Kodlama becerilerinin gerçekten hangi seviyede olduğunu hiç düşündün mü? Başkalarıyla kıyaslandığında nerede duruyorsun? Henüz yolun başında mısın, yoksa artık ileri seviye konulara rahatça giren bir geliştirici mi oldun?
İster yeni başlayan biri ol ister yıllardır yazılım geliştiren deneyimli bir developer… Seviyeni net şekilde görmek her zaman işe yarar. Çünkü bazen olduğumuz noktayı tam olarak fark edemeyiz. Güçlü yanlarımızı abartırız ya da eksiklerimizi gözümüzde büyütürüz.
Tam da bu yüzden kapsamlı bir yazılım testi hazırladık. Bu interaktif kodlama testi, farklı programlama dilleri ve temel yazılım kavramları üzerindeki yetkinliğini ölçmene yardımcı olacak. Sadece teorik bilgi değil, mantık yürütme ve problem çözme yaklaşımın da bu testte ortaya çıkacak.
Hazırsan sorulara dal. Sonuçlar sadece “hangi seviyedesin?” sorusuna cevap vermekle kalmayacak; aynı zamanda bir üst seviyeye çıkmak için hangi alanlara odaklanman gerektiğini de gösterecek.
Belki de düşündüğünden daha iyisindir. Ya da gelişim için tam doğru yerdesindir.
Quiz
Quiz :Programlama Dilleri
Programlama dilleri, yazılım geliştirmenin temelini oluşturur. Her dilin bir amacı vardır ve her biri farklı ihtiyaçlara göre ortaya çıkmıştır. Bu yüzden “en iyi dil hangisi?” sorusundan çok, “Ben ne yapmak istiyorum?” sorusu daha anlamlıdır.
Genel olarak programlama dillerini iki ana gruba ayırabiliriz: düşük seviyeli ve yüksek seviyeli diller.
Düşük seviyeli diller örneğin Assembly ve makine dili donanıma oldukça yakındır. Bu dillerle çalışırken bilgisayarın nasıl düşündüğünü neredeyse birebir hissedersin. Soyutlama az olduğu için sistem kaynakları üzerinde daha fazla kontrol sağlarsın. Bu da yüksek performans gerektiren durumlarda büyük avantaj sağlar. Özellikle işletim sistemleri, gömülü sistemler ya da donanımla doğrudan etkileşim gereken projelerde bu diller tercih edilir.
Tabii bu diller daha fazla dikkat ve teknik bilgi ister. Her şey sana bağlıdır; bu yüzden öğrenme eğrisi biraz daha diktir. Ama karşılığında sistemin nasıl çalıştığını gerçekten anlarsın.
İşte bu tür detaylar, hazırladığımız yazılım testi içinde de karşına çıkabilir. Çünkü bir programlama seviyesini ölçerken sadece “kod yazabiliyor musun?” sorusu yetmez. Aynı zamanda bir dilin neden var olduğunu, hangi problem için kullanıldığını ve nerede güçlü olduğunu da bilmek gerekir.
| Kategori | Programlama Dili | Açıklama | Kullanım Alanları |
|---|---|---|---|
| Düşük Seviye | Assembly | Donanımdan minimum soyutlama sağlar; yüksek performans ve sistem kaynakları üzerinde doğrudan kontrol sunar. | Sistem programlama, donanım üzerinde doğrudan işlem yapma |
| Düşük Seviye | Makine Dili | Bilgisayarın CPU’su tarafından doğrudan çalıştırılan en temel programlama dilidir. | Sistem programlama, donanım manipülasyonu |
| Yüksek Seviye | Python | Basit ve okunabilir sözdizimiyle bilinir; yeni başlayanlar ve hızlı geliştirme için idealdir. | Web geliştirme, veri analizi, yapay zekâ, otomasyon |
| Yüksek Seviye | Java | Java Virtual Machine (JVM) üzerinde çalışır; platform bağımsız uygulamalar geliştirmek için yaygın olarak kullanılır. | Kurumsal uygulamalar, mobil uygulamalar, web uygulamaları |
| Yüksek Seviye | JavaScript | Web geliştirme için temel dillerden biridir; etkileşimli ve dinamik kullanıcı deneyimleri sağlar. | Web geliştirme, front-end ve back-end geliştirme |
Programlama Seviyeni Nasıl Geliştirebilirsin?
Programlama seviyeni geliştirmek aslında sandığın kadar karmaşık değil ama sabır istiyor. Düzenli pratik yapman, öğrenmeye devam etmen ve kendini farklı kodlama problemleriyle zorlaman gerekiyor. Bu iş bir gecede olmuyor. Ama doğru şekilde ilerlersen birkaç ay içinde bile ciddi fark yarattığını görmeye başlıyorsun.
Önce kendine şunu sor: “Ben ne yapmak istiyorum?”
Web sitesi mi geliştirmek istiyorsun? Oyun mu yazmak istiyorsun? Veri bilimi mi ilgini çekiyor? Net bir hedef koymadan ilerlemek biraz karanlıkta yürümek gibi oluyor. Hedefin belli olunca yol da netleşiyor.
Mesela web tarafı ilgini çekiyorsa JavaScript veya Python iyi bir başlangıç olabilir. Daha sistemsel, donanıma yakın işler yapmak istiyorsan C gibi dillere yönelmek mantıklı. Önemli olan her şeye aynı anda dalmak değil; bilinçli ve odaklı ilerlemek.
Bir de şu var: Küçük projeler inanılmaz işe yarıyor. Basit bir not uygulaması, mini bir blog sitesi ya da küçük bir oyun… Bunlar seni düşündüğünden daha fazla geliştiriyor. Açık kaynak projelere bakmak da ufkunu açıyor. Başkalarının kod yazma biçimini görmek bile başlı başına bir öğrenme yöntemi.
Arada bir bir kodlama testi çözmek ya da kapsamlı bir yazılım testi ile seviyeni ölçmek de güzel bir kontrol noktası oluyor. Nerede olduğunu görmek motive ediyor. Eksiklerini fark etmek de aslında kötü değil; tam tersine gelişimin başlangıcı.
Ve en önemlisi: Programlama gerçekten bir kas gibi. Yazdıkça güçleniyor, bıraktıkça zayıflıyor.
Pratik yapmak işin en kritik kısmı. Sadece okuyarak ya da video izleyerek programlama öğrenilmiyor; kod yazmak gerekiyor. Bu yüzden online kaynakları aktif kullanmak çok önemli. Codecademy gibi interaktif platformlarda mini dersler alabilir, LeetCode’da algoritma soruları çözerek kendini zorlayabilir ya da GitHub’daki açık kaynak projelere göz atarak gerçek dünyada kodun nasıl yazıldığını görebilirsin.
Küçük projeler üretmek sandığından çok daha etkili. Basit bir yapılacaklar listesi uygulaması bile sana mantık kurma, hata ayıklama ve kod düzeni konusunda ciddi katkı sağlar. Düzenli pratik yaptıkça özgüvenin de artar. Bir süre sonra “Ben gerçekten gelişiyorum” demeye başlarsın.
Eğer tek başına ilerlerken zorlanıyorsan ya da kafana takılan konuları birine sormak istiyorsan, birebir destek almak süreci çok hızlandırabiliyor. Superprof üzerinden deneyimli eğitmenlerle çalışmak, özellikle takıldığın noktalarda seni ileri taşıyabilir. Birebir derslerin en güzel tarafı şu: Sana göre anlatılıyor. Eksik olduğun yere odaklanılıyor. Anlamadığında tekrar ediliyor.
Bazen küçük bir yönlendirme, haftalarca takıldığın bir konuyu bir saatte çözmeni sağlayabiliyor.
Yapay zekâ ile özetle









