Türkçede olduğu gibi her dilin kendine ait deyimleri ve ifadeleri vardır. İngilizcede de öğrenilmesi faydalı olan, günlük hayatta sıkça kullanılan pek çok ifade bulunur. Deyimler (idioms), kelimelerin gerçek anlamlarından farklı bir anlam taşıyan kalıplaşmış kelime gruplarıdır. Bu ifadelerin arkasında çoğu zaman kültürel bir anlam da bulunur. İngilizce deyimleri günlük yaşamda daha iyi anlayıp kullanabilmek için online ingilizce dersleri iyi bir başlangıç noktası olabilir.
Duyduğunuz İngilizce deyimlerin çoğu tavsiye niteliğindedir ancak aynı zamanda bazı temel ilke ve değerleri de içerir. Muhtemelen bazılarını özellikle dizi ve filmlerde duymuşsunuzdur ve bu deyimleri tam olarak anlamanıza rağmen neden anlayamadığınızı merak etmişsinizdir. Çünkü kelime kelime Türkçe’ye çevirmeye çalıştığınız zaman çoğu zaman ortaya anlamsız bir deyim çıkar. Ayrıca ingilizce dersleri seçenekleriniz için Superprof'a göz atabilirsiniz.
İngilizce deyimler, içerdikleri kelimelerin gerçek anlamlarından farklı ve genellikle mecazlı bir anlam taşıyan kalıplaşmış ifadelerdir.
Örneğin, a piece of cake kelime anlamıyla “bir parça kek” olsa da günlük kullanımda “çok kolay” anlamına gelir.
İngilizce Deyimleri Öğrenmenin Önemi
İngilizce deyimleri öğrenmek, özellikle ana dili İngilizce olan kişilerle konuşurken dili daha rahat anlamanızı ve doğal kullanmanızı sağlar. Deyimler çoğu zaman kelimelerin sözlük anlamlarından farklı olduğu için bilinmediklerinde konuşmanın bağlamı kaçırılabilir.
Türkçe ve İngilizcede benzer anlamlara sahip deyimler de bulunur. Bu yazıda en yaygın İngilizce deyimleri, anlamları ve kullanım örnekleriyle inceleyeceğiz.
Dilimin sınırları, dünyamın sınırlarıdır.
Ludwig Wittgenstein
Neden Cümlelerde Deyimler Kullanılır?
Deyimler ancak doğru ve uygun bağlamlarda kullanıldığında etkili bir dil aracı olabilir. Tüm ifadenin ne anlama geldiğini kavramak için tek tek kelimelerin anlamlarına güvenilemeyeceği kabul etmek gerekiyor. Deyimleri incelemek bu yüzden zaman alıcı bir süreç haline geliyor. Deyimler yazılı olarak akademik veya mesleki amaçlarla çok fazla kullanılmasa da zaman zaman bağlam için faydalı olabilir. Ancak daha neşeli bir ortamda deyimler çalışmanıza veya konuşmanıza kişilik katabilir. Deyimleri doğru bağlamlarda kullanmayı öğrenirken bir ingilizce öğretmeni desteğinden yararlanmak, bu süreci daha anlaşılır ve verimli hâle getirebilir.
Günlük hayatta kullanabileceğiniz İngilizce sevgi sözleri de ilginizi çekebilir. İngilizce güzel sözler makalemize göz atabilirsiniz!
Deyimler aynı zamanda alaycılığı veya kelime oyunlarını iletmek için de kullanılabilir. Tıpkı diğer dil özelliklerinde olduğu gibi deyimleri de dikkatli kullanmanız gerekir. Tek sorun, kullandığınız deyime aşina olmayan bir grup insan için bunun anlamsız olması veya hiçbir etkisinin olmamasıdır. Bu nedenle deyimleri kullandığınız hedef kitlenin bunların anlamlarını anladığından her zaman emin olmalısınız. Yani sizin deyimleri bilmeniz yetmiyor; karşı tarafın da bu deyimlere aşina olması gerekiyor.
- Birisi size “It’s raining cats and dogs” derse bu, gökten kedi ve köpek yağdığı anlamına gelmez. Bu İngilizce deyim, yağmurun çok şiddetli yağdığını ifade eder.
- Benzer şekilde, “jump from the frying pan into the fire” deyimi de ortamda bir tava veya ateş bulunduğu anlamına gelmez. Kötü bir durumdan daha kötü bir duruma geçmeyi anlatır.
- Bir diğer ifade ise “the grass is always greener on the other side” deyimidir. Bu ifade, başka insanların içinde bulunduğu durumların veya sahip olduğu şeylerin bizimkinden daha iyi görünebileceğini anlatır.
It’s raining cats and dogs
Kelime anlamı: Kedi ve köpek yağıyor.
Gerçek anlamı: Çok şiddetli yağmur yağıyor.
Deyimler dünyadaki hemen hemen bütün dillerde ve kültürlerde bulunur. İngilizcede de deyimler oldukça sık kullanılır. Bu durum İngilizce öğrenmeyi biraz daha zorlaştırabilir. Çünkü bir cümlenin anlamını bulmak için her zaman kelimelerin sözlük tanımlarına güvenemezsiniz. Deyimleri anlamanın en etkili yollarından biri, onların bağlam içerisinde nasıl kullanıldığını dinlemek ve gözlemlemektir. Birinin anlamadığınız bir deyim kullandığını duyduğunuzda ne demek istediğini sorabilirsiniz. Böylece aynı ifadeyle tekrar karşılaştığınızda onu daha kolay anlayabilirsiniz.
Dil uzmanlarına göre deyimler yalnızca eğlence amacı taşımaz. Aynı zamanda iletişim şeklimizin ve kültürümüzün önemli bir parçasıdır. İlk bakışta ilginç, saçma veya eğlenceli görünebilirler. Ancak deyimler, bir toplumun ortak değerlerini, mizah anlayışını ve olayları ifade etme biçimini yansıtır.
En etkili motivasyon sözleri ilginizi çeker mi?
İngilizce deyimleri en sık nerede duyuyorsunuz?
En Yaygın İngilizce Deyimler ve Anlamları
Deyimlerin tuhaf göründüğünü düşünmüşsünüzdür muhtemelen. Sonuçta neden bu cümleleri oluşturan kelimelerin gerçek anlamlarından farklı anlamlara sahip bu kadar çok kelime öbeği kullanalım ki? Bazı uzmanlar bunun, insanların yalnızca gerçek ve mantıksal bir temele göre hareket etmediğini gösteren güçlü bir kanıt olduğunu öne sürüyor.

İnsanlık tuhaflıkları seviyor diyebiliriz. Bunun yerine dilimiz, olduğumuz karmaşık varlıkları yansıtır. Yalnızca harfi harfine, mantıklı kelimeler ve ifadeler kullanmak yerine, kelime resimleri çizen ve mizahi zihinsel imajlar yaratan ifadeler kullanmayı tercih ediyoruz. Bu şekilde dillerimiz ve iletişimlerimiz daha zengin ve daha sağlam hale gelir; hatta bazılarına göre daha da insani hale gelir! İngilizce güzel sözler söylemek, ingilizce motivasyon sözlerini anlamak, anlamlı ingilizce arkadaşlık sözleri ile ilgili sözler kullanabilmek de bu deyimler sayesinde mümkün.
Günlük Hayatta Kullanılan Deyimler
İşte faydalı olacak bazı İngilizce deyimler ve anlamları:
‘The best of both worlds’ – aynı anda iki farklı fırsattan yararlanabileceğiniz anlamına gelir.
Hannah Montana’nın (Miley Cyrus) “The Best of Both Worlds” şarkısı, deyimin iki farklı hayatın avantajlarını aynı anda yaşama anlamını eğlenceli bir şekilde yansıtır.
‘Speak of the devil’ – az önce bahsettiğiniz kişinin gerçekten o anda ortaya çıktığı anlamına gelir. Türkçe’deki “iti an, çomağı hazırla” tarzında biraz iğneleyici bir söylemdir.
‘Once in a blue moon’ – nadiren gerçekleşen bir olay anlamına gelir. Türkçe’deki “ayda yılda bir” ifadesine benzetebiliriz.
‘When pigs fly’ – bir şeyin asla gerçekleşmeyecek bir zamanda olması anlamına gelir. Yani Türkçe’deki “çıkmaz ayın son çarşambası” deyimiyle aynı anlamı taşıyor.
‘To cost an arm and a leg’ – bir şeyin çok aşırı pahalı olduğu anlamına gelir.
‘Break a leg’- iyi şanslar anlamına gelir (genellikle oyunculara sahneye çıkmadan önce söylenir). “Şeytanın bacağını kırmak” da denebilir.
‘A piece of cake’ – çok kolay bir şey anlamına gelir. Türkçe’deki “çocuk oyuncağı bir iş” demekle aynı denebilir.
‘Let the cat out of the bag’ – yanlışlıkla bir sırrı açığa çıkarmak. Türkçe’de “pot kırmak” anlamına gelir.
‘To feel under the weather’- kendini iyi hissetmemek, modunda olmamak anlamına gelir.
‘To kill two birds with one stone’ – iki sorunu aynı anda çözmek demek. Türkçe’de tamamen aynı karşılığı olan ilginç deyimlerden birisi aslında. Tam olarak “bir taşla iki kuş” anlamına gelir.
‘To cut corners’ – bir şeyi kötü ya da ucuza yapmak. Türkçe’de “ucuza veya kolaya kaçmak” diyebiliriz.
‘To add insult to injury’ – durumu daha da kötüleştirmek anlamına gelir. Türkçe’de “işin tuzu biberi olmak” ya da argoda “tüy dikmek” anlamına gelebilir. Taylor Swift’in Bon Iver ile seslendirdiği “exile” şarkısında geçen “to add insult to injury” ifadesi, zaten kötü olan bir durumu daha da ağırlaştırmak anlamında kullanılır.
‘judging a book by its cover” - birini veya bir şeyi yalnızca dış görünüşüne göre yargılamamak anlamına gelir.
Seyahatte kullanılan İngilizce cümleler için de makelemiz var! Seyahat İngilizcesinin öneminin farkındayız...
‘To hit the nail on the head’ – bir duruma veya soruna neyin yol açtığını tam olarak açıklamak. “Tam üstüne basmak” diyebiliriz Türkçe’de.
‘A blessing in disguise’ – Daha sonra iyi bir şeyin olmasına neden olan bir talihsizlik anlamına gelir.
‘Let someone off the hook’ – Yakalanan birinin cezalandırılmasını önlemek. Türkçe’deki “ipin ucundan almak” deyimiyle aynı anlamı taşır.
‘No pain no gain’ – İstediğiniz bir şey için çok çalışmalısınız anlamına gelir. Acısız kazanç olmaz demenin başka bir şeklidir.
‘Bite the bullet’ - Yapmaktan kaçındığınız hoş olmayan bir şeyi yapmaya karar vermek anlamına gelir.
‘Getting a taste of your own medicine’ – Başkalarına davrandığınız aynı hoş olmayan şekilde size de davranılması anlamına gelir. “kendi acı ilacını tattırmak” da denilebilir.

‘Giving someone the cold shoulder’– Birini görmezden gelmek anlamına gelir. Tam olarak “soğuk davranmak” diyebiliriz.
‘The last straw’ – Birinin nihayet sabrını kaybetmesine yol açmak denebilir. “bardağı taşıran son damla” ile aynı anlamı taşır.
‘The elephant in the room’ – Büyük önemi olduğu aşikar olan ancak açıkça tartışılmayan bir konu veya sorun anlamına gelir.
‘Stealing someones thunder’ – Başka birinin başarılarından pay almak anlamına gelir. “üstüne konmak” anlamına yakın diyebiliriz.
‘Fish out of water’ - Konfor bölgesinin dışına çıkmak ve şaşırmak anlamına gelir. Tıpkı Türkçe’deki “sudan çıkmış balığına dönmek” deyimi gibidir.
Şimdi öğrendiğiniz İngilizce deyimleri ve Türkçe anlamlarını aşağıdaki flashcard’larla hızlıca tekrar edebilirsiniz.
İş Hayatında Sıkça Kullanılan Deyimler
See eye to eye: Bir kişiyle belirli bir konu hakkında aynı görüşü paylaşmak ve ortak düşüncede buluşmak.
Think outside the box: Bir soruna alışılmış yöntemlerin dışına çıkarak yaratıcı, özgün ve yenilikçi çözümler üretmek.
Get the ball rolling: Bir proje, toplantı veya sürecin başlamasını sağlamak ve ilk adımı atmak.
Call it a day: Yapılan işi o gün için sonlandırmak ve çalışmaya daha sonra devam etmeye karar vermek.
Hit the ground running: Yeni bir işe veya projeye vakit kaybetmeden hızlı, hazırlıklı ve etkili biçimde başlamak.
Be on the same page: Bir konu, hedef veya plan hakkında diğer kişilerle aynı anlayış ve beklentiye sahip olmak.
Raise the bar: Bir işte kalite ölçütlerini, başarı seviyesini veya genel beklentileri daha yüksek bir düzeye çıkarmak.
İngilizce özel ders seçenekleriniz ve faydalar için Superprof'a göz atın!
İngilizce Deyimlerin Kullanımı ve Öğrenme Yöntemleri
Deyimleri yalnızca Türkçe karşılıklarıyla ezberlemek yerine, kullanıldıkları bağlamlarla birlikte öğrenmek daha etkili olabilir.
Her yeni deyim için en az bir örnek cümle yazabilirsiniz. Cümlenin kendi hayatınızla ilgili olması, deyimi daha kolay hatırlamanıza yardımcı olur.
İngilizce deyimler, günlük konuşmaları yansıtan dizi ve filmlerde sıkça kullanılır. İngilizce altyazıları açarak duyduğunuz ifadeleri not edin.
Deyimleri para, iş hayatı, duygular, insan ilişkileri veya başarı gibi kategorilere ayırmak öğrenmeyi kolaylaştırabilir.
Yeni öğrendiğiniz deyimleri belirli aralıklarla tekrar edin. Deyimleri konuşmalarınızda kullanmak bilgilerin kalıcı hale gelmesini sağlar.
Keyifli bir öğrenme yolculuğu diliyoruz...
Yapay zekâ ile özetle



















Çok teşekkür devamı lütfen