Anlamsal anlatım bozuklukları, dil bilgisi açısından kusursuz görünen bir cümlenin anlamını bozan ya da anlaşılmasını güçleştiren hatalardır. Sözcükler doğru dizilmiş olabilir. Sorun, sözcüklerin birbirleriyle ya da gerçek hayatla uyuşmamasıdır.
Anlatım bozuklukları 7. sınıf Türkçe dersinde ilk kez karşınıza çıkar, lisede ve sınavlarda yeniden devreye girer. Aşağıda altı türü sırayla bulacaksınız: gereksiz sözcük kullanımı, anlamca çelişen sözcüklerin kullanılması, sözcüğün yanlış anlamda ve yanlış yerde kullanılması, atasözü ve deyimlerin yanlış anlamda kullanılması, anlam belirsizliği ve anlam karışıklığı, sıralama ve mantık yanlışlığı. Tüm türlere genel bir bakış için anlatım bozukluğu türleri ve örnekleri yazımıza göz atabilirsiniz.
Özetle
- Anlamsal anlatım bozuklukları, dil bilgisi doğru olsa bile anlamı bozar.
- Anlatım bozuklukları 7. sınıf düzeyinde en çok gereksiz sözcük kullanımı ve çelişen sözcüklerle sorulur.
- Yanlış anlamlı sözcükler, bozulmuş deyimler ve belirsiz zamirler de bozukluk yaratır.
- İki adımlı kontrol (aşağıda) soruların çoğunu çözer.
Gereksiz Sözcük Kullanımı
Türkçede cümleler gereksiz sözcüklerden uzak, en sade biçimde kurulmalıdır. Bu yalınlığa duruluk ilkesi denir. Gereksiz sözcük kullanımı bu ilkeye aykırıdır ve anlamsal anlatım bozuklukları arasında en sık görülenlerden biridir. Bir sözcük çıkarıldığında anlamda daralma ya da eksiklik olmuyorsa o sözcük gereksizdir. Bunun iki nedeni vardır:
- Eş anlamlı sözcüklerin cümle içinde birlikte kullanılması
- Sözcüğün anlamının başka bir sözcükte ya da ekte zaten bulunması

Örnekler
- Yanındaki arkadaşına alçak sesle bir şeyler fısıldadı. → “alçak sesle” çıkmalı, çünkü fısıldamak zaten alçak sesle yapılır.
- Daha bu ödevi henüz bitiremedim. → “daha” ve “henüz” eş anlamlı, biri çıkmalı.
- Dersin sonuna kadar karşılıklı olarak arkadaşıyla gülüştü. → “karşılıklı” çıkmalı, çünkü gülüşmek işteş bir fiildir ve zaten karşılıklı yapılır.
- Bu olay hakkında herkesin görüş ve fikirleri alınmalı. → “görüş” ve “fikir” aynı anlama gelir, biri kalmalı.
- Acemi olan öğrenciye anlayışlı davranmalısınız. → “olan” cümleye hiçbir şey katmıyor.
- Öğrenciler sınıfa yeniden tekrar girdi. → “yeniden” ve “tekrar” eş anlamlı, biri çıkmalı.
- Kardeşim odaya içeri girdi. → “içeri” çıkmalı, çünkü girmek zaten içeri doğru olan harekettir.
- Genç delikanlı sınava girdi. → “genç” çıkmalı, çünkü delikanlı zaten gençtir.
- Tahminen yaklaşık elli kişi geldi. → “tahminen” ve “yaklaşık” aynı şeyi söyler, biri yeter.
- Bu konuyu daha ayrıntılı detaylı anlatacağım. → “ayrıntılı” ve “detaylı” eş anlamlı, biri kalmalı.
Anlamca Çelişen Sözcüklerin Kullanılması
İyi bir cümle, anlatmak istediği düşünceyi tam ve hatasız yansıtır; okuyanın kafasında karışıklık bırakmaz. Anlamca çelişen sözcüklerin kullanılması bu dengeyi bozar. Genellikle kesinlik bildiren bir sözcükten sonra ihtimal bildiren bir sözcük ya da ek gelir.
Örnekler
- Bu hafta kesinlikle yağmur yağabilir. → “kesinlikle” kesinlik, fiildeki olasılık eki ise ihtimal bildirir; yağmurun kesin mi olası mı olduğu belli olmaz.
- Tam yirmi yıl önce kadar firmasının batması sonrasında depresyona girmişti. → “tam” kesinlik, “kadar” yaklaşıklık bildirir.
- Eminim bunu gördükten sonra, galiba çok kızacak. → “eminim” kesinlik, “galiba” olasılık bildirir.
- Muhtemelen yarın mutlaka size uğrayacağım. → “muhtemelen” ihtimal, “mutlaka” kesinlik bildirir.
- Hiç kuşkusuz herhalde haklısın. → “hiç kuşkusuz” kesinlik, “herhalde” olasılık bildirir.
Sözcüğün Yanlış Anlamda Kullanılması
Bir sözcük anlamına uygun kullanılmazsa anlatım bozukluğu doğar. Bunu önlemenin yolu sözcük anlamlarını iyi bilmektir. Bu, öğrencileri en çok zorlayan konulardan biridir.
- Ailesinin yardımlarına karşın onlara minnet duymamıştı. → “karşın” yanlış; “karşılık” olmalı.
- Senaristin kendine özgün düşünceleri filmlerine yansımıştı. → “özgün” yanlış; “özgü” olmalı.

Sık Karıştırılan Sözcükler
Sınavlarda en sık karşınıza çıkan sözcük çiftleri bunlardır.
| Sözcük | Karıştırıldığı sözcük |
|---|---|
| yaşam (genel hayat) | yaşantı (kişinin yaşadıkları) |
| çözülmek (bağı gevşemek) | çözünmek (sıvıda dağılmak) |
| deyim (kalıp söz) | deyiş (söyleyiş biçimi) |
| direk (dikey destek) | direkt (doğrudan) |
| yakın | yaklaşık (tahmini) |
| duygu (his) | duyu (görme, işitme gibi algı) |
| çatışma (karşıt güçlerin savaşı) | çakışma (aynı zamana denk gelme) |
| hazine (define, devlet kasası) | hazne (biriktirme yeri) |
| ilişkin (konusunda) | ilgili (bağlantılı) |
| etken (neden olan) | etkin (faal) |
| fiyat (mal bedeli) | ücret (emek karşılığı) |
| lâik (din işlerinden bağımsız) | lâyık (değer) |
| nüfus (halk sayısı) | nüfuz (içine işleme, etki) |
| maiyet (emri altındakiler) | mahiyet (nitelik) |
| asgari (en az) | askeri (orduya ait) |
| adet (sayı) | âdet (gelenek) |
| çekimser (karar vermeyen) | çekingen (ürkek) |
| ayrıcalık (imtiyaz) | farklılık (ayrım) |
| kuraklık (yağışsızlık) | kuruluk (kuru olma durumu) |
| süresinde (zamanında) | süresince (süre boyunca) |
| mahsur (kuşatılmış) | mahzur (engel) |
| mütehassıs (uzman) | mütehassis (duygulu) |
| portre (insan resmi) | porte (bir işin önem derecesi) |
| yönetmenlik (meslek) | yönetmelik (tüzük) |
Sözcüğün Yanlış Yerde Kullanılması
Sözcükler Türkçenin söz dizimine uygun yerde kullanılmalıdır. Yerinde olmayan sözcük anlatım bozukluğuna yol açar. En sık görülen örnek, sıfatın ya da zarfın ait olduğu sözcükten uzak durmasıdır. Bu bozukluk, yapısal anlatım bozuklukları konu anlatımı yazımızda anlattığımız yapısal anlatım bozuklukları kadar yaygındır.
- Deftersiz sınıfa öğrenci almayacağını söylemişti öğretmenimiz. → “deftersiz” sınıfın önünde olduğu için sınıf deftersiz gibi görünür. Doğrusu “sınıfa deftersiz öğrenci…” olmalı.
- Bu projelerimi yapamazsam çok başım ağrıyacak. → “çok” baştan önce geldiği için birden fazla baş varmış gibi olur. Doğrusu “başım çok ağrıyacak”.
- Eski Adana milletvekili seçimlerde yeniden aday olmuştu. → Adana şehri eskiymiş gibi anlaşılır. Doğrusu “Adana eski milletvekili”.
- Ağrısız kulak delinir. → Normalde ağrımayan kulağın delineceği anlamı çıkar. Doğrusu “kulak, ağrısız delinir”.
Atasözü ve Deyimlerin Yanlış Anlamda Kullanılması
Deyimler ve atasözleri anlamı güçlendirir, ancak cümleye uymayan bir deyim anlatım bozukluğu yaratır. Bu yüzden deyim ve atasözlerini doğru bilmek gerekir.
- İş yerinde devamlı sorun çıkarmasının neticesinde göze girmişti. → “göze girmek” (ilgi ve değer kazanmak) yerine “göze batmak” (uygunsuz görünmek) olmalı.
- Takımı beş gol yedikten sonra teknik direktörün etekleri zil çalmaya başlamıştı. → “etekleri zil çalmak” (çok sevinmek) yerine “etekleri tutuşmak” (telaşlanmak) olmalı.
- Bindiği ağacı kestiğinin farkına varmadı → Bindiği dalı kestiğinin farkına varmadı. Deyim kalıp bir yapıdadır; içindeki sözcüğü değiştirmek anlamı bozar.
Anlam Belirsizliği ve Anlam Karışıklığı
Cümlede kişilerden söz ederken kişi zamirini kullanmamak bazen anlam belirsizliğine yol açar. Okuyan kişi, kimden söz edildiğini anlayamaz. Bunu gidermek için ilgili kişiyi karşılayan doğru zamir kullanılmalıdır.
- Bisikletini alt sokakta görmüşler. → Senin mi onun mu bisikleti? Zamir olmadığı için cevap veremeyiz.
- Çantasını çalmışlar. → Senin mi onun mu çantası? Aynı belirsizlik var.
- İhtiyar kadına yardımcı oldu. → Yardım eden ihtiyar bir kişi mi, yoksa başka biri ihtiyar bir kadına mı yardım etti? Doğrusu “İhtiyar, kadına yardımcı oldu.” olmalı.

Virgülle Anlam Karışıklığını Önleme
Yukarıdaki üçüncü örnekte olduğu gibi, doğru yerleştirilmiş bir virgül anlam karışıklığını ortadan kaldırır. Virgül, öznenin nerede bittiğini ve yüklemin nerede başladığını gösterir. Okuyan kişi cümleyi tek bir biçimde okur.
Virgülsüz
Müdür Ali öğretmenle görüştü. → Müdürün adı mı Ali, yoksa Ali adlı öğretmenle mi görüştü? Belli değil.
Virgüllü
Müdür, Ali öğretmenle görüştü. → Görüşen müdürdür, görüştüğü kişi Ali öğretmendir.
Sıralama ve Mantık Yanlışlığı
Bir cümlenin dil bilgisi kurallarına uyması yetmez, mantıksal olarak da geçerli olması gerekir. Mantık sınırlarının dışına çıkan ya da sıralaması mantığa aykırı olan cümleler anlatım bozukluğuna yol açar. Bu bozuklukların kaynağını merak ediyorsanız anlatım bozukluğu nedenleri nelerdir yazımıza bakabilirsiniz.
- Bu hızla bariyerlere çarparsan ölebilir hatta yaralanabilirsin. → Ölüm yaralanmadan daha ağırdır, yoğun anlam sonda olmalı. Doğrusu “yaralanabilir hatta ölebilirsin”.
- Değil patates doğramak, yemek bile yapamaz. → Yemek yapmak daha zordur, önce o söylenmeli. Doğrusu “Değil yemek yapmak, patates bile doğrayamaz”.
- Dışarıya çıktığımızda arabamızı çalınmış gördük. → Çalınmış bir şey görülemez, çalma ve görme birlikte kullanılamaz.
- Karşıdan karşıya geçerken düşerek kaydı. → Önce kayılır, sonra düşülür. Doğrusu “Karşıya geçerken kayarak düştü”.
Anlamsal Anlatım Bozuklukları 7. Sınıfta Nasıl Sorulur?
Anlamsal anlatım bozuklukları 7. sınıf düzeyinde en çok gereksiz sözcük kullanımı ve anlamca çelişen sözcükler üzerinden sorulur. Anlatım bozuklukları 7. sınıf sınavlarında genellikle dört ya da beş cümle verilir ve bunlardan yalnızca biri hatalıdır. Soru kökü “Aşağıdaki cümlelerin hangisinde anlatım bozukluğu vardır?” biçimindedir.
Hatalı cümleyi bulmak için şu iki adımı izleyin:
Cümleyi yüksek sesle okuyun ve çıkarıldığında anlam kaybı olmayan bir sözcük var mı diye sorun.
Cümlede ters yöne çeken iki sözcük var mı diye bakın (kesinlik ve ihtimal gibi).
Üç Alıştırma
1. Öğretmen, karşılıklı birbirleriyle konuşan öğrencileri uyardı.
Cevap: Gereksiz sözcük. “karşılıklı” ve “birbirleriyle” aynı anlamı taşır.
2. Toplantı kesinlikle yarın ya da öbür gün yapılacak.
Cevap: Anlamca çelişen sözcükler. “kesinlikle” ile “ya da” ters yöne çeker.
3. Sınavdan sonra hepimiz mutlu ve sevinçliydik.
Cevap: Gereksiz sözcük. “mutlu” ve “sevinçli” eş anlamlıdır.
Hangi cümlede anlatım bozukluğu vardır?
Cevap: A. “kesinlikle” kesinlik, “-ebilirim” ihtimal bildirir.
Anlamsal anlatım bozuklukları sınavın yanı sıra günlük yazı ve konuşmada da önemlidir. Kolaylıklar dileriz...
Kaynakça
- Millî Eğitim Bakanlığı (MEB), Türkçe Dersi Öğretim Programı (Ortaokul 5, 6, 7 ve 8. Sınıflar), T.C. Millî Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı, Ankara.
- Millî Eğitim Bakanlığı, Ortaokul 7. Sınıf Türkçe Ders Kitabı, Devlet Kitapları Müdürlüğü, Ankara.
- Türk Dil Kurumu (TDK), Türkçe Sözlük ve Yazım Kılavuzu, TDK Yayınları, Ankara.
Yapay zekâ ile özetle









