Ancak bir budala Roma’yı görmeden diğer şehirleri över.
Francesco Petrarca
Roma kaç günde gezilir? Roma’ya iki günlüğüne mi gitmeli, yoksa bir hafta boyunca mı keşfetmeli? Roma turu 2 gece 3 gün yeter de artar bile mi? Bu soruların cevabı elbette günlük kaç adım yürüyebildiğinize, sabah ne kadar erken kalkıp rahatınızdan ne kadar taviz verebildiğinize göre değişir.
“Ebedi Şehir” olarak bilinen Roma, tam 1.285 km²’lik bir alana yayılıyor. Açık hava müzesi gibi duran bu şehir, Etrüsk kalıntılarından Roma İmparatorluğu dönemine, Barok’tan Rönesans mimarisine kadar uzanan büyüleyici bir tarih katmanına sahip.
dan fazla turisti ağırlıyor.
Bu haliyle 2025 istatistiklerine göre Bangkok, Londra, Paris, Dubai ve İstanbul'dan sonra en fazla turist çeken 6. şehir. Söz konusu tarihi yapılar olduğundaysa bu şehirler içinde en fazla tarihi yapıya ev sahipliğini Roma yapıyor. Şehrin tarihi yapıtlarını keşfetmek istiyorsan, Roma Pass kartı oldukça işine yarayabilir. Bu kart sayesinde toplu taşımayı sınırsız kullanabilir, müze girişlerinde indirim alabilir ve uzun bilet kuyruklarını atlayabilirsin. Ancak Roma’yı gerçekten hissedebilmek için asıl önemli olan şey, zamanı doğru planlamak.
Bu yazıda, Roma’yı tam anlamıyla gezmek için kaç gün gerektiğini konuşacağız. Eğer bir 3 günlük Roma turu planlıyorsan, bu rehber tam sana göre. Gezini kaç gün ile sınırlayacağını bilmek için, İtalya başkenti Roma rehberi yazısındaki genel bilgiler iyi bir başlangıçtır.
Roma’ya Genel Bir Bakış
1871 yılından bu yana hem İtalya’nın hem de Latium bölgesinin başkenti olan Roma, tarih boyunca sayısız uygarlığa ev sahipliği yaptı. Roma İmparatorluğu’nun tam 357 yıl boyunca başkenti olan şehir, 2016 verilerine göre 4 milyonu aşkın nüfusa sahipti; çevresindeki metropol alanlarla birlikte bu sayı yaklaşık 7 milyona ulaşıyor. Bu da Roma’yı, Moskova ve Londra’dan sonra Avrupa’nın üçüncü büyük şehri haline getiriyor.
Roma aynı zamanda dünyanın en küçük bağımsız devleti olan Vatikan’a da ev sahipliği yapıyor. Katolik dünyasının kalbi kabul edilen bu küçük şehir-devlet, Roma’nın sınırları içinde yer alıyor. Şehrin tarihi ise tam 28 yüzyıl geriye, yani M.Ö. 753’te Romulus’un kurduğu ilk yerleşime kadar uzanıyor. Antik dünyanın en güçlü merkezlerinden biri olan Roma, tıpkı Atina gibi Avrupa medeniyetinin beşiklerinden biri olarak kabul ediliyor.
Şehrin öne çıkan yerlerini sıkıştırmak istemiyorsan, Roma’da görülmesi gereken yerler yazısı ile rotanı sadeleştirebilirsin.

Bugün Roma, “Ebedi Şehir” olarak anılıyor ve dünyanın en güzel şehirlerinden biri sayılıyor. 2.000’den fazla köprü ve çeşmeye, 900’den fazla kiliseye ve sayısız antik kalıntıya sahip dev bir açık hava müzesi adeta.
Roma’nın tarihi merkezi, UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alıyor. Bu bölge, Kolezyum (dünyanın en büyük Flavius amfitiyatrosu), Palatino Tepesi’ndeki antik konutlar, Domus Aurea, Pantheon, Caracalla Hamamları, Circus Maximus, Piazza Navona’nın altındaki Domitianus Stadyumu kalıntıları gibi sayısız yapıyı barındırıyor.
Bunlara ek olarak Aziz Petrus Bazilikası, Sistine Şapeli, Trevi Çeşmesi ve şehrin ünlü Rönesans müzeleri de Roma’nın sanatla yoğrulmuş kimliğini oluşturuyor. Her yıl milyonlarca turistin burayı tercih etmesi bu yüzden hiç de şaşırtıcı değil.
Roma’da görülecek o kadar çok yer var ki, hepsini bir hafta sonuna sığdırmak neredeyse imkânsız. Ne kadar çok yer görebileceğin, konakladığın bölgeye ve şehre ayırdığın güne bağlı. Eğer iş veya zaman kısıtın varsa, belki de Roma’yı birden fazla ziyaret etmek en mantıklısı. Ama iyi planlanmış bir 3 günlük Roma turu, bu efsanevi şehrin özünü hissetmek için çok da kötü bir süre değil.
3 Günlük Roma Turu
Açık konuşalım, Roma turu 2 gece 3 gün gibi seçenekler şehrin sunduğu her şeyi tam anlamıyla görmeye yetmez. Ama bu, unutulmaz bir deneyim yaşanamayacağı anlamına da gelmez. Eğer hafta içi çalışıyorsan, cuma akşamı Fiumicino Havalimanı’na inen bir uçuşla başlayarak 3 günlük bir kaçamak planlayabilirsin. Uçak bileti fiyatlarını karşılaştırmak için Skyscanner gibi sitelere göz atmak iyi bir fikir olur.
Planladığın süreye göre konaklama türünü ve bütçeni ayarlamak adına Roma tatili konaklama masraflar yazısı sana yardımcı olur.
Sadece iki ya da üç günün varsa bile, Roma’da görülecek çok şey var. Günlük harcamalarını (ulaşım, yemek, konaklama ve giriş ücretleri dahil) ortalama 150 ila 300 Euro arasında planlayabilirsin. Üstelik İstanbul'dan Roma’ya uçuşlar bazen 60 Euro'ya kadar düşüyor; bu da kısa bir Roma gezisini, haftalık bir tatilden çok daha ekonomik hale getiriyor.

Zamanını en verimli şekilde değerlendirmek için Roma Pass kartı hâlâ en pratik çözümlerden biri. 48 ya da 72 saatlik seçenekleriyle bu kart, müzelere giriş ve şehir içi toplu taşımada sınırsız erişim sağlıyor. Bazı müze ve tarihi alanlarda indirimli giriş sunuyor, hatta popüler noktalarda sırayı atlama avantajı da var.
Yine de şunu bilmekte fayda var ki Roma’da yalnızca birkaç gün kalacaksan, şehirde oldukça hareketli bir tempo seni bekliyor. Her köşesi tarih kokan bu şehirde “hepsini bir defada görmek” neredeyse imkânsız; muhtemelen yeniden gelmek isteyeceksin.
Kısa süreli bir tatilde konaklama için Trastevere bölgesini tercih etmek mantıklı olur. Merkeze yakın, karakterli sokaklarıyla Roma atmosferini yaşamak için ideal bir konum.
Peki üç günde Roma’da neler yapılabilir?
1. Gün: Kolezyum, Palatino Tepesi, Monti semti, Piazza Venezia, Piazza Navona ve Capitol Tepesi.
2. Gün: Trastevere semti, Caracalla Hamamları, Katakomplar, Vatikan (Vatikan Müzesi, Aziz Petrus Meydanı, Sistine Şapeli).
Tabii ki bu program bile yoğun olabilir; bazı duraklarda uzun kuyruklar seni bekleyebilir. Ama önemli olan her adımda Roma’nın büyüsünü hissetmek. amacın şehri bitirmek değil, onunla tanışmak olmalı!
Eğer daha geniş bir rota düşünüyorsan, Roma gezilecek yerler rehberi yazısı seçeneklerini artırır.
Roma’da Bir Hafta?
Roma kaç günde gezilir sorusunun cevabını arıyorsan bir hafta ayırmak en ideal süre. Şehrin tüm önemli noktalarını görmek, ara sokaklarında kaybolmak, sabah espresso’sunu içip akşamüstü güneşi Trastevere’de batırmak için bu süre mükemmel bir denge sunar. Tabii bu biraz daha geniş bir bütçe gerektirir.
Konaklama için otel yerine Airbnb ya da küçük daireler tercih etmek hem ekonomik hem de yerel yaşamı deneyimlemek açısından avantaj sağlar. İki kişi için ortalama 2.000 - 2.500 € civarında bir bütçe, Roma’da rahat bir haftalık konaklama, yeme-içme ve ulaşım masrafını karşılar.
Şehri yürüyerek gezmek harika ama zaman zaman dinlenmek için Hop On Hop Off otobüsleri iyi bir seçenek olabilir. Bu otobüslerle Borghese Galerisi, San Giovanni in Laterano Bazilikası ve Aziz Petrus Meydanı gibi farklı bölgeleri rahatlıkla gezebilirsin.

Aziz Petrus Meydanı’ndaki ünlü dikilitaşın, İmparator Augustus tarafından M.Ö. 31’deki Aktium Savaşı sonrasında Roma’ya getirildiğini biliyor muydun? Bu 2.000 yıllık anıt, imparatorluk döneminin hâlâ ayakta duran bir tanığı.
Bir haftalık Roma tatilinde acele etmeden gezmek, şehri gerçekten tanımanı sağlar. Bazı anıtlar birkaç saatini alabilir; bu da zaman baskısı olmadan daha doyurucu bir deneyim sunar. Şehrin merkezindeki pazarları dolaşabilir, turist kalabalığından uzakta kalan sokakları keşfedebilirsin. Roma’da öyle yerler var ki, toplu taşımaya bile ihtiyaç duymadan saatlerce yürüyebilirsin.
Vatikan’ı gezmek istiyorsan, sabah erkenden yola çıkmak en iyisi. Özellikle yüksek sezonda, Vatikan Müzeleri, Aziz Petrus Bazilikası ve Sistine Şapeli önünde uzayan kuyruklar neredeyse kaçınılmaz. Bazilikanın tepesine çıktığında ise tüm Roma’yı kapsayan o büyüleyici manzarayı görebilirsin. Merdivenleri ücretsiz çıkmak mümkün ama asansörü kullanmak istersen küçük bir ücret ödeniyor.
Bir haftan varsa, Roma’nın denizle buluştuğu noktaya da gidebilirsin: Ostia. Antik dönemde şehrin limanı olan Ostia, bugün Roma halkının yaz tatilinde denize girdiği bir sayfiye yeri. Tarih ve deniz bir arada; Roma’nın temposundan biraz uzaklaşıp nefes almak için mükemmel bir durak.
Roma’da Aylarca Kalmak
Peki neden Roma’da sadece birkaç hafta değil de, birkaç ay kalmayı düşünmelisin? Çünkü uzun süre Roma’da yaşamak, şehri yalnızca gezmek değil, onunla bütünleşmek demek. Yerel insanlarla tanışabilir, “Romallar gibi yaşama” deneyimini gerçekten hissedebilir ve İtalyanca öğrenmeye başlayabilirsin. Tabi bu herkes için maalesef pek mümkün değil! İş,güç finansal kısıtlar gibi bir sürü etken dinamikleri bu seçeneği elimizden alıyor. Ama freelance çalışanlar ya da Erasmus programı kapsamında başvuru yapan öğrenciler için bu seçenek var.
Roma’da birkaç ay kalmak; ister öğrenci olarak, ister freelancer ya da uzaktan çalışan biri olarak, kültürle iç içe bir yaşam kurmak anlamına gelir. Özellikle Erasmus programıyla giden öğrenciler için bu şehir, unutulmaz bir tecrübe sunar. Üstelik zamanın oldukça geniş olacağı için sadece Roma’yı değil, Campania, Napoli, Puglia, Emilia-Romagna ve Toskana gibi İtalya’nın diğer büyüleyici bölgelerini de keşfedebilirsin.
Roma her dönem hareketlidir. Eğer şehrin ruhunu tam anlamıyla yaşamak istiyorsan, merkeze yakın bir daire kiralamak en iyisi olur. Her mahallenin farklı bir tarihi döneme ait dokusu vardır; Trastevere’nin sokaklarında Orta Çağ’ı, Campo de’ Fiori’de Rönesans’ı hissedersin.

Roma’da yaşamak demek, yılın dört mevsimini bu şehirle birlikte deneyimlemek demek. Baharda Tiber Nehri boyunca yürüyüşe çıkabilir, yaz akşamlarını açık hava sinemalarında geçirebilir, sonbaharda şehir sokaklarının altın tonlarını izleyebilirsin.
Uzun süre Roma’da kalmanın en güzel yanlarından biri, şehri kendi hızında tanıyabilmektir. Her anıtı aynı gün görmek zorunda değilsin; bazıları birkaç saati hak eder, bazıları ise günlerce zihninde yer eder.
Roma’da yaşamaya başladıktan sonra, sadece turistlerin değil, yerel halkın gittiği pazarlara uğrayabilir, küçük kitapçılarda vakit geçirebilir, şehir merkezinden uzak semtlerde saklı kalmış kafeleri keşfedebilirsin.
Eğer amacın sadece gezmek değil, İtalyanca öğrenmekse, Superprof gibi platformlarda İtalyanca özel ders veren eğitmenlerle iletişime geçebilirsin.
Superprof’ta üç tür ders seçeneği bulunuyor:
- Yüz yüze dersler: Eğitmenle birebir yapılan, tamamen sana özel hazırlanmış derslerdir. En verimli öğrenme yöntemi budur.
- Online dersler: İnternet üzerinden, webcam ve mikrofon aracılığıyla yapılan derslerdir. Eğitmen yol masrafı yapmadığı için saatlik ücret genelde daha uygundur.
- Grup dersleri: Bütçesini düşünenler için idealdir. Birkaç kişi aynı anda ders alır, bu da kişi başı maliyeti azaltır.
Kısacası, Roma’da uzun süre kalmak yalnızca bir gezi değil; dil, kültür ve yaşamın iç içe geçtiği bir deneyimdir. Şehri gezmek için gün saymazsın, çünkü artık o şehir senin günlük hayatındır.









