İngiliz edebiyatı, Orta Çağ'dan günümüze kadar çeşitli dönemleri kapsıyor. William Shakespeare, Geoffrey Chaucer, Jane Austen, Charles Dickens, Virginia Woolf, T.S. Eliot, William Wordsworth ve John Keats gibi birçok ismin edebiyat üzerinde büyük bir etkisi var. İngiliz edebiyatı, İngiliz kültürü ve dilinin tarihi açısından önemli olduğu gibi bize de o dönemlerdeki yaşantılar ve şartlar hakkında bilgi verir.
Bu yazımızda İngiliz edebiyatı yazarları deyince akla ilk gelen isimlerden birinden, William Shakespeare'den bahsedeceğiz.
İngiliz yazar, şair ve oyuncu olarak tanınan William Shakespeare, 26 Nisan 1564'te İngiltere'nin Stratford-upon-Avon kasabasında doğdu. Babası John Shakespeare bir deri tüccarı ve belediye meclis üyesiydi. Annesi Mary Arden ise varlıklı toprak sahibi bir çiftçinin kızıydı. Gerçek doğum günü bilinmiyor ama doğum günü geleneksel olarak 23 Nisan kabul ediliyor. Çünkü Stratford-upon-Avon'da bulunan kilise kayıtlarına göre Shakespeare 26 Nisan 1564 tarihinde vaftiz edilmişti. O dönemlerde çocuk doğduktan en az 48 saat sonra vaftiz edilirdi. Bu nedenle doğum tarihi tahmini olarak 23 Nisan 1564 olarak kabul ediliyor.
Shakespeare, Stratford Grammar School'da eğitim gördü. 18 yaşında evlendi, Londra'da bir oyuncu ve yazar olarak kariyerine devam etti ve dünya edebiyatının en büyük isimleri arasında yer aldı.

Edebiyat dünyasının en önemli figürlerinden biri olan Shakespeare'in eserleri hâlâ dünya çapında büyük ilgi görüyor ve popülerliğini koruyor. Şimdi biz daha az popüler bilgilere değinelim.
Shakespeare ile İlgili Bilgiler
Shakespeare'in hayatı boyunca sadece bir imzası vardı. Bu imza bir hukuk belgesinde yer alıyor. Kendisi iş dünyasında da başarılı bir adamdı. Bir tiyatro şirketi vardı ve ünlü Globe Tiyatrosu bu şirketin bünyesindeydi. Oyunlarının gelirlerini de bu şirket aracılığıyla elde etmişti.
Shakespeare'in hayatında gizemli dönemler de oldu. Bu yıllara "kayıp yılları" deniyor. Bu dönem, yaklaşık olarak 1585 ile 1592 yılları arasındaki zaman dilimini kapsıyor. Bu süreçte neler yaptığına dair pek bir bilgi yok. Bazı tarihçiler, bu dönemde Londra'da sahne sanatlarına ilgi duyduğunu ve tiyatro kariyerine odaklandığını düşünüyor. Bazılarıysa bu dönemde İngiltere dışında seyahat etmiş olabileceğini veya bir hukuk firmasında çalışmış olabileceğini düşünüyor. Ama dediğimiz gibi bu dönem hakkında kesin bir bilgi yok. Shakespeare'in hayatındaki gizemli bir dönem olmaya devam ediyor.
online ingilizce eğitimi ihtiyaçlarınız için likle tıklayabilirsiniz.
Shakespeare, oyunlarında çok sayıda kelime icat etti. Üstelik var olan kelimelerin anlamlarını da değiştirdi. Bazıları günümüzde hâl yaygın olarak kullanılıyor. Şöyle birkaç örnek verelim:
- "Eyeball" - bir şeyi dikkatle incelemek
- "Bedazzled" - büyülenmiş veya büyülenmiş hissetmek
- "Gossip" - çene çalmak veya dedikodu yapmak
- "Lackluster" - sönük veya cansız
- "Moonbeam" - ay ışığından yansıyan bir ışık hüzmesi
- "Swagger" - kendine güvenli bir şekilde yürümek veya davranmak
- "Uncomfortable" - rahatsız veya sıkıntılı hissetmek
- "Puking" - kusmak veya kusmak
- "Assassination" - öldürme planı veya cinayet
- "Zany" - delice davranan kişi
- "Gloomy" - kasvetli
- "Worthless" - değersiz
- "Bandit" - haydut
- "Critic" - eleştirmen
Tabii ki Shakespeare'in icat ettiği kelimeler bunlarla bitmiyor. Bazı kaynaklara göre Shakespeare'in yazdığı oyunlar ve şiirlerde yaklaşık 17.000'den fazla kelime var. Ama kesin bir sayı vermek elbette pek mümkün değil. Shakespeare, kelime haznesini genişletmek için farklı dillerden kelime ve deyimleri kullanıyordu. Böylece İngilizce diline birçok yeni kelime kazandırdı. Geniş kelime haznesi ve dildeki ustalığı, günümüzde hâlâ çoğu dilbilimciyi kendisine hayran bırakır. Onu daha iyi anlayabilmek adına ingilizce ders seçenekleriniz için Superprof'a göz atabilirsiniz.
Shakespeare'in İngilizce diline katkısının dilin zenginleşmesi ve gelişmesinde çok büyük bir önem taşıdığını şimdi anlamışsınızdır. İngilizce diline yeni kelimeler kattı, yeni anlamlar verdi. Kelime oyunları ve imâlar kullanarak İngilizce diline yenilikçi bir yaklaşım getirdi. Dile bambaşka bir açıdan bakılmasını sağladı. Oyunlarında kullandığı dille birlikte İngilizce daha renkli ve canlı bir dil hâline geldi. Tüm bu sebeplerden dolayı Shakespeare'in eserleri İngilizce dilinin gelişiminde önemli bir kilometre taşı olarak görülür. Kendisinin İngilizce diline katkısı, İngilizce'nin dünya çapında birinci dil olarak kullanılmasında önemli bir rol oynadı.
Oscar Wilde'ı da daha yakından tanımak için linkteki makalemizi kaçırmayın!
Shakespeare'in İngilizce Diline Katkıları
Az önce de bahsettiğimiz gibi Shakespeare, İngilizce diline birçok kelime ekledi. Bazıları her ne kadar çok eskide kalmış olsa da birçoğu günümüzde hâlâ kullanılıyor.

Shakespeare, İngilizce dilindeki cümle yapısını, kelime sırasını ve gramer kurallarını değiştirdi ve eserlerinde yenilikçi bir yaklaşım sergiledi. Böylece İngilizce dilini zenginleştirdi.
Günümüzde hâlâ kullanılan birçok kalıbı da İngilizce diline Shakespeare kazandırdı.
Mesela şu sözü illaki duymuşsunuzdur: "to be or not to be". Yani "olmak ya da olmamak"!
Diğer kalıplara birkaç örnek daha verecek olursak: "fair play", "break the ice", "green-eyed monster", "star-crossed lovers", "heart of gold"…
Biraz da Jane Austen'in eserlerini öğrenmeye ne dersiniz?
Hamlet'te Ne Gibi Konular İşleniyor?
Hamlet'in olay örgüsü çok karmaşık olsa da hâlâ birçok izleyicinin ve okuyucunun ilgisini çekiyor.
Danimarka Kralı öldükten sonra Danimarka prensi Hamlet'in babasının hayaletini görüyor. İşte olaylar böyle başlıyor. Hayalet, Kral Claudius'un babasını zehirleyerek öldürdüğünü söylüyor. Hamlet'in intikam alması gerektiğinden bahsediyor. Hamlet de bunu gerçekleştirmek için bir plan yapıyor.
Hamlet, Kral Claudius'un kızkardeşi Ophelia'ya âşık olsa da Claudius'un intikam planlarına odaklanması gerekiyor. Bu nedenle bu konuda bir şey yapmamaya karar veriyor. Daha sonra Ophelia'ya karşı hislerini dile getirmek için sahne alıyor ama Ophelia'nın babası bunu duyuyor. Tüm bu olaylar Ophelia'nın aklını kaybetmesine neden oluyor.
Hamlet'in intikam planları devam ederken Kral Claudius da bir plan hazırlıyor ve Hamlet'i öldürtmeye çalışıyor. Ama bu plan başarısız oluyor ve Hamlet Claudius'u öldürüyor.
Spoiler uyarısı koymayalım çünkü bunu duymuşsunuzdur: Oyunun sonunda herkes ölüyor! Oyunun trajik sonunda Hamlet, Kral Claudius, Ophelia, Polonius ve Laertes gibi karakterler ölüyor.
George Orwell'ın yarattığı karakterler hakkında da bilgi edinmek için linkteki makalemizi okuyun!

Hamlet'te insan psikolojisi, intikam, ahlaki değerler ve siyasi entrikalar gibi konular işleniyor. Karakterlerin iç dünyalarına detaylıca yer veriliyor ve monologlar sık sık karşımıza çıkıyor.
Şimdi karakterlerin ne gibi temaları simgelediğine bir bakalım.
- Hamlet: İç çatışmaları ve monologlarıyla insan psikolojisindeki karmaşıklığın simgesi diyebiliriz. İntikam alma arzusu, yaşadığı ailevi sorunlar ve duygusal karmaşalarda insan zihnindeki karışıklıkların bir yansımasını görüyoruz. İntikam arzusuyla dolu olan Hamlet, babasının ölümü ve annesinin yeniden evlenmesiyle ilgili karmaşık duygularla mücadele ediyor. Aşkının peşinden gitmeye karar verdiğindeyse onu hiç beklenmedik bir son karşılıyor.
- Kral Claudius: Güçlü liderlik özellikleriyle öne çıkan Kral Claudius, iktidar ve zenginlik için her şeyi yapmaya hazır bir karakter. Yani kendisinde insanların güç hırsı ve bencilliklerinin örneklerini görebiliyoruz. Hamlet'in üvey babası ve babasının katili olan Kral, Hamlet'in intikam planlarına ve hain niyetlerine karşı kurnazca entrikalarıyla karşımıza çıkıyor.
- Ophelia: Polonius'un kızı. Hamlet'in de aşkı. Claudius ve Polonius'un kurduğu tuzağa yakalanıyor ve sonunda aklını kaybediyor. Oyundaki en trajik karakterlerden biri. Erkek egemen toplumun kurbanı da diyebiliriz. Kadınların erkekler tarafından kontrol edilmesinin ve sömürülmesinin örneklerini bu karakterde görebiliyoruz.
- Polonius: Kralın baş danışmanı olan Polonius, manipülatif bir karakter olarak karşımıza çıkıyor. Etrafı gizlice dinleyerek öğrendiği bilgileri kendi çıkarları için kullanıyor. Siyasi kariyerini de bu çıkarlara alet ediyor. İktidar için her şeyi yapmaya hazır bir adam olarak görülse de asıl düşündüğü kendisi. Bencilliğin bir simgesi diyebiliriz. Claudius'un emirlerini yerine getirmek için çıkarlarını öne sürüyor ve bunun sonucunda trajik bir şekilde ölüyor. Bu da güç hırsının insanları hangi noktalara kadar götürebileceğine dair bir uyarı niteliğinde olabilir.
Görebileceğiniz gibi Hamlet'teki karakterler, insan doğasının farklı yönlerini ve o dönemin toplumsal yapılarını temsil eden çok boyutlu kişiler. Her karakterin kendi güçlü ve zayıf yönleri, hevesleri, motivasyonları ve arzuları var. Oyunda bu faktörlerin nasıl trajediye ve çatışmaya yol açabileceğini görüyoruz.
Charles Dickens'ı da daha iyi tanımaya ne dersiniz?
Shakespeare'in En Ünlü Eserleri
Shakespeare'in edebiyata kattığı birçok başarılı eser var. Kısaca birkaç tanesine yer verelim.
Hamlet: Az önce incelediğimiz Hamlet eseri, Shakespeare'in en ünlü oyunlarından biri olmakla birlikte dünya edebiyatının en önemli yapıtlarından biri olarak kabul edilir. Hamlet'teki içsel çatışmalar, monologlar, ahlaki ve etik sorular ve intikam temaları bu oyunun vazgeçilmez ögelerinden.
Romeo ve Juliet: Shakespeare'in en popüler trajedilerinden biri ve dünya edebiyatında aşkın gücüne dair birçok klişenin yolunu açtı. İki genç sevgilinin aileleri arasındaki düşmanlığa rağmen birbirlerine olan güçlü aşklarını anlatır.
Macbeth: Shakespeare'in en karanlık eserlerinden biri olan Macbeth, insanın hırslarının neden olabileceği trajediyi anlatır. Macbeth ve Lady Macbeth'in ihtirasları ve sonrasında çektikleri vicdan azabı, bu oyunu oluşturan en önemli temalardan sayılır.
Othello: Shakespeare'in en çarpıcı oyunlarından biri olan Othello ise cinsiyet, ırk ve ihanet gibi konuları ele alır. Othello'nun kıskançlığı ve Iago'nun onu manipüle etmesi sonucunda trajik bir sona şahit oluyoruz.
Shakespeare'in eserleri sadece İngilizce değil, dünya çapında birçok dilde yayınlandı ve sahnelendi. Bu diller arasında Türkçe, Almanca, Fransızca, İspanyolca, İtalyanca, Japonca ve Çince gibi diller bulunuyor. Ne kadar eski olsa da etkisini yüzyıllarda kaybetmeyecek gibi görünüyor.
Günümüzde her ne kadar hak ettiği saygıyı görse de Shakespeare'in oyunları döneminde bazı insanlar tarafından ahlaksız ve yanlış olarak görülüyordu. Bu nedenle de oyunları birçok kez yasaklandı ve bazıları ceza aldı. Shakespeare'in yaşamının son dönemlerinde kendisini birçok kişi unutmuş ve takdir etmemişti. Ama 18. yüzyılda eserleri yeniden keşfedildi ve bugün hâlâ dünya çapında büyük bir takipçi kitlesine sahip!
Yapay zekâ ile özetle









