Abraham Lincoln adı hepimizin kulağında yer etmiştir. Çünkü o, Amerikan tarihinin ve dünya siyasetinin en etkili figürlerinden biri. Kölelik altında yaşayan dört milyondan fazla insanın özgürlüğe kavuşmasında oynadığı rol tartışmasız. Ülkesini parçalanmanın eşiğinden çekip alması ve iç savaşın ortasında ulusal birliği koruması ise onu tarihin en kritik liderlerinden biri yapıyor.

Bu yazıda, Amerika Birleşik Devletleri’nin 16. başkanının yaşamına, siyasi mücadelesine ve geride bıraktığı mirasına yakından bakacağız. Lincoln’ün nasıl bir karaktere sahip olduğunu ve bugünün dünyasında neden hâlâ bu kadar önemli bir figür olarak görüldüğünü keşfedeceksiniz.

Önce zaman çizgisinde hayatına şöyle bir göz atalım.

1809

Doğumu

12 Şubat 1809’da Kentucky’de mütevazı bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Eğitim olanaklarının sınırlı olduğu bir çevrede büyümesine rağmen okuma ve öğrenme isteği onu erken yaşlarda farklılaştırdı.

1830

Siyasi ve Mesleki Hayata Adım

Illinois’e taşındıktan sonra çeşitli işlerde çalıştı: çiftçilik, marangozluk, nehir işçiliği… Ardından hukuk okumaya karar verdi ve kendi kendine çalışarak avukatlık sınavını geçti. Bu yıl aynı zamanda siyasete olan ilgisinin netleştiği dönemdi.

1834

Illinois Eyalet Meclisi’ne Seçilmesi

Whig Partisi’nden eyalet meclisine girdi. Bu dönem, hitabet yeteneği ve politik vizyonunun şekillendiği yıllardı. Aynı zamanda kölelik karşıtı görüşleri de bu dönemde keskinleşti.

1860

ABD Başkanı Seçilmesi

1860 seçimlerini kazanarak Amerika Birleşik Devletleri’nin 16. başkanı oldu. Seçilmesinin hemen ardından Güney eyaletleri birer birer Birlik’ten ayrılmaya başladı ve ülke iç savaşın eşiğine geldi.

1863

Köleliğin Kaldırılmasında Tarihi Adım

Emancipation Proclamation’ı yayımlayarak köleliğin kaldırılması sürecini başlattı. Bu karar, hem iç savaşın seyrini değiştirdi hem de Amerika’daki insan hakları tarihinin en büyük dönüm noktalarından biri oldu.

1864

İç Savaş Ortasında Yeniden Seçilmesi

Devam eden çatışmalara rağmen ikinci kez başkan seçildi. Ulusal birliği koruma kararlılığı ve güçlü liderliği, halkın Lincoln’e duyduğu güveni pekiştirdi.

1865

Suikast ve Ölümü

15 Nisan 1865’te bir tiyatro gösterisi sırasında suikasta uğrayarak hayatını kaybetti. Geride köleliğin sona erdirildiği, ulusal birliğin yeniden kurulduğu ve Amerikan tarihinde silinmez iz bırakan bir liderlik mirası bıraktı.

En iyi İngilizce öğretmenleri müsait
Özlem
5
5 (30 avis)
Özlem
₺1000
/h
Gift icon
İlk ders ücretsiz!
Ryan
5
5 (174 avis)
Ryan
₺950
/h
Gift icon
İlk ders ücretsiz!
Atiye
5
5 (45 avis)
Atiye
₺1000
/h
Gift icon
İlk ders ücretsiz!
Sinem
5
5 (68 avis)
Sinem
₺950
/h
Gift icon
İlk ders ücretsiz!
Tunç emir
5
5 (30 avis)
Tunç emir
₺500
/h
Gift icon
İlk ders ücretsiz!
Burcu
5
5 (58 avis)
Burcu
₺800
/h
Gift icon
İlk ders ücretsiz!
Canay
5
5 (57 avis)
Canay
₺1750
/h
Gift icon
İlk ders ücretsiz!
Aya
5
5 (45 avis)
Aya
₺823
/h
Gift icon
İlk ders ücretsiz!
Özlem
5
5 (30 avis)
Özlem
₺1000
/h
Gift icon
İlk ders ücretsiz!
Ryan
5
5 (174 avis)
Ryan
₺950
/h
Gift icon
İlk ders ücretsiz!
Atiye
5
5 (45 avis)
Atiye
₺1000
/h
Gift icon
İlk ders ücretsiz!
Sinem
5
5 (68 avis)
Sinem
₺950
/h
Gift icon
İlk ders ücretsiz!
Tunç emir
5
5 (30 avis)
Tunç emir
₺500
/h
Gift icon
İlk ders ücretsiz!
Burcu
5
5 (58 avis)
Burcu
₺800
/h
Gift icon
İlk ders ücretsiz!
Canay
5
5 (57 avis)
Canay
₺1750
/h
Gift icon
İlk ders ücretsiz!
Aya
5
5 (45 avis)
Aya
₺823
/h
Gift icon
İlk ders ücretsiz!
Başlayın

Abraham Lincoln’ün Gençlik Yılları

Lincoln, 12 Şubat 1809’da Kentucky’de küçük bir blok evde dünyaya geldi. Babası Thomas Lincoln bir çiftçiydi, annesi Nancy ise ona sevgi dolu bir çocukluk sunmaya çalışan güçlü bir kadındı. Ailesinin bazı akrabaları köle sahibi olmasına rağmen, Thomas dindar bir Baptist olduğu için köleliği reddediyordu. Bu duruşun Lincoln’ün ilerideki siyasi ve ahlaki tavrında iz bıraktığı düşünülür.

1816’da aile Indiana’ya taşındı. Bu önemli bir geçişti; çünkü Indiana, o dönemde köleliğin yasak olduğu bir eyaletti. Ancak bu yeni başlangıç uzun sürmedi. Abraham henüz dokuz yaşındayken annesi Nancy hayatını kaybetti. Bir yıl sonra Thomas, dul Sarah Bush Johnston ile evlendi. Sarah, Abraham’a sıcak bir yuva sundu ve onun eğitim arzusunu destekleyen belki de ilk yetişkindi.

Abraham Lincoln'ün çocukluğunu temsil eden bir fotoğraf

Köy okullarında verilen eğitim çok sınırlıydı; temel okuma, yazma ve aritmetik dışında fazla bir şey yoktu. Lincoln de bu nedenle okula düzensiz devam etti. Fakat bu durum onun öğrenme tutkusunu azaltmadı. Aksine, sahip olduğu geniş bilgi birikimini tamamen kendi çabasıyla, gece lambası eşliğinde okuduğu kitaplarla kazandı. Bir anlamda kendi kendini yetiştiren bir bilgeye dönüştü.

Genç Lincoln’ün hayatı, ağır çiftlik işleriyle kitaplara duyduğu tutku arasında gidip geliyordu. Babasıyla birlikte yapılan zahmetli tarla işleri ona fiziksel bir dayanıklılık kazandırsa da, asıl heyecanını her zaman sayfalar arasında buldu. 1830’da aile bir kez daha taşındı ve bu kez Illinois’e yerleşti. Kısa süre sonra Abraham kendi yolunu çizmeye karar verdi ve yakın bir kasabaya giderek bir dükkânda yardımcı olarak çalışmaya başladı.

Yıllar içinde pek çok farklı iş denedi:
• land surveyor (arazi ölçümcüsü),
• postacı,
• Mississippi Nehri’nde çalışan bir sal işçisi…

Hangi iş olursa olsun, hiç gocunmadan öğrenerek yaptı. Bu tecrübeler, Lincoln’ün hem halkla bağını güçlendirdi hem de ileride ulusal bir lider olduğunda ona eşsiz bir hayata bakış kazandırdı.

Lincoln sonrası dönemde göreve gelen liderleri kronolojik olarak incelemek istersen ABD Başkanları Tam Liste güzel bir rehber.

Siyasi Kariyerinin Başlangıcı

Kitlelerce Abraham Lincoln kimdir sorusunun sorulmaya başlaması siyasete adım atışı olan 1832 yılına kadar uzanır. Bu yıl gönüllü olarak Sauk Kızılderililerine karşı düzenlenen askeri seferde görev aldı; savaşın içinde aktif bir çarpışmaya girmemiş olsa da, birlik arkadaşları tarafından Captain rütbesine seçilmesi onun doğal liderlik yönünün erken bir işaretiydi.

Aynı yıl Illinois Temsilciler Meclisi için aday oldu, fakat seçimleri kazanamadı. Yine de bu deneme Lincoln’ün siyasetten vazgeçmesine yol açmadı. Tam aksine, bu yenilgi onun kamu hizmetine olan ilgisini daha da güçlendirdi.

İki yıl sonra, 1834’te tekrar adaylığını koydu ve bu kez seçimi kazandı. Böylece Illinois Eyalet Meclisi’nde görev almaya başladı ve tam dört dönem, yani 1842 yılına kadar mecliste kaldı. Bu süre, Lincoln’ün hem politik vizyonunun hem de hitabet gücünün olgunlaştığı en kritik dönemlerden biri olarak kabul edilir.

Abraham Lincoln, güvenilirliği ve sakin kararlarıyla kısa sürede dikkat çeken bir isim hâline geldi. Meclisteki çalışma disiplininin sonucu olarak önce Finans Komitesi Sözcüsü seçildi, ardından da muhalefetteki Whig Partisi’nin liderliğine getirildi. Bu, onun artık yalnızca bir milletvekili değil, eyalet siyasetinin ağırlık merkezlerinden biri olduğunu gösteriyordu.

Abraham Lincoln

Tam da bu dönemde, Lincoln ileride tüm kariyerini şekillendirecek bir konu hakkında ilk kez açıkça konuştu: kölelik. Ona göre kölelik hem ahlaki açıdan yanlıştı hem de kötü siyaset anlayışının bir sonucuydu. Bu sözler, yıllar sonra Emancipation Proclamation’a giden yolun erken işaretleri olarak görülür.

Siyasi görevleri yoğun olsa da Lincoln öğrenmekten vazgeçmedi. Hukukla ilgisi giderek arttı ve kendi kendine, geceler boyu süren bir çalışma disipliniyle hukuk eğitimi aldı. Bu çabasının sonucunda 1836 yılında Illinois Barosu’na kabul edildi. Böylece hukuk kariyeri resmen başlamış oldu ve bu meslek, ona gelecekte hem siyasi itibar hem de güçlü bir entelektüel temel sağlayacaktı.

Ertesi yıl Lincoln, John T. Stuart ile birlikte kendi hukuk bürosunu kurdu. Resmî bir hukuk eğitimi almamış olmasına rağmen, azmi ve yoğun çalışma disiplini sayesinde kısa sürede bölgede aranan bir avukata dönüştü. Dosyaları titizlikle inceleyen, olayları mantık süzgecinden geçiren ve anlaşılır bir dille savunma yapan yapısı, onu meslektaşlarından ayırdı.

Hukuk kariyeri ilerledikçe, Lincoln’ün siyasi meselelere olan ilgisi de aynı hızla derinleşti. Toplumsal sorunlara çözüm arayışı, kölelik tartışmalarına dair net duruşu ve halkla kurduğu güçlü bağ, onu doğal bir lider olarak öne çıkarıyordu. Bu dönem, hem avukat kimliğinin güçlendiği hem de gelecekteki başkanlığının temelini oluşturan bir siyasal farkındalığın şekillendiği yıllardı.

Büyük ekonomik buhran dönemindeki liderlik yaklaşımlarını merak edenler Franklin D. Roosevelt: Bir Lider Portresi yazısından çok şey öğrenebilir.

abraham lincoln heykeli lincoln memorial washington dc gece aydınlatması
Abraham Lincoln siyasi kariyerinin başlangıcında, halkın içinden gelen biri olmanın verdiği güven dürüstlüğü, sakin zekâsı ve zamanla keskinleşen hitabeti sayesinde yükseldi. | Pixabay
En iyi İngilizce öğretmenleri müsait
Özlem
5
5 (30 avis)
Özlem
₺1000
/h
Gift icon
İlk ders ücretsiz!
Ryan
5
5 (174 avis)
Ryan
₺950
/h
Gift icon
İlk ders ücretsiz!
Atiye
5
5 (45 avis)
Atiye
₺1000
/h
Gift icon
İlk ders ücretsiz!
Sinem
5
5 (68 avis)
Sinem
₺950
/h
Gift icon
İlk ders ücretsiz!
Tunç emir
5
5 (30 avis)
Tunç emir
₺500
/h
Gift icon
İlk ders ücretsiz!
Burcu
5
5 (58 avis)
Burcu
₺800
/h
Gift icon
İlk ders ücretsiz!
Canay
5
5 (57 avis)
Canay
₺1750
/h
Gift icon
İlk ders ücretsiz!
Aya
5
5 (45 avis)
Aya
₺823
/h
Gift icon
İlk ders ücretsiz!
Özlem
5
5 (30 avis)
Özlem
₺1000
/h
Gift icon
İlk ders ücretsiz!
Ryan
5
5 (174 avis)
Ryan
₺950
/h
Gift icon
İlk ders ücretsiz!
Atiye
5
5 (45 avis)
Atiye
₺1000
/h
Gift icon
İlk ders ücretsiz!
Sinem
5
5 (68 avis)
Sinem
₺950
/h
Gift icon
İlk ders ücretsiz!
Tunç emir
5
5 (30 avis)
Tunç emir
₺500
/h
Gift icon
İlk ders ücretsiz!
Burcu
5
5 (58 avis)
Burcu
₺800
/h
Gift icon
İlk ders ücretsiz!
Canay
5
5 (57 avis)
Canay
₺1750
/h
Gift icon
İlk ders ücretsiz!
Aya
5
5 (45 avis)
Aya
₺823
/h
Gift icon
İlk ders ücretsiz!
Başlayın

Lincoln’ün Başkanlığa Uzanan Yolu

Lincoln’ün siyasi kariyerinde ilk dönüm noktası 1846 seçimleri oldu. 1842’deki başarısız girişimin ardından, 1846’da Whig Partisi’nin adayı olarak Temsilciler Meclisi’ne seçildi ve Washington’a taşındı. 1847’de resmen Kongre üyesi olarak göreve başladı. Bu dönemde ülke özellikle kölelik meselesi yüzünden derin bir bölünme içindeydi.

39,8%

Lincoln’ün başkanlık seçimlerini kazandığı oran. Yani Amerika’nın kaderi, toplumun yarısından azının desteğiyle değişti.

Lincoln, o yıllarda da net bir tavır sergiliyordu. Kölelik hem ahlaki bir sorun hem de insanlığa aykırı bir uygulamaydı. District of Columbia’da köleliğin sınırlandırılmasını öngören bir önerge sundu; bu, onun insan haklarına dair politik çizgisinin erken bir göstergesiydi. Ancak özellikle Güney eyaletlerinin temsilcileri bu fikre şiddetle karşı çıktı ve Kongre’de sert tartışmalar yaşandı.

Bu süreçte Lincoln’e Chicago’da bir hukuk bürosunda ortaklık teklif edildi. Ancak o, seçmenlerinden uzaklaşmak istemediği için bu prestijli fırsatı reddetti. Oregon Bölgesi valiliği teklifi de aynı gerekçeyle geri çevrildi. 1849’da Springfield’a dönerek bir süre siyasetten uzaklaştı.

Ama bu sessizlik uzun sürmedi. Kölelik yanlıları ile karşıtları arasındaki çatışma derinleştikçe Lincoln yeniden siyaset sahnesine döndü. Güçlü hitabeti ve açık sözlülüğü onu hızla öne çıkaran bir etken oldu.

beenhere
Bir Ulusu Kurtaran Adam

Lincoln, hiçbir askeri eğitim almadan bir ulusun en kanlı savaşını yönetti. Birkaç paragrafla hem savaşı hem de geleceği değiştiren Emancipation Proclamation’ı yazdığında, milyonlarca insanın kaderi bir gecede değişti. Onun cesareti olmasaydı, bugün Amerika dediğimiz ülke bambaşka bir yer olacaktı.

Lincoln’ün Başkanlığı Döneminde Yaşananlar

George Washington döneminde henüz parti sistemi yokken, Lincoln aktif bir Cumhuriyetçi Parti üyesiydi. Partisinin en iyi konuşmacılarından biri olarak görülüyordu ve bu nedenle 1860 başkanlık seçimlerinde Cumhuriyetçilerin adayı seçildi. Seçimde üç rakiple yarıştı. Demokratlar, Güney Demokratları ve Constitutional Union Partisi.

Lincoln, oyların yüzde 39,8’ini alarak seçimi kazandı ve 1861’de Amerika Birleşik Devletleri’nin 16. başkanı olarak göreve başladı. O sırada ülke Amerikan İç Savaşı kıyısında bekliyordu ve Lincoln, tarihinin en zorlu dönemlerinden birine liderlik etmeye hazırlanıyordu.

Ülkenin ilk yönetim deneyimini anlamak için George Washington: ABD’nin İlk Başkanı yazısı sağlam bir başlangıç sunuyor.

Başkanlığının Başında Patlayan İç Savaş

Abraham Lincoln ve Generalleri

Abraham Lincoln daha başkanlık koltuğuna oturmadan Amerika derin bir ayrışmanın içindeydi. 1860 seçimlerinden önce bile ülke iki büyük kampa bölünmüştü: köleliği savunanlar ve köleliğe karşı olanlar. Özellikle Güney eyaletleri, köleliğin kaldırılması fikrine şiddetle direniyordu. Çünkü ekonomileri büyük ölçüde köle emeğine dayanıyordu ve bu düzenin sona ermesi, onların gözünde ekonomik bir çöküş anlamına geliyordu.

Lincoln’ün 1860 seçimini kazanması bardağı taşıran son damla oldu. İlk olarak South Carolina, 20 Aralık 1860’ta Birlik’ten ayrıldığını ilan etti. Ardından diğer Güney eyaletleri de aynı kararı aldı. Böylece Konfederasyon adıyla bilinen, kendi anayasasına ve kendi başkanına (Jefferson Davis) sahip ayrı bir devlet yapısı ortaya çıktı. Konfederasyon Anayasası köleliği açıkça koruyan maddeler içeriyordu.

Gerilim giderek yükseldi ve nihayet 12 Nisan 1861’de Amerikan İç Savaşı resmen başladı. Lincoln başlangıçta stratejik ve hızlı bir operasyonla Güney’i geri adım atmaya zorlamayı planladı, ancak Konfederasyon beklenenden daha güçlü bir askeri direniş gösterdi.

Savaş tam dört yıl sürdü. Ülke adeta ikiye bölündü; şehirler yakıldı, yüz binlerce asker hayatını kaybetti. Ancak savaşın kaderi, Güney’in askeri gücünün giderek tükenmesiyle değişti. 9 Nisan 1865’te, General Robert E. Lee komutasındaki Konfederasyon ordusu teslim oldu. Böylece Güney eyaletleri çözülmeye başladı ve Amerika Birleşik Devletleri yeniden tek bir ulus hâline geldi.

ABD’nin kurucu ilkelerini daha erken dönemde incelemek için Thomas Jefferson ve Bağımsızlık Bildirgesi yazısına da göz atabilirsin.

Köleliğin Kaldırılması

Abraham Lincoln bugün en çok köleliğin kaldırılmasındaki rolüyle bilinir. Bu şaşırtıcı değil, çünkü başkanlık seçim kampanyasının önemli bir kısmı köleleştirilmiş insanların özgürlüğü üzerine kuruluydu. İç Savaş’ın 1865’teki zaferiyle birlikte bu hedef resmen gerçekleşti.

Aslında Lincoln, büyük adımı bundan iki yıl önce atmıştı. Emancipation Proclamation olarak bilinen Özgürlük Bildirgesi’ni yayımladı. Bu bildiri, geçmişte köleleştirilmiş tüm insanların artık özgür sayıldığını ilan ediyordu. Tarihi bir dönüm noktasıydı; ancak yine de Lincoln’ün öncelikleri doğrultusunda değerlendirilmesi gerekir.

Abraham Lincoln'ün Özgürlük Bildirgesi'ni yaymladığı temsili bir görsel

Lincoln için mesele yalnızca köleliğin sona ermesi değildi. Onun asıl amacı Birlik’in korunması, yani Amerika’nın parçalanmasını engellemekti. Köleliğin kaldırılması, bu ulusal hedefin bir parçasıydı. Bu hedefini Lincoln şu sözler açıklıyor:

Bu savaştaki en büyük amacım Birlik’i korumaktır; köleliği korumak ya da yok etmek değildir. Kölelik ve siyahlarla ilgili yaptığım her şey, yalnızca Birlik’i korumaya yardım edeceğine inandığım için yapılmıştır.

Abraham Lincoln

Başkanlığa Yeniden Seçilmesi

Abraham Lincoln, Amerika tarihinin en çalkantılı dönemlerinden birinde ülkeyi yönetti. Başkanlığı, hem Birlik’in dağılmasını engelleyen kararlarıyla hem de köleliğin kaldırılmasını sağlayan politik hamleleriyle belirleyici oldu. Emancipation Proclamation sayesinde milyonlarca köleleştirilmiş insanın özgürlüğe kavuşmasının yolu açıldı. Üstelik tüm bunlar ilk döneminde gerçekleşti.

Bir sonraki seçim yılı olan 1864, iç savaşın tam ortasına denk geliyordu. Lincoln ağır bir baskı altındaydı; savaş sürüyor, kayıplar artıyor, halk ise yorgun düşüyordu. Rakipleri, ulusun acilen barışa ihtiyacı olduğunu savunuyor ve Lincoln’ün savaş politikasını eleştiriyordu. Ancak bu barış çağrıları Güney’in taleplerine boyun eğilmesi anlamına geliyor, yani Birlik’in bütünlüğünü tehlikeye atıyordu. Lincoln için bu seçenek kabul edilemezdi.

Tüm şüphelere ve savaş yorgunluğuna rağmen Lincoln, halkı liderliğine bir kez daha ikna etmeyi başardı. Seçimi açık farkla kazanarak ikinci dönemine girdi. Bu zafer, hem Konfederasyon’un tamamen yenilmesine giden süreci hızlandırdı hem de ülkenin yeniden birleşmesi için gerekli istikrarı sağladı.

Bu arada küçük bir not: Franklin D. Roosevelt, Lincoln’den de ileri giderek iki kez değil, üç kez yeniden seçilmiş ve toplam 12 yıl boyunca ABD başkanı olarak görev yapmıştı. Bu, Amerikan tarihindeki en uzun başkanlık dönemidir.

Ölümü (Suikasti)

Lincoln, iç savaşın sona ermesinden yalnızca birkaç gün sonra, 14 Nisan 1865 akşamı Ford’s Theatre’da sahnelenen “Our American Cousin” adlı oyunu izlerken suikasta uğradı. Saldırgan, tanınmış bir aktör olan ve Konfederasyon’u destekleyen John Wilkes Booth idi. Booth, Lincoln’ün politikalarını, özellikle de Güney’in yenilgisini asla kabul etmemişti.

Abraham Lincoln Suikasti

Lincoln, eşi Mary ve arkadaşlarıyla birlikte oyunu izlerken Booth gizlice başkanlık locasına girdi ve Lincoln’e çok yakın mesafeden ateş etti. Kaçarken sahneye atladı ve “Tiranlara her zaman böyle olur!” anlamına gelen bir cümle bağırarak oradan uzaklaştı.

Yaralı başkana hızla müdahale edildi ve hemen yakındaki bir eve taşındı. Ancak aldığı ağır baş yarası geri dönüşü mümkün olmayan bir hasar bırakmıştı. 15 Nisan sabahı Abraham Lincoln hayatını kaybetti. Amerika Birleşik Devletleri ilk kez bir başkanını suikastla kaybetmiş oldu. Bu olay, zaten hassas olan savaş sonrası atmosferi daha da gerginleştirdi ve ulusta derin bir yas bıraktı.

Résumer avec l'IA :

Bu yazıyı beğendiniz mi? Puanlayın!

5,00 (1 puanlama)
Loading...

Ozan Çağlar

Bilgi okyanusunda kulaç atıyor, keşfettiklerimi kıyıya taşıyorum. Meraklı bir dalgıç, tutkulu bir araştırmacıyım. Benimle gel ve derinlerde neler var birlikte öğrenelim.