Protein, vücudumuzun en temel ihtiyaçlarından biri olan üç makro besin öğesinden biri. Kaslarımızın, dokularımızın ve hatta hormonlarımızın yapı taşı. Bunu artık bilmeyen kalmadı. Hepimiz proteinin gerekli olduğunu biliyoruz ama “hangi kaynak en iyisi?”, “bitkisel protein mi hayvansal protein mi daha sağlıklı?” gibi sorular söz konusu olduğunda iş biraz karışıyor. Kimi için yumurta kahvaltının vazgeçilmezi, kimi için ise yeşil mercimek de öyle hiç yabana atılmayacak bir protein kaynağı.

Son 15 yıldır beslenme dünyası, proteine adeta kutsal bir statü verdi. Karbonhidratları azaltıp gün boyunca yüksek proteinli öğünlerle beslenmenin özellikle et tüketiminin bizi daha sağlıklı ve fit yapacağı fikri yaygınlaştı. Ancak tüm bu bilgi karmaşası içinde unutmamamız gereken bir gerçek var ki o da dengenin her zaman temel ilke olması gerektiği.... Peki, bu kadar yüksek proteinli diyetler gerçekten o kadar iyi mi? Yoksa bir noktada vücudumuzun dengesini mi bozuyoruz?

Bu soruların yanıtını bulmak için önce temelden başlayalım. Protein tam olarak nedir, vücudumuz neden ona bu kadar ihtiyaç duyar ve en iyi protein kaynakları gerçekten nerelerde bulunur? Protein alımını doğru planlamak için önce besin piramidi: sağlıklı beslenme rehberi yazısındaki genel beslenme yapısını gözden geçir.

En iyi Beslenme öğretmenleri müsait
İbrahim
5
5 (43 yorum)
İbrahim
₺495
/saat
Gift icon
İlk ders ücretsiz!
Esin
5
5 (3 yorum)
Esin
₺750
/saat
Gift icon
İlk ders ücretsiz!
Selahattin
5
5 (6 yorum)
Selahattin
₺200
/saat
Gift icon
İlk ders ücretsiz!
Eda nur
5
5 (13 yorum)
Eda nur
₺500
/saat
Gift icon
İlk ders ücretsiz!
Beydanur
5
5 (4 yorum)
Beydanur
₺500
/saat
Gift icon
İlk ders ücretsiz!
Anastasia
5
5 (10 yorum)
Anastasia
₺1250
/saat
Gift icon
İlk ders ücretsiz!
Sena
5
5 (5 yorum)
Sena
₺700
/saat
Gift icon
İlk ders ücretsiz!
Leyla
5
5 (4 yorum)
Leyla
₺650
/saat
Gift icon
İlk ders ücretsiz!
İbrahim
5
5 (43 yorum)
İbrahim
₺495
/saat
Gift icon
İlk ders ücretsiz!
Esin
5
5 (3 yorum)
Esin
₺750
/saat
Gift icon
İlk ders ücretsiz!
Selahattin
5
5 (6 yorum)
Selahattin
₺200
/saat
Gift icon
İlk ders ücretsiz!
Eda nur
5
5 (13 yorum)
Eda nur
₺500
/saat
Gift icon
İlk ders ücretsiz!
Beydanur
5
5 (4 yorum)
Beydanur
₺500
/saat
Gift icon
İlk ders ücretsiz!
Anastasia
5
5 (10 yorum)
Anastasia
₺1250
/saat
Gift icon
İlk ders ücretsiz!
Sena
5
5 (5 yorum)
Sena
₺700
/saat
Gift icon
İlk ders ücretsiz!
Leyla
5
5 (4 yorum)
Leyla
₺650
/saat
Gift icon
İlk ders ücretsiz!
Başlayın

Protein Yapısı

Bilimsel açıdan bakıldığında protein, amino asit adı verilen yapı taşlarının birleşmesiyle oluşan uzun zincirlerden meydana gelir. Bu zincirler, “polipeptit” olarak adlandırılır ve aslında her biri birer küçük birim olan amino asitlerin (yani monomerlerin) bir araya gelmesiyle oluşan polimerlerdir. Kulağa biraz kimya laboratuvarı gibi mi geliyor? Evet, çünkü öyle!

Amino asitlerin kimyasal yapı formülünü gösteren diyagram, proteinlerin temel yapı taşlarını açıklayan görsel.

Kısaca şöyle düşünelim... amino asitler küçük Lego parçalarıysa, protein bu parçaların birleşip oluşturduğu dev bir yapı gibidir. Bu yapılar, kaslarımızı onarır, bağışıklık sistemimizi güçlendirir, saç ve tırnaklarımızın uzamasına kadar pek çok süreci yönetir. Yani vücudumuzdaki her hücrede bir şekilde proteinin izi vardır.

Bilimsel detaylara biraz daha derinlemesine bakmak istersen, Dr. Eric Berg’in proteinlerin vücudumuzda tam olarak neye yaradığını 10 dakikada özetlediği videoya göz atabilirsin. Bu tür videolar, proteinin karmaşık dünyasını sade bir dille anlamak için gerçekten faydalı oluyor.

Özetle, protein; karbon, hidrojen, oksijen ve azot gibi elementlerin birleşimiyle oluşan organik bir bileşiktir. Bazı proteinlerde az miktarda kükürt de bulunur. Ancak proteini asıl değerli kılan şey, onu oluşturan amino asitlerdir. Yirmi farklı amino asit vücudumuzda protein sentezini sağlar, fakat insan bedeni bunlardan yalnızca dokuz tanesini kendisi üretebilir. Geri kalanları ise mutlaka besin yoluyla almak zorundayız. İşte bu yüzden protein, hem beslenme dünyasında hem de popüler diyet tartışmalarında her zaman en çok konuşulan besin öğesi olmuştur.

Protein gereksinimlerimizi doğru oranda karşılamak yalnızca kas gelişimi için değil, metabolizma dengesi ve sağlıklı kilo yönetimi için de kritik öneme sahiptir. Yeterli ve dengeli protein alımı, vücudun emilim oranlarını düzenler; yani ne yersek onu doğru şekilde kullanmamızı sağlar. Bu nedenle, günlük protein ihtiyacını sadece miktar olarak değil, kaynağı açısından da iyi planlamak gerekir.

Vücut dengesini korumak için yağların rolünü anlatan yağlar ve sağlıklı yağların faydaları içeriğiyle birlikte okumak daha bütüncül bir bakış sağlar.

Ne Kadar Proteine İhtiyacımız Var?

Günlük protein ihtiyacı, tıpkı kalori gereksinimi gibi, cinsiyete, yaşa ve yaşam tarzına göre değişiyor. Ortalama bir kadın için bu miktar günde yaklaşık 46 gram, erkekler içinse 56 gram civarındadır. Ancak bu sadece genel bir referanstır. Gün içinde yoğun fiziksel aktivite yapanlar, sporcular ya da kas geliştirme sürecinde olanlar için bu oran biraz daha yüksek olmalıdır. Öte yandan, masa başında çalışan veya az hareket eden bireyler için bu miktar genellikle yeterlidir.

Peki ya protein alımında kişinin kilosu önemli mi? Elbette. Aşağıda spor yapmayan ve kas geliştirme amaçlı spor yapan bireylerin günlük tüketmeleri gereken protein miktarları verilmiştir.

Kilo (kg)Spor Yapmayan (gr/gün)Spor Yapan (Kas Geliştirme Amaçlı) (gr/gün)
040–4590–110
544–5099–121
048–54108–132
552–59117–143
056–63126–154
560–68135–165
064–72144–176
568–77153–187
072–81162–198
576–86171–209
0080–90180–220

Peki bu kadar protein neden bu kadar önemli?

Çoğumuz proteinin kas yapmak ve dokuları onarmak için gerekli olduğunu biliyoruz ama işin aslı çok daha derin. Protein, vücudun neredeyse her sürecinde görev alır. Saçımızdan tırnağımıza, hormonlarımızdan bağışıklık sistemimize kadar her yerde rol oynar. Yani yalnızca “güçlü kaslar” değil, sağlıklı bir metabolizma, dengeli hormon üretimi ve güçlü bir bağışıklık sistemi de proteine bağlıdır.

Üstelik protein sadece etle sınırlı değildir. Protein içeren besinler arasında yumurta, süt, yoğurt, balık ve tavuk kadar; mercimek, nohut, kinoa, chia tohumu, badem ve yulaf gibi bitkisel protein kaynakları da önemli bir yer tutar. Vücudun bu kaynaklardan alacağı amino asit çeşitliliği, sağlıklı bir yaşamın temel taşını oluşturur.

Elbette fazla protein tüketimi de bir denge sorunu yaratabilir. Karbonhidratı fazla kısıtlayan yüksek proteinli diyetler kısa vadede kilo kaybı sağlayabilir; ancak uzun vadede fazla protein, kullanılmayan kısmıyla birlikte yağa dönüşür. Bu durum hem metabolizmayı yavaşlatır hem de vücutta yorgunluk, baş ağrısı ve kötü nefes gibi belirtilere neden olabilir. Enerjiyi doğru kaynaklardan almak için karbonhidrat hakkında bilinmesi gerekenler yazısı sana yön gösterebilir.

Sonuçta mesele, “ne kadar çok protein alırsam o kadar iyi olur” değil; vücudun ihtiyacı kadarını doğru kaynaklardan almak. Çünkü eksik alındığında bağışıklık zayıflar, kas kaybı artar; fazla alındığında ise yağlanma başlar. Dengeli bir beslenme düzeni, bu iki uç arasında kurulmuş bir köprü gibidir.

Örgü yapılmış parlak sarı saçlı bir kadın arkadan görülüyor.
Saç ve tırnak sağlığı doğrudan yeterli protein alımıyla ilişkilidir; bitkisel protein kaynakları bu dengeyi korumanın doğal yoludur. | Pixabay
En iyi Beslenme öğretmenleri müsait
İbrahim
5
5 (43 yorum)
İbrahim
₺495
/saat
Gift icon
İlk ders ücretsiz!
Esin
5
5 (3 yorum)
Esin
₺750
/saat
Gift icon
İlk ders ücretsiz!
Selahattin
5
5 (6 yorum)
Selahattin
₺200
/saat
Gift icon
İlk ders ücretsiz!
Eda nur
5
5 (13 yorum)
Eda nur
₺500
/saat
Gift icon
İlk ders ücretsiz!
Beydanur
5
5 (4 yorum)
Beydanur
₺500
/saat
Gift icon
İlk ders ücretsiz!
Anastasia
5
5 (10 yorum)
Anastasia
₺1250
/saat
Gift icon
İlk ders ücretsiz!
Sena
5
5 (5 yorum)
Sena
₺700
/saat
Gift icon
İlk ders ücretsiz!
Leyla
5
5 (4 yorum)
Leyla
₺650
/saat
Gift icon
İlk ders ücretsiz!
İbrahim
5
5 (43 yorum)
İbrahim
₺495
/saat
Gift icon
İlk ders ücretsiz!
Esin
5
5 (3 yorum)
Esin
₺750
/saat
Gift icon
İlk ders ücretsiz!
Selahattin
5
5 (6 yorum)
Selahattin
₺200
/saat
Gift icon
İlk ders ücretsiz!
Eda nur
5
5 (13 yorum)
Eda nur
₺500
/saat
Gift icon
İlk ders ücretsiz!
Beydanur
5
5 (4 yorum)
Beydanur
₺500
/saat
Gift icon
İlk ders ücretsiz!
Anastasia
5
5 (10 yorum)
Anastasia
₺1250
/saat
Gift icon
İlk ders ücretsiz!
Sena
5
5 (5 yorum)
Sena
₺700
/saat
Gift icon
İlk ders ücretsiz!
Leyla
5
5 (4 yorum)
Leyla
₺650
/saat
Gift icon
İlk ders ücretsiz!
Başlayın

Protein ve Kas Yapımı Meselesi

Dünyada doğru bilinen yanlışlar sıralamasında en üstlere oynayabilecek bir yanlış bilgi dolaşıyor yıllardır. O da ne kadar yüksek proteinli beslenilirse kas gelişimine o kadar fayda sağlayacağı düşüncesi... Yani kas yapmak için ekstra protein almak gerektiği düşüncesi, kulağa şaşırtıcı gelse de, bir efsaneden ibarettir. Kas gelişimi yalnızca proteine değil, düzenli egzersiz, uyku ve karbonhidrat dengesine de bağlıdır.

Üstelik, protein tüketimini abartmanın başka riskleri de vardır. Uzun süreli yüksek proteinli diyetler, özellikle böbrek hastalığı geçmişi olan bireylerde böbreklere zarar verebilir. Bunun nedeni, proteinin yapıtaşı olan amino asitlerdeki yüksek nitrojen miktarıdır. Vücut bu fazla nitrojeni atmakta zorlandığında, böbrekler normalden fazla çalışır ve bu da uzun vadede yıpranmaya yol açar.

beenhere

Spor yapmayan bireylerde protein ihtiyacı genellikle kilo başına 0.8–1 g civarındayken, kas geliştirmeye odaklanan kişilerde bu oran 1.6–2.2 g/kg aralığında olmalıdır. Ancak aşırı protein alımı, özellikle böbrek sorunları olan kişilerde dikkat gerektirir.

Bu yüzden, protein içeren besinleri seçerken yalnızca miktarına değil, kaynağına da dikkat etmek gerekir. Doğru oranlarda alınan bitkisel protein kaynakları, vücudu zorlamadan kas gelişimine destek olur ve günlük protein ihtiyacı için sağlıklı bir denge sağlar.

Kalsiyum ve protein dengesini kurmak için süt ürünleri tüketim tavsiyeleri yazısı önemli detaylar içerir.

Protein İçeren Besinler

Artık proteinin ne olduğunu ve neden bu kadar önemli olduğunu biliyoruz. Şimdi, hangi besinlerde protein bulunduğunu biraz daha yakından inceleyelim.

Besin TürüKategori100 gramdaki protein miktarı
Tavuk göğsüHayvansal31
YumurtaHayvansal13
SomonHayvansal20
Yoğurt (yağsız)Hayvansal10
Sığır etiHayvansal26
Ton balığıHayvansal29
SütHayvansal3.4
Peynir (beyaz)Hayvansal17
NohutBitkisel19
MercimekBitkisel9
KinoaBitkisel14
TofuBitkisel8
FasulyeBitkisel8.5
Chia tohumuBitkisel17
BademBitkisel21
Kabak çekirdeğiBitkisel30
Soya fasulyesiBitkisel36
YulafBitkisel13
BezelyeBitkisel5

Et, hepimizin aklına ilk gelen protein kaynağı. Ancak aynı zamanda doymuş yağ, kolesterol ve tuz açısından da zengin. Bu nedenle son birkaç yılda dünya genelinde bitkisel temelli beslenmeye yönelim hızla arttı. Bitkisel protein kaynakları, vücudun ihtiyacı olan proteini sağlarken bu zararlı bileşenlerden uzak durmamıza yardımcı oluyor.

Bazı uzmanlar, hayvansal proteinin daha “tam” bir kaynak olduğunu çünkü tüm amino asitleri bir arada içerdiğini savunur. Fakat bu amino asitlerin tamamını kinoa ve karabuğday gibi yüksek kaliteli bitkisel besinlerde de bulabiliriz. Yani kas gelişimi ya da günlük protein ihtiyacı için illa hayvansal gıdalara yönelmek şart değildir.

Elbette alışkanlık, damak zevki ve pratiklik nedeniyle birçok kişi eti bırakmayı zor buluyor. Ancak bitkisel protein kaynakları, yalnızca daha sağlıklı değil, aynı zamanda çevreye de daha duyarlı bir seçenek. Üstelik et tüketimini azalttığınızda mutfağınızda yeni tatlara, yeni pişirme yöntemlerine yer açarsınız. Bu, hem damak zevkinizi genişletir hem de beslenmenize canlılık katar.

Özellikle Hint, Orta Doğu ve Akdeniz mutfağı, doğal olarak protein açısından zengin, bitkisel bazlı tariflerle doludur. Nohut, mercimek, fasulye gibi baklagiller ve zeytinyağlı sebze yemekleri, hem protein içeren besinler arasında öne çıkar hem de sindirim sistemine dosttur.

Kısacası, proteini yalnızca et ya da yumurtayla sınırlamak yerine, doğanın sunduğu renkli ve besleyici alternatifleri keşfetmek, hem bedensel hem de çevresel açıdan çok daha sürdürülebilir bir tercihtir.

Ellerde tutulan farklı renkte kuru fasulyeler, bitkisel protein kaynaklarını temsil ediyor.
Fasulye, mercimek ve nohut gibi baklagiller hem çevre dostu hem de yüksek protein içeren besinler arasında yer alır; bitkisel protein kaynakları açısından en güçlü alternatiflerdendir. | Pixabay

Yüksek Proteinli Besinler

Yüksek proteinli beslenme denince akla hemen et ya da balık geliyor, değil mi? Oysa yalnızca hayvansal kaynaklara bağlı kalmadan da yüksek proteinli öğünler hazırlamak mümkün. Özellikle bitkisel protein kaynakları doğru şekilde bir araya getirildiğinde, hem doyurucu hem de besleyici yemekler ortaya çıkar.

Marketlerde artık “bitkisel et” ya da “vegan balık” gibi alternatif ürünleri sıkça görüyoruz. Bu ürünler kolesterol içermez ve genellikle doymuş yağ oranı daha düşüktür. Ancak unutmamak gerekir ki bunlar da işlenmiş gıdalar oldukları için zaman zaman fazla şeker, tuz ya da yağ içerebilirler. Dolayısıyla, asıl hedef işlenmemiş, doğal protein kaynaklarına yönelmek olmalıdır.

Örneğin, ana yemeklerin merkezine protein içeren sebzeleri koyup yanına pirinç, mercimek, nohut, kinoa veya karabuğday eklemek mükemmel bir başlangıçtır. Üzerine biraz chia tohumu veya kabak çekirdeği serpmekse hem lezzeti hem de proteini artırır. Bu küçük dokunuşlar, günlük protein ihtiyacı için harika destek sağlar. Vitamin ve lif desteği için meyve ve sebzeler: antioksidan ve mevsim rehberi yazısındaki önerileri dikkate al.

Ayrıca, soya ürünleri de protein açısından oldukça zengindir. Özellikle tofu, pişirildiği yemeğin aromasını içine çeker ve hem vejetaryen hem de vegan beslenme için mükemmel bir alternatiftir. Zeytinyağında sotelenmiş sebzelerle birleştirildiğinde hem pratik hem de sağlıklı bir tabak ortaya çıkar.

Yani, yüksek proteinli yemekler hazırlamak için kaslı bir bifteğe ya da somon filetosuna ihtiyacınız yok. Biraz yaratıcılık, doğru kombinasyonlar ve doğanın sunduğu bitkisel çeşitlilik yeterli.

Bu yazıyı beğendiniz mi? Puanlayın!

5,00 (1 puanlama)
Loading...

Ozan Çağlar

Bilgi okyanusunda kulaç atıyor, keşfettiklerimi kıyıya taşıyorum. Meraklı bir dalgıç, tutkulu bir araştırmacıyım. Benimle gel ve derinlerde neler var birlikte öğrenelim.