi. Genelde bir hayvanın üstünde insan kafası veya bir insan vücudunun üstünde hayvan kafasıyla tasvir edilirlerdi. Bu da büyük ihtimalle ilk zamanlarda dini inançlarının animistik olmasından kaynaklanıyordu.

Mısır inanç sisteminin karmaşık olmasının bir sebebi de her bölgenin kendine özgü tanrıları olmasıydı.

İktidara gelen aile beraberinde tanrılarını da getiriyordu. Ailenin geldiği bölgenin inandığı tanrılar ön plana çıkıyordu. Mesela yönetim Memphis'ten Thebes'e geçtiğinde o bölgenin tanrıları ulusun tanrıları olurdu.

Böyle bir dini inanca ters düşen en iyi örnek Amenhotep'in Aten'i tek tanrı ilan etmesiydi. Böylece Antik Mısır'da ilk defa tek tanrılı inanç görüldü.

Atenkhamen'in güneş tanrısı halk arasında pek tutulmadı. Kendisi öldükten sonra Mısır halkı kendi tanrılarına tapmaya devam etti.

Güneş tanrısı panteonlarında hatta yerel tanrılar arasında bile hep en üst sıradaydı. Ona verilen birçok isim vardı. En popüler ismi Ra veya Re.

Amun-Ra ise Ra'yı geride bırakıyordu. Yunan mitolojisindeki Zeus ile kıyaslanabilecek tek ve en yüce tanrıydı. Mut ile evliydi. Mısır dilinde "anne" anlamına gelen Mut, hiyerogliflerde akbaba, kedi, kobra veya inek olarak tasvir ediliyordu.

Osiris ise öbür dünya ve ilginç bir şekilde bitki örtüsü tanrısıydı. Çakal Anubis'in ise öbür dünyanın işlerine yardım ettiği ve ölüleri koruduğu söylenir.

Horus intikam, savaş, gökyüzü, koruma ve ışık tanrısıydı.

Mısır tanrıları gördüğünüz gibi çok çeşitli ve bazılarına yüklenen anlamlar topluma göre değişiyordu.

Bir tanrıya duyulan ihtiyaç bölgeden bölgeye veya yönetimden yönetime değişmiyordu. Ancak tanrıların rolleri sürekli değişiyordu. Yaşam onların güçlerini ve sorumluluklarını şekillendiriyordu.

Örneğin Horus'un Osiris ve İsis'in çocuğu olduğu söylenir. Bu nedenle ona intikam ve savaşla alakalı nitelikler atfedilir. Kendisinin Zeb ve Nut'un çocuğu olduğu da söyleniyor. Osiris'in gök ve ışıkla ilgili güçlerini gök tanrıçası Nut'tan aldığı söyleniyor.

Bilgelik tanrısı Thoth, annelik tanrıçası Hathor, şifa tanrıçası Seknet ve toprak tanrısı Geb de Mısırlıların önemli tanrılarından.

Animizm inancına sahip olan bir diğer kültürü keşfedin: Aborjinler.

Eski Mısır Medeniyeti inançları
Ankh yani yaşam çarmıhı Antik Mısır'da çok öne çıkan bir semboldü. | Kaynak: Unsplash

Antik Mısır Toplumu

Antik Mısırlılar  sosyal tabakalaşmaya inanıyordu.

En yüksek sosyal statüye sahip olanlar tabii ki tanrının soyundan geldiğine inanılan firavunlardı. Hemen ardından firavunların danışmanları geliyordu. Daha sonra sırada yüksek rütbeli hükûmet yetkilileri vardı.

Ardından soylular, alt düzeydeki hükûmet yetkilileri, askerler ve kâtipler geliyordu. Toplumun en alt kademelerinde ise tüccarlar ve zanaatkârlar yer alıyordu. Rütbeli işçiler, çiftçiler ve köleler ise en alt sırada yer alıyordu.

İnsanlar akademik eğitim veya çıraklık eğitimi alarak kendilerini geliştirebiliyordu. Akademik eğitim alarak bir yazar veya devlet memuru olmak mümkündü.

Veya ebeveynlerin meslekleri çocuklarına geçebiliyordu. Çiftçilerin çocukları çiftçi olurken tüccarın çocuğu da ilerleyen yıllarda tüccar oluyordu.

Mayaların sosyal hiyerarşisini öğrenmeye ne dersiniz?

Antik Mısır'da Eğitim

Antik Mısır'da okullarda okuma ve yazma, matematik, din ve sosyal değerler öğretiliyordu.

O zamanlar günümüzde de olduğu gibi insanlar iyi bir eğitimin daha iyi bir yaşamın kapılarını açabileceğine inanıyordu. Bu nedenle imkânı olan aileler oğullarını okula gönderiyordu.

Kızlar ise evde eğitim görüyorlardı.

Annelerinin verdikleri eğitimle kızlar okumayı ve bazen de yazmayı öğreniyorlardı. Ancak çocuk bir tüccar ailenin çocuğu olmadığı sürece matematik öğrenmiyordu.

Kız çocukları genelde evle ilgili işler öğreniyordu: Yemek yapmak, eşlerine ve çocuklarına bakmak.

Köylülerin ve kölelerin çocukları genelde okula gitmiyordu. Çünkü çok az okul vardı ve onlara da zengin ailelerin çocukları gidiyordu.

Zaten fakir sınıfın eğitime harcayacak parası da olmazdı.

Antik Mısır'da Toplumsal Cinsiyet Rolleri

Antik Mısır Medeniyeti cinsiyet eşitliği konusunda en gelişmiş medeniyetlerden biriydi.

Hükûmetle ilgili işlerin birçoğunda erkekler yer alıyor olsa da kadınların da mali, yasal ve medeni bağımsızlıkları vardı. Kadınların sözleşme yapma yetkisi vardı, mülk alıp satabiliyorlardı ve jüri üyesi olabiliyordu.

Kadınlar genelde ev dışında veya bir çiftçi karısı olarak ailenin tarlalarında çalışmazlardı. Ev dışında bir yerde çalışıyorlarsa da erkeklerle aynı ücreti alıyorlardı.

Belki de en ilginç konulardan biri ise erkekler ve kadınların giydikleri kıyafetler ve süslenmeleriydi.

Kadınlar kısa ve kolsuz elbiseler giyerken erkeklerin üstü çıplak oluyordu ve altlarına etek giyiyorlardı. Erkekler de kadınlar da makyaj yapıyordu.

Erkek veya kız, tüm çocuklar ergenlik yaşına gelene kadar hiçbir şey giymiyordu.

Eski Mısır Uygarlığı'nda aşk
Romantik ilişkiler de Antik Mısır hayatının bir parçasıydı. | Kaynak: Pixabay

Aşk mı Evlilik mi?

Antik Mısırlılar oldukça romantikti. Tutankhamun'un ona övgüler yağdırıp resmen tapan genç karısıyla olan aşkı dillere destan olmuştu diyebiliriz!

Özellikle Yeni Krallık dönemine ait papirüslerdeki şiirlerden Mısırlıların oldukça romantik olduğunu görüyoruz.

Mısırlılar tüm kadınlara "sister"(kız kardeş) diyordu. Yaşça büyük kadınlar ise "mother"(anne) diye geçiyordu. Bu nedenle okuduğumuz bir şiirde yazarın "anne"sine olan aşkını anlattığı dizeleri aslında karısına yazdığını anlayabiliyoruz.

Ayrıca Antik Mısır'ın romantik aşklarla dolu olduğuna dair birçok kanıt bulunmuştur. Ancak evlilikler genelde aile kurup sosyal istikrarı sağlamak için görücü usulü yapılıyordu.

Antik Mısır Mirası

Piramitleri ve ilginç eserlerinin yanı sıra Antik Mısırlıların bıraktığı büyük bir miras var.

Mısırlıların çok fazla istilaya maruz kalmamasının bir sebebi de sert arazilerle çevrili olmasıydı. Topraklarını kolayca savunabiliyorlardı. Bu nedenle sürekli savaşmak zorunda kalmadılar.

Böylece zamanlarının neredeyse hepsini şehirlerini, dinlerini ve toplumlarını geliştirmeye ayırabildiler. Mimari ve teknolojik harikalar yarattılar. Çünkü bunların üzerinde düşünmeye ve yaratıcı olmaya zamanları vardı.

Papirüs, yazı yazmak için mürekkep, diş macunu, öküzle tarla sürme... Mısırlıların bazı keşifleri günümüzde hâlâ kullanılıyor. Tabii biraz geliştirilmiş hâlleri.

Mısır yazısını da es geçmeyelim! Mısır hiyerogliflerinin tarihi MÖ 28. yüzyıla kadar uzanıyor.

Mısırbilimci Geoffrey Sampson, eski Mısırlıların yazılı dil sistemi oluşturma fikrini Mezopotamya'dan aldığını iddia ediyor. Çünkü o dönemlere ait kalıntılarda iki medeniyet arasında kültürel alışveriş olduğuna dair kanıtlar bulunmuştu. Ancak bu teori henüz doğrulanmadı.

Mısırlıların el yazısının Fenike alfabesine zemin hazırladığını ve bu alfabenin evrim geçirip Yunanca ve Aramice el yazılarını oluşturduğunu söylemeden geçmeyelim.

Yani aslında günümüzde kullanılan çoğu alfabenin kökü, Mısırlıların bulduğu yazı sistemine dayanıyor.

Antik Mısır tarihi gibi eski uygarlıklarla ilgili daha çok şey öğrenmek istiyorsanız diğer makalelerimize de göz atın. Ne demişler, fazla bilgi göz çıkarmaz!

Tarih öğretmenine mi ihtiyacınız var?

Makaleyi beğendiniz mi?

5,00/5 - 1 vote(s)
Loading...

Seda

Spor yapmayı, film izlemeyi seven; farklı bir kültürü keşfederken ilk yemeklerini deneyen bir çevirmenim. Yeni bir dil öğrenmekse hobilerim arasında.