Japonya'nın dili de kültürü de oldukça ilgi çekicidir. Japoncayı öğrenmeye başladığınızda yalnızca gramer, telaffuz veya kelime bilgisi öğrenmekle kalmayacak aynı zamanda Japonya'nın tarihi, gelenek görenekleri ve dünyada oynadığı rol hakkında da bilgi edineceksiniz.

Peki Batı dünyasından bu kadar uzak, tamamen farklı dil kullanan bir ülke nasıl bu kadar önemli olabilir? Bu soruyu tam anlamıyla cevaplandırabilmek için kültür ve tarihle iç içe geçen Japon dilini konuşmayı öğrenmelisiniz.

Japonca öğrenmeye başlayan her öğrencinin ciddi bir motivasyona ihtiyacı vardır fakat neyse ki Japonca öğrenmenin getirdiği sayısız fayda ve avantajlar öğrenenleri yeterince motive ediyor.

Bu makalenin sonuna geldiğinizde sadece Japonca öğrenmek istemekle kalmayacak ayrıca uluslararası düzende Japonya'nın oynadığı önemli rol hakkında fikir sahibi olacak ve Türkiye Japonya ilişkileri hakkında da bilgi edineceksiniz.

Japonya'nın Ekonomik Geçmişine Kısa bir Bakış

Japonya'nın uzun bir süre boyunca dışarıya açılma ve dünyaya yayılma gibi bir amacı olmadı. 6.yüzyılda başlayan Asuka döneminden itibaren, ülke kendi gelişimine odaklandı ve bu da siyasi yapının gelişmesini, saygı ve nezaketle bezenmiş bir dizi değeri barındıran güçlü bir kültürün oluşmasını sağladı. Dil ise bu tür ilerlemeleri gösteren bir araçtır ve Japon dili bu dönemlerde de oldukça geliştirilmiştir.

Bir sonraki milenyumda Japonya, modern batı dünyasıyla ara sıra ilişki kursa da, Japonya'nın dış politikasını modernize etmeye başladığı Meiji Dönemi'ne (1868-1912) kadar aslında pek bir hareket olmadı.

Bu dönemden sonra Japonya uluslararası toplumlarla daha fazla ilişki kurmaya başladı. Bundan önce kültürel farklılıklar dünya düzenini Doğu Asyalı bir bakış açısıyla karakterize etmişti ve Japonya yavaş yavaş diğer millet ve devletlerin modern bakış açılarıyla tanıştı.

Batılı ülkelerin uzun süren ısrarları, devam eden girişimleri ve Japonya'nın reddettiği takdirde güç uygulanacağı tehditleri sonucunda Japonya ile aralarında ticaret başladı. Japonya o zamanlar Batı teknolojisiyle daha tanışmamıştı ve kendini yabancı bir kuvvetin saldırısından koruyacak durumda değildi.

Batının aksine Osmanlı'nın son dönemlerinde Japonya ile ihracat ve ithalat sıklıkla yapılırdı. Hatta 1873'te Japonya birinci katibi Fukuchi Genichiro İstanbul'a gelmiş, Abdülhamid'i ziyaret etmiş ve dostluk nişanı sunmuştur. Bu nişan bugün Topkapı Müzesi'nde sergilenmektedir. Japon Türk dostluğu da bu zamanlarda başlar.

Tokugawa şogunluğunun devrilmesinden sonra 1868'de Meiji hükümeti kurulduğunda, Japonya'nın batılılaşması gerçek anlamda başlamış oldu.

Japoncayı ister kursta öğrenin ister özel ders alın, her halükarda öğretmenleriniz Japon tarihinden de bahsetmeli. Tabi bu bilgilerin siz 'intermediate' yani orta düzeye ulaştığınızda verilmesi daha sağlıklı olur.

Japonya'nın Modern İlişkileri

20.yüzyılın ilk yarısı Japonya ve Batı dünyası arasında gerilimli bir süreç yaşanıyordu. Japonya'nın yurtdışında yayılması ve saldırganlığı, Japon hava kuvvetlerinin Aralık 1941'de Pearl Harbor'daki ABD Deniz Üssü'ne bombalı saldırısıyla sonuçlandı. Japonya, Birleşik Krallık, ABD, Kanada, Fransa, Hollanda, Avustralya ve Yeni Zelanda'nın batılı güçleri de dahil olmak üzere dünyanın birçok ülkesinden oluşan müttefik kuvvetlerin karşısında yer almıştı.

Bu olay sonrasında ABD Japonya'ya savaş ilan etti ve 4 yıl sonra 1945'te 4 gün arayla biri Hiroşima'ya diğeri Nagasaki'ye olmak üzere iki atom bombası attı.

Ancak İkinci Dünya Savaşı'nın sona ermesinin ardından Japonya uluslararası komiteyle tekrar ilişkiler kurmaya başladı. Soğuk Savaş Güvenlik İttifakı'na katılarak özellikle Batı dünyasına yakınlaşmayı umuyordu.

1990'ların sonlarında Batı ile Japonya'nın ilişkileri epey gelişme gösterdi. İlişkilerindeki sürtüşmenin ana nedeni olan ticaret anlaşmazlıkları, daha az sorunlu hale geldi çünkü bu sıralarda Çin'in ekonomisi hızla güçlendiği için bir tehdit haline gelmeye başlamıştı. Bu sırada, Soğuk Savaş sonrası dönemde güvenlik ittifakı açıkça tehdit edilmese de, Kuzey Kore'nin saldırgan bir haydut devlet olarak ortaya çıkışı ve Çin'in ekonomik ve askeri anlamdaki güçlenmesi, Batı-Japonya ilişkilerini sağlamlaştırmak için yeterli sebepler sunuyordu.

Böylece Japonya, stratejik, politik ve ekonomik olarak  Batılı güçlerin en önemli müttefiklerinden biri haline geldi. İlişkilerin gelişmesinin ardından en büyük değişikliklerden biri de Japonya ile ABD, Kanada, İngiltere ve Avustralya gibi ülkeler arasındaki öğrenci değişim programlarında görüldü. Bu tür değişim programlarıyla öğrenciler farklı kültürlere tanıklık edebiliyor, kendi küçük dünyasından çıkarak daha geniş bir bakış açısı kazanıyor, aynı zamanda yeni bir dil öğrenme fırsatını da yakalamış oluyor.

Öğrenci değişim programlarına katılmanın daha birçok avantajı vardır. Siz de Tokyo'da bir değişim programına katılarak Japonca öğreniminize hız katabilirsiniz.

Japonca Öğrenmenin Avantajları

Bugün dünyanın her yerinde Japon çizgi romanlarına karşı bir sempati olduğu açık. Naruto veya Knights of the Zodiac gibi maceraları okuyup anlayabilmek için illa Japonca konuşmak veya Japonca dersleri almak zorunda değilsiniz çünkü tüm bu çizgi romanlar Türkçeye çevrildiğinden kendi dilinizde de okuyup anlayabilirsiniz.

Elbette Japonların dünyaya katkılarını mangalarla sınırlayamayız ancak bu kitapların gençlere Japonca öğrenme ve Japon kültürü hakkında daha fazla bilgi edinme konusunda ilham verdiği de açıktır. Mangaların yaygınlaşmasıyla Japonca dersleri almak isteyenler, kurslara artan talep ve özel ders öğretmeninden kanji, hiragana, katakana ve rômaji öğrenmek isteyenlerin sayısı hızla arttı.

Japon yemekleri de aynı şekilde dünyanın her yanında oldukça popülerdir ve sayısız restoranda, hatta fat food restoranlarında bile, sushi, sashimi veya ramen gibi Japon yiyecekleri servis edilir.

Japonya'nın varlığını hissettirdiği alanlar genel olarak şunlardır:

  • Çizgi romanlar
  • Bilgisayar oyunları
  • Çizgi filmler (Tsubasa, Pikachu, Şeker Kız Candy, Ay Savaşçıları)

Japon sanatı da (ukiyo, boyamalar ve seramikler) Georgia O'keefe gibi bazı sanatçılar için büyük bir ilham kaynağı oldu.

türk japon vakfı kostümleri
Katıldığınız bir sonraki kostümlü partide Japon kıyafetleri deneme ne dersiniz? |Kaynak: Unsplash

Japonya'ya seyahat etmeden önce biraz Japonca öğrenmenizde fayda var. Ancak kendi ülkenizde de Japonca becerilerinizi kullanabileceğinizden emin olabilirsiniz.

Sultanahmet'te veya Topkapı'da dolaşan onlarca kişilik Japon Turist gruplarını görmeyen bir İstanbullu kalmış mıdır?

Japonlar gezdikleri ülkenin kültürünü keşfetmeyi ve insanlarını tanımayı çok severler.

Japonya ile Türkiye Arasındaki Ekonomik İlişki

Türkiye ve Japonya uzun yıllardır ticaret partnerleridir. Ülkemizin Japonya’ya yönelik ihracatı genellikle gıda ürünleri, maden ürünleri, tekstil ürünleri (daha çok halı, kilim ve ev tekstili), otomotiv ve makina sektörleri bazında yapılmaktadır. Son zamanlarda özellikle demir-çelik ürünleri ithalatında önemli artışlar kaydedilmiştir.

Asya Finans Krizinden kaynaklanan bir ekonomik durgunluk içinde olsa da Japonya, önemli miktarda dış ticaret fazlası vermeyi başaran bir ülkedir ve dünya çapında ekonomisi en güçlü üçüncü devlet olma statüsünü korumaya devam eder.

Türkiye ile Japonya arasındaki ekonomik ve ticari ilişkiler ağırlıklı olarak Japon firmalarının girişimleriyle yürütülür. Japonya, ülkemiz açısından henüz tam değerlendirilmemiş bir ihraç pazarıdır. Ticaretin yanı sıra iki ülke arasında finans ve yatırım alanlarında sık sık işbirliği yapıldığı görülmektedir. Hatta bu nedenle önde gelen Japon uluslararası ticaret firmalarının Türkiye’de temsilcilikleri de bulunur.

Tüm bu veriler göz önüne bulundurulduğunda Japonca öğrenmenin ne denli önemli olduğu da açıktır. Japonca konuşma, yazma ve okuma becerilerinizi geliştirdikten sonra Japonya'da bulunan bir firmaya başvurabilir veya Türkiye'deki Japon firmalarında iki dilli iş arayışına girişebilirsiniz. Türk Japon ilişkileri hakkında daha fazla bilgi için linke tıklayın.

Japonya ile Batı Dünyası Arasındaki Ekonomik İlişki

Genelde her ülke ticaretinin büyük bir kısmını yakınlarındaki komşu ülkelerle yapmayı tercih ederken bu durum Japonya için tam olarak doğru değildir. Çünkü Japonya'nın en çok ticaret yaptığı ilk on beş ülkenin hemen hemen yarısı Asya kıtasında bulunmaz. Bu listede Amerika, Avustralya, Almanya, Britanya, Hollanda ve Meksika da yer alır. Bu da Japonya'nın Batı ülkeleriyle olan sıkı ilişkisini gösterir.

ABD, 1990 yılında ihracatının% 31,5'ini alarak, ithalatının% 22,3'ünü karşılayan ve yurtdışındaki doğrudan yatırımının% 45,9'unu kapsayan Japonya'nın en büyük ekonomik ortağıdır. 2013 itibarıyla ABD, Japon ihracatının% 18'ini alıyor ve ithalatının% 8,5'ini karşılıyor.

Avrupa Birliği için, Japonya ile ticaret uzun yıllardır güçlü olmuştur. Japonya, AB'nin Avrupa dışındaki üçüncü büyük ticaret ortağıdır (ilk ikisi ABD ve Çin).

Hala Japonca dil dersleri almaya ikna olmadınız mı? 

Peki o zaman devam edelim!

 türkiye japonya ilişkileri
Japonya, dünyadaki en hareketli ve eğlenceli şehirlerden biridir. |Kaynak:Pixabay

Japonca öğrenmek sizlere birçok farklı kariyer kapısı aralar. Akıcı bir şekilde konuşmaya başladığınızda dilerseniz Japonya'ya yerleşerek orada çalışabilirsiniz. Aslında birçok kişinin Japonca öğrenmek istemesindeki asıl amacı da iş hayatında bu dili aktif olarak kullanmaktır. Japonya'da iyi bir şirkette işe başvurmadan önce dinleme, okuma ve yazma becerilerinizi geliştirmeli, konuşma dilinde ise ustalaşmalısınız.

Aslına bakılırsa Japonya'da iş bulmak için temel Japonca eğitiminde verilen selamlaşmalardan çok daha fazlasına ihtiyacınız olacak çünkü Japonya'da iş hayatında birçok kültürel öge de günlük hayatta sıklıkla kullanılır.

Japonca En İyi Nerede Öğrenilir

Pek çok dernek iki ülke arasındaki kültürel etkileşimi artırmak için öğrenci değişim programları düzenler. Japonca kelime eğitimi, ücretsiz Japonca dersleri, Japonya tarihi, Japon kültür ögeleri gibi farklı alanları Japon kültür derneklerinde ders alarak öğrenebilirsiniz.

Japonca dersleri alarak yükselen güneşin ülkesinin farklı kültürel alışkanlıklarını yakından tanıma imkanı bulabilirsiniz. İstanbul'da Japonca kursları kolayca bulunabilir. Japon Türk vakfı web sitesini kontrol ederek daha fazla bilgi edinebilirsiniz.

 japon türk sokakları
Japonya'ya seyahat ederek yepyeni bir kültürle tanışabilirsiniz. |Kaynak: Unsplash

Bazı kurslarda veya derneklerde özellikle JLPT sınavına hazırlık kursları sunuyor. Bu sınav ana dili Japonca olmayanların Japonca dil düzeyini ölçmek üzere hazırlanan, her sene temmuz ve aralık aylarında uygulanan resmi bir sınavdır.

Türkiye ve batı dünyası Japonya'nın manga, anime, bilgisayar oyunları gibi kültürel ihracından bolca yararlanmış ve toplumda da oldukça benimsenmiştir. Örneğin çocukluğunda Pikachu izlemeyen yoktur herhalde. Japonca öğrenmeye başladığınızda çocukluğunuzda en sevdiğiniz çizgi filmleri orijinal dilinden izleyerek kendiniz geliştirebilirsiniz.

Japonca öğrenmek için en etkili yöntemlerden biri de dilin konuşulduğu yerde yani Japonya'da bir dil kursuna gitmektir. Japonya'daki dil okullarında kullanılan ana kitaplardan biri Minna no Nihongo'dur.

Türkiye'de zaman zaman Japonya kültür festivallerinden biri olan Matsuri etkinlikleri gerçekleştiriliyor. Mesela 2010 yılında Beyoğlu'nda eğlenceli ve renkli bir festival düzenlendi. Siz de, Japonca bilen biri olarak, böyle bir etkinlikte yer alabilir veya düzenlemesinde rol oynayabilirsiniz.

Japonca öğrenmek için birçok geçerli sebep vardır. Japonya'ya gitmek, orada üniversite okumak veya çalışmak istiyorsanız mutlaka dil öğrenmeye başlamalısınız çünkü İngilizce bilgileriniz orada yeterli olmayacaktır!

Japonca öğretmenine mi ihtiyacınız var?

Makaleyi beğendiniz mi?

5,00/5 - 1 vote(s)
Loading...

Şule

Selam ben Şule! Seyahat etmeyi, keşfetmeyi ve yeni insanlar tanımayı seven, dillerin yapı ve kurallarına büyük ilgi duyan biriyim.