Hristiyanlıktaki gelişmeler, İspanya, Britanya ve Hollanda imparatorluklarının yükselişi ve Yeni Dünya'nın keşfiyle daha çok meşgul oldukları için Avrupalı tarihçiler, 16.yy Avrupa tarihi araştırmalarında genelde Osmanlı İmparatorluğu'nun varlığını göz ardı ederler.

Halbuki Osmanlı, Avrupanın yüzyıllarca topraklar ve çeşitli siyasi sebeplerden ötürü çatışmakta olduğu koskoca bir imparatorluktu. Osmanlı'nın Avrupa'ya yansıyan yüzü; sultanın günlük kıyafetlerle halkın arasında dolaşacak kadar düşmesi, kardeşini keyfi katleden padişahlar veya onlarca eşi olan sultanlar gibi, genelde olumsuz örneklerden ibarettir.

Aslında Osmanlı İmparatorluğu oldukça başarılıydı, astronomi, kimya, tıp gibi farklı ilim dallarına çok önem verilirdi, kültürel zenginliğe sahipti, liberal siyasi kuruluşları vardı ve böylece kültürel mirasını günümüze kadar taşımayı başardı.

Osmanlı İmparatorluğu Ne zaman ve Nerede Kuruldu?

İstanbul 1453 yılında fethedildikten sonra devletin yönetim merkezi buraya taşındı ve sultanlar dört asrı aşkın bir süre burada yaşamaya devam etti. Osmanlı devleti, I.Dünya Savaşı zamanında yıkıldığında (1301 - 1922) altı yüz yıldan fazla ayakta kalmayı başarmıştı.

Osmanlı'nın en güçlü zamanında Avrupa, Orta Doğu ve Kuzey Afrika'ya yayılmış; Mısır, Bulgaristan, Romanya, Yunanistan, Macaristan, Makedonya Filistin, Ürdün, Suriye ve Lübnan'ı yönetmekteydi. Cezayir'in güneyinden Tuna Nehri'ne kadar uzanıyordu. 

Padişahlardan küresel anlamda en çok bilineni, Kanuni Sultan Süleyman, 1520 - 1566 yılları arasında hüküm sürdü. Bu yıllar Osmanlı İmparatorluğunun Altın Çağı olarak bilinir. Devlet ve emrindeki ordular öyle güçlüydü ki İran, Avusturya ve Rusya topraklarını fethetme girişimlerine başlamışlardı.

1571'den sonra, Osmanlı donanması Papa'nın önderliğinde Avrupalı güçler tarafından ele geçirildiğinde Türkler için tarihin akışı değişmeye başladı. Bu olaydan sonra Avrupa'daki etkileri azaldı, her yapılan sefer başarısızlıkla sonuçlandı ve İmparatorluk yüzlerce yıl sürecek bir gerileme dönemine girdi.

Osmanlı İmparatorluğu tarihi kapalı çarşı kurulmuştur.
Osmanlı tarzı süslemeler ve çeşitli gıdalar hala İstanbul'da Kapalı Çarşı'da satılmaya devam ediyor. |Kaynak: Pixabay

Osmanlı Kuruluş Dönemi

I.Osman (Osman Gazi) Osmanlı Hanedanlığı'nın kurucusu ve beyliğin ilk padişahı olan Türk hükümdardır ve yüzyıllarca ayakta kalacak Osmanlı Devleti de adını buradan almıştır.

13.yy'ın ortalarında babası Ertuğrul Gazi'nin Moğol İmparatorluğu'nun baskılarından kurtulmak için beyliğiyle birlikte Anadolu'ya göç ettikleri düşünülüyor. Moğol istilalarından kaçan diğer müslümanların Osman Gazi'ye sığınmasıyla siyasi ve askeri gücü artmıştır.

O zamanlar Anadolu'da bulunan birçok kabileden birine önderlik eden Osman Bey'in başarıları öyle ilerlemişti ki Bizans İmparatorluğu'nun topraklarında bulunan, önceden Konstantiniyye olarak bilinen bugünkü İstanbul'a doğru ilerleyerek kısa sürede Anadolu ve Doğu Roma'nın hakimi durumuna geldi.

Bundan neredeyse yüz elli yıl sonra, 1453'te Osman Bey'in kurduğu İmparatorluk, Fatih Sultan Mehmed Han sayesinde uzun zamandır beklediği Konstantiniyye'ye kavuşacaktı. Şehrin adı İstanbul olarak değiştirildi ve Osmanlı İmparatorluğunun merkezi haline geldi.

Osmanlı yükseliş dönemi Topkapı Sarayı
Topkapı Sarayı uzun yıllar padişahlara ev sahipliği yapmıştır. |Kaynak: Pixabay

Osmanlı İmparatorluğunun Altın Çağı

İstanbul'un ele geçirilmesiyle Osmanlı Devleti, yüzyılı aşkın bir süre boyunca daha da güçlenerek yükselmeye devam etti. Bayezid, I.Selim ve Kanuni Sultan Süleyman'ın emrindeki ordular Suriye, Arap Yarımadası, Filistin ve Mısır'ı fethettiler. Osmanlı yükselme dönemi olarak adlandırılan bu dönemde İmparatorluk en geniş sınırlarına ulaştı.

Bu dönemde Türk İmparatorluğu gittikçe büyümeye devam ediyordu. Fakat Kanuni'den sonra II.Selim tahttayken işler biraz değişmeye başladı. Halk isyanlar çıkarıyordu ve Osmanlılar Avrupa ordularıyla yaptığı savaşlardan yenilgiyle ayrılıyordu. Ve böylece İmparatorluğun gücü zayıflamaya başladı.

Ticaret

Osmanlı'nın Altın Çağı'nda sultanlar İstanbul'un oldukça önemli bir konumda olmasını alım satım ve ticaretini güçlendirmek için etkili bir şekilde kullandı.

İstanbul, doğu ile batı arasında, Avrupa, Afrika ve Asya'yı birbirine bağladığı için her daim ticaret yolları üzerinde stratejik bir konuma sahip olmuştur. Osmanlılar Uzak Doğu'da Çin'le, Avrupa'da İtalya'yla ticaret yapıyordu. Tabi böylece, ipek, boya ve baharat gibi, pahalı mal akışından da yararlanıyordu. Örneğin Osmanlı Yemen'i fethettiğinde, Mısır'ın başkenti Kahire'de satıldığında inanılmaz derecede müreffeh bir şehir haline getiren yerel kahve Türk kontrolü altına alındı.

Kültür

Kanuni dönemi Osmanlı için sanatsal anlamda da en verimli dönemdi. İslami hat sanatı, şiir, resim, müzik ve seramik gibi sanat dallarında inanılmaz gelişmeler oldu. Eğitim merkezlerinde matematik, kimya ve felsefe dersleri veriliyordu. Bugün kullandığımız cerrahi aletlerden birçoğu Osmanlı dönemi çeşitli milletlerden müslüman bilim insanları tarafından icat edilmiştir.

Kanuni zamanında, Titian ve Bellini gibi Avrupalı sanatçılar da İstanbul'da vakit geçirdikten sonra, Mimar Sinan'ın parlak zekası ve muhteşem tasarımlarıyla Orta Doğu'nun çehresini değiştirdiğini dile getirmişlerdir.

Din

Erken modern Avrupa ile Osmanlılar arasında yaşanan düşmanlık ve güvensizliğin sebeplerinden biri de dindi; Türkler Müslüman iken Avrupa koyu Hıristiyandı.

Osmanlı şimdilerde çok dindar bir liberal rejim olarak bilinse de, o zamanlar İslam'ın rolü ile ilgili Avrupa'da dolanan birçok korku hikayesi vardı. İslama dair şüphe uyandırdığı düşünülen Shakespeare'in Othello oyunu gibi birçok edebi ürün propaganda ediliyordu.

Sultan ünvanı İslam'ın koruyucusu olarak sorumlulukları da içerdiği için Kanuni hem dini hem de siyasi bir liderdi. Din ve okuryazarlık eğitimi için birçok eğitim merkezi kurdu. Hristiyan Avrupa'nın çoğunun aksine, Yahudiler Osmanlı'da önemli bir yer tutuyordu ve devamlı İstanbul'a gelmeleri teşvik ediliyordu.

Osmanlı'nın Yönetim Tarzı

Osmanlı Devleti'nin bu kadar uzun süre nasıl ayakta kaldığını ve tek hanedanlıkla neredeyse yedi yüzyıl hüküm sürdüklerini anlayabilmek için hükümet ve yönetim tekniklerine bakmak gerekir.

Osmanlı devleti merkezi güçlü tutma ve istikrarlı olma özellikleriyle bilinir. Osmanlı'da hiçbir zaman iki sultanın tahtı paylaşmasına izin verilmemiş bu nedenle kardeşler arasında taht kavgaları yaşanmıştır.

Osmanlı hakkında bilinen efsanelerden biri de sultanın çalışanları denetlemek ve halkın durumunu görmek için kılık değiştirip şehrin sokaklarında dolaşmasıydı. Sultanın çevresinde devamlı bilgili devlet adamları olur  ve onlara her türlü konuda akıl danışırdı. Yine de  son sözü elbette padişah söylerdi.

Mutlak monarşinin merkezi gücünün yanı sıra, Osmanlılar inanılmaz derecede güçlü bir ordu ile iktidarı korudular ve yeni topraklar fethederek genişleyebildiler. Kara ve denizdeki komutanların becerisi ve bilgisi sayesinde Osmanlı orduları düşmanlarına korku salıyordu.

Osmanlı İmparatorluğunun Çöküşü

Her muhteşem imparatorluk gibi Osmanlı da bir zaman sonra gücünü yitirmeye başladı. Fakat ilginç olan bu sürecin yüzyıllarca sürmesiydi.

İnebahtı Deniz Muharebesi

1571 yılında Osmanlı Devleti ile Haçlı donanmaları arasında yapılan bu deniz muharebesinde Osmanlı donanması büyük hasar görmüştür ve bu muharebe Osmanlı Devleti'nin yükselme dönemindeki en büyük deniz mağlubiyeti olarak bilinir. II.Selim döneminde yapılan bu savaştan sonra dünya, Osmanlı donanmasının aslında yenilmez olmadığını anladı.

Bu savaşta kırk bin askerle birlikte birçok önemli deniz subayı kaybedildi ve iki yüze yakın gemi bertaraf edildi. Bu savaş, Türklerin Akdeniz üzerindeki hakimiyetini zayıfladığının en büyük göstergesiydi. 

Osmanlı kuruşuş dönemi Istanbul manzarası
Osmanlı İmparatorluğu'nun yönetim merkezi İstanbul'du. |Kaynak: Unsplash

II.Viyana Kuşatması

Tarihçilerin Osmanlı gerileme dönemi başlattığını düşündüğü bu savaşın ardından 17.yy Osmanlı için askeri yenilgiler ve toprak kayıplarıyla geçti. Bunlardan en büyük yara açan yenilgi muhtemelen başarısız olan Viyana Kuşatması idi. 

Bu aslında Osmanlı ordularının Viyana’yı ikinci kuşatmasıydı (ilki 1529) ve Osmanlı’nın Avrupa’da daha fazla toprak fethetme girişimlerini temelli olarak durdurdu. Bu savaş sonucunda Osmanlı'nın gerileme dönemine girdiği kabul edilir.

Osmanlı'nın Yıkılmasına  Sebep Olan Diğer Etmenler

Askeri yenilgiler bir yana, Osmanlı İmparatorluğu'nun gerilemesine sebep olacak başka nedenler de vardı.

  • Avrupa'nın Yeni Dünya üzerinde kurduğu hakimiyet sayesinde Osmanlı'nın kontrolünde olan ticaret yollarına artık ihtiyacı kalmamış bu nedenle Osmanlı'yla ilişkileri zayıflamıştı.
  • Osmanlı'nın serbest ticaret politikası, aslında hiçbir kaynağın İmparatorluk içinde üretilmediği anlamına geliyordu. İmparatorluğun genel stratejisi 'kısa vadecilik' olarak tanımlanabilir; bu da demek oluyor ki Osmanlı Devleti uzun vadede işe yarayacak yatırımlar yapmak yerine fethedilen yerde ne zenginlik varsa onlar kullanılır ve yola devam edilirdi.
  • İmparatorluğun yönetimi altında olan tüm bölgelerdeki halk ayaklanmaları ve iç isyanlar, merkezi siyasi otoriteyi iyice zayıflattı. Bu durum on altıncı ve on yedinci yüzyıllarda da aynı şekilde devam etti.
  • İmparatorluk uzunca bir süre direnmesine rağmen I.Dünya Savaşının ardından tarih sayfalarına veda etti.

Osmanlı'nın dağılmasıyla İngiliz ve Fransız hükümetleri dahil birçok ülke bir araya gelerek Osmanlı topraklarını aralarında bölüştükleri bir anlaşma yaptılar. Fakat varını yoğunu ortaya koyarak Milli Mücadele başlatan Türk halkı düşmanı yurttan atmayı başardı.

Artık Osmanlı İmparatorluğu tarihi hakkında epey bir bilgiye sahipsiniz. Dünya üzerinde gelmiş geçmiş en güçlü imparatorluklar hakkında veya özellikle Britanya İmparatorluğu,  Rus İmparatorluğu, Çing İmparatorluğu hakkında bilgi almak istiyorsanız ilgili yazılarımıza mutlaka göz atın!

Tarih öğretmenine mi ihtiyacınız var?

Makaleyi beğendiniz mi?

4,00/5 - 4 vote(s)
Loading...

Şule

Selam ben Şule! Seyahat etmeyi, keşfetmeyi ve yeni insanlar tanımayı seven, dillerin yapı ve kurallarına büyük ilgi duyan biriyim.